KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2020
- Esas no
- 2017/434 Esas
- Karar no
- 2020/495
- Dava
- Kayıt Kabul
- Dava tarihi
- 07/07/2017
Karar Metni
1.904 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan kayıt kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün ... /... E., ... /... E. Ve Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı icra dosyaları üzerinden icra takibi yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, Ankara .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı takip dosyasındaki alacağın iptaline karar verildiğini, kararın temyizi üzerine Yargıtay ....
Hukuk Dairesinin ... /... E. .../... K. Sayılı kararı ile kararın bozulmasına karar verildiğini, bozma sonrası şikayetin reddine karar verildiğini, ancak iflas idaresinin gerekçe göstermeksizin taleplerinin reddine karar verdiğini, aynı durumda olan işçilerin alacakların ise iflas masasına kaydedildiğini, belirterek Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesince iflasına karar verilen davalının Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... /... iflas dosyasına, Ankara ....
İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı dosyasından kaynaklanan ... TL kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, ücret alacağı, faizleri ve ferileri kesinleşmiş alacakları, Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı takip dosyasından kaynaklı ... TL ücret alacağı, faizleri ve ferileri kesinleşmiş alacağı, Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı dosyasından kaynaklı ... TL fazla mesai alacağı, faizleri ve ferileri kesinleşmiş alacağı toplam ...
TL'nin sıra cetveline kayıt ve kabulüne, sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takiplere konu ve talep dilekçesinin ekinde bulunan belgeler alacağı ispatlamaya yeterli olmadığından taleplerin yargılamayı gerektirdiğinden taleplerin reddedildiğini, çalışmaya ilişkin belge ibraz edilmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, davacının müflis şirkette çalıştığı döneme ilişkin işçi alacağından doğan alacağı nedeniyle iflas masasına başvurulduktan sonra iflas masası tarafından talebin reddi nedeniyle açılan sıra cetveline itiraz ile alacağın kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde belirtilen görev ve yetkiline kurallarına uygun olarak maddede belirtilen süre içerisinde görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
SGK İl Müdürlüğünü müzekkere yazılmış, davacının işe giriş- çıkış kayıtları ile çalışmalarını gösterir hizmet cetveli, işyeri unvan listesini gösterir sicil dosyası celp edilmiştir.
Müflis şirketin sicil kayıtları celp edilmiştir.
Ankara ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E., ... /... E. Ve Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı icra dosyaları UYAP'tan bir örnekleri dosya içerisine alınmıştır.
Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... İflas sayılı dosyasında müflis ...de çalışan tarafından iflas masasına alacağın kaydı istemiyle talepte bulunulduğu, iflas idare memurluğunun ... tarihli kararı ile alacağın iflas masasına kaydı talebinin reddedildiği görülmüştür.
Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... İflas dosyasında İİK.166 maddesi gereği sıra cetvelinin ilan edilip edilmediği, ilan edilmiş ise hangi tarihte, hangi gazetede yayınlandığının bildirilmesi, ayrıca davacının tebliğe elverişli adres bildirip bildirmediği, gerekli avansı yatırıp yatırmadığı ve kendisine tebligat yapılıp yapılmadığı ile tebliğ yapılmış ise tebliğ tarihinin bildirilmesi talep edilmiş, gelen yazı cevabının incelenmesinden davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ... .... talimatla alınan beyanında; "Ben ... ile ... İnş. Nezdinde ... -... tarihleri arasında birlikte çalıştım. Ben kendisinin yardımcısıydım. ... ise inşaat mühendisi olarak çalışırdı.En son ayrıldığımızda ... - ... TL ücret aldığını biliyorum. Firma battığı için iş sözleşmesini fes etmiş olabilir. Bende aynı durumda işçilik alacaklarımı alamadım. Ben kendisinin hangi tarihinden itibaren ücret alamadığını hatırlamıyorum. Ama ... yılı itirabariyle ücret ödemelerinde sıkıntılar başlamıştı. ... yılı itibariyle firma tamamen kapandı. ... sabah ... akşam ... arası çalışırdı. Hafta sonu sadece cumartesi çalışıyordu. Yıllık izinlerinin pek çoğunu kullanmadığını biliyorum ama tam olarak hangi tarihlerde kullanmadığını bilemem." demiştir.
Davacı tanığı ... ... talimatla alınan beyanında. "Davacı eski iş arkadaşımdır. ... yılında davalı şirkette ... şantiyesinde şantiye şefi olarak işe başladım. Ben o tarihte şoför olarak çalışıyordum. Davalı şirkette 30 yıl çalışıp emekli oldum. Ücretlerimizi muhasebeden elden alırdık. Muhasebedeki bordroda ismimizin karşısındaki yere imza atardık. Ben ... 'nin ... ayında emekli oldum. Davacı .... ... ayına kadar çalıştı.
Davalı şirketin son zamanlarda mali durumunun bozulduğunu duyduk. Ücretlerini alamadıklarını söylüyorlardı. Şantiye şeflerinin ücretlerinin ne olduğunu tam olarak bilemiyorum. Ancak diğer çalışanlardan daha yüksek ücret alıyorlardı. Tahminime göre 3-5 kat fazla ücret ödenir. Şantiye şefi oluduğu dönemlerde çalışma saatleri diğer çalışanlara göre 3-4 saat daha fazla olurdu. ... yılından sonra ... tayin olup, ... büroda kesin hesap işlerini yaptı. Mesai mefhumu yoktu.
Gece yarılarına kadar çalışıyordu. Gerektiğinde hafta sonu da çalışırdı. Senelik izinlerini çoğu zaman kullanmazdı. Davalı şirket hiçbirimize izin parası vermezdi." demiştir.
Bilirkişi ... ... 'ın ... tarihli raporunda özetle; ... ... ve ... ... A.Ş. Arasında fiili bağ bulunduğunun kabulü halinde; ... TL kıdem tazminatı, ... TL ücret alacağı, ... TL yıllık izin ücreti alacağı olduğunu, bağ bulunmadığının kabulü halinde; ... TL kıdem tazminatı, ... TL ücret alacağı, ... TL alacağının bulunduğu belirtmiştir.
Bilirkişi ... 'ın ... ... tarihli ek raporunda özetle; ... ... ve ... ... A.Ş. Arasında fiili bağ bulunduğunun kabulü halinde; ... . TL kıdem tazminatı, ... TL ücret alacağı, fazla mesai alacağının net ... TL %30 hakkaniyet indirimi ile ... TL, %50 hakkaniyet indirimi halinde ... TL; ... .TL yıllık izin ücreti alacağı olduğunu, bağ bulunmadığının kabulü halinde; ... TL kıdem tazminatı, ... TL ücret alacağı, fazla mesai alacağının net ... TL %30 hakkaniyet indirimi ile ... TL, %50 hakkaniyet indirimi halinde ... TL; ... TL alacağının bulunduğu belirtmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 245. Maddesinde; "Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı isteyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır." şeklinde belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 206/4. maddesi, birinci sıraya; "İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,..” alacaklarının kayıt edileceği hükmünü içerir. Bu nedenle dava konusu işçilik alacaklarının imtiyazlı olarak iflas sıra cetveline kaydedilebilmesi için, iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğmaları gerekmektedir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 19/10/2017 tarih 2015/6010E. 2017/2776K. Sayılı kararı).
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16/09/2015 tarih, 2015/31421E., 2015/15318K. sayılı kararında; "...Uygulamada işverenlerin değişik isimler adında işletme ve şirket kurdukları, aynı yerde değişik isimler adı altında faaliyet yürüttükleri görülmektedir. Buna paralel olarak da işçi bu değişik şirketlerde girdi çıktı veya tabela şirketinde çalışırken sigortası başka bir şirket tarafından yatırılıyor gösterilmektedir.
Bu gibi olayların çözümünde organik bağ ve birlikte istihdam konuları araştırılmalıdır... Organik bağ birlikte istihdam şeklinde de karşımıza çıkabilir. Birlikte istihdam bir işçinin aynı hizmeti, birbiri ile yönetimsel, ticari veya sözleşmesel bir bağı bulunan birden fazla işverene sunmasıdır. Bu şirketler genel olarak grup veya aile şirketleri olarak karşımıza çıkar.
Kısmi süreli çalışma gibi ayrım yapılması hangi şirkete ne kadar hizmet verdiği çalışma içiçe girdiğinden bilinmesi mümkün değildir.
Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı binanın girişinde verilen güvenlik hizmetleri, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmesi, işçinin bütün şirketlere aynı anda hizmet etmesi halinde, ücret işverenlerin biri ya da birkaçı tarafından ödense veya sosyal sigorta priminin başka bir işverence yatırılsa bile birlikte istihdam söz konusudur.
Organik bağ ve birlikte istihdam hallerinde bütün şirketler işçilik alacaklarından müteselsilen sorumludurlar..." şeklinde belirtilmiştir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir ( Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih 2015/20516E. 2015/19139K. Sayılı kararı, aynı mahiyette Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2017 tarih 2017/26990E. 2017/21098K. sayılı kararı).
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26/02/2018 tarih, 2017/1979E. 2018/542K. sayılı kararında; "...Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir. Bu nedenle mahkemece davalı müflis şirket hakkında nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır..." denilmiştir.
Davamıza gelince; davacı müflis şirkette çalıştığı döneme ilişkin işçi alacağından doğan alacağı nedeniyle iflas masasına başvurulduktan sonra iflas masası tarafından talebin reddi üzerine sıra cetveline itiraz ile alacağın kayıt ve kabulü istemi ile dava açmıştır. Uyuşmazlığın; davacının müflis şirkette çalışması nedeniyle talep ettiği işçilik alacakları yönünden Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... /...
İflas sayılı dosyasında alacağını iflas masasından talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından talep edilen işçi alacağından müflis şirketin sorumlu olup olmadığı, davacı tarafın kıdem, ihbar, fazla mesai, ücret alacağı, yıllık izin ücretlerinin hesaplattırılması için rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ... ... 'ın ... tarihli ek raporunda özetle; ... ve ... A.Ş. arasında fiili bağ bulunduğunun kabulü halinde; ... TL kıdem tazminatı, ...
TL ücret alacağı, fazla mesai alacağının net ... TL %30 hakkaniyet indirimi ile ... TL, %50 hakkaniyet indirimi halinde ... TL; ... TL yıllık izin ücreti alacağı olduğunu, bağ bulunmadığının kabulü halinde; ... TL kıdem tazminatı, ... TL ücret alacağı, fazla mesai alacağının net ... TL %30 hakkaniyet indirimi ile ... TL, %50 hakkaniyet indirimi halinde ... TL; ... TL alacağının bulunduğu belirtmiştir.
Hizmet süresine ilişkin olarak davacı ... tarihinde işe başladığı, ... ... ve ... ... A.Ş. arasında fiili bağ bulunduğu kabul edilerek davacının 25 yıl 28 gün toplam hizmet süresinin olduğu buna bilirkişi kök ve ek raporunda alternatifli hazırlanan yöntemlerden birinci alternatifin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının maaş bordrosunda brüt maaşının ...
TL olduğu, işçinin son ücretinin müflis şirket tarafından imzalı ve onaylı olarak verilen miktar olduğunun aksi davalı müflis şirketçe ispatlanamadığından müflis şirket tarafından verilen imzalı ve onaylı belgeye itibar edilerek (işçi lehine yorum) en son brüt ücretin ...
TL olduğunun kabulü gerekmiş, bilirkişi tarafından bu miktar üzerinden yapılan hesaplamaya mahkememizce itibar edilmiş, bu doğrultuda iş akdinin kıdem tazminatını hak etmeyecek şekilde işçi tarafından sonlandırıldığı hususunun müflis şirket tarafından ispatlanamaması sebebiyle davacı işçinin çalıştığı süreye göre mahkememizce dikkate alınan son brüt ücret doğrultusunda icra dosyalarında yapılan talep miktarı nazara alınarak ve bununla sınırlı olarak bilirkişi tarafından hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Aynı şekilde davacının SGK kayıtları doğrultusunda talep ettiği ... ... - ... ... döneminindeki aylarına ilişkin olarak ücret alacağının ve yıllık izin ücreti alacağınında ve fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğu, fazla çalışmanın tanık anlatımları ile ispatlanması,
fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması nedeni ile yüksek yargı kararları doğrultusunda %30 hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabi olması nedeni ile harcın maktu harç olduğu ve yine taraf vekilleri lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/434, K. 2020/495, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama