İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/471 K.2019/453

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2017/471Karar2019/453Tarih20 Haziran 2019Okuma10 dk · 1.964 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
20 Haziran 2019
Esas no
2017/471 Esas
Karar no
2019/453
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
31/07/2017
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.964 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ... tarafından sigortalı bulunan, davalılardan ...'in maliki bulunduğu ve diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile seyir halinde iken, müvekkillerinin murisi ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde murisin hayatını kaybettiğini, davalı ...'in ... ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../...

Esas sayılı dosyasında yargılamasının devam etmekte olup cezaevinde tutuklu bulunduğunu, kaza tespit tutanağına göre davalı ...'in asli kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların destekten yoksun kalma zararının tazmini bakımından her bir davacı için ...'er TL'den ...-TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline,

ayrıca her bir müvekkili için ...'er TL'den ...-TL manevi tazminatın da davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ihtiyati tedbir talepli olarak talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, olayda kendisinin bir kusurunun bulunmadığını, asli kusurlu olanın müteveffa olduğunu, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ayrıca olayın ... İlçesinde meydana gelmesinden dolayı yetki itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığından zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yine müvekkili şirketin merkezinin ...

İlinde bulunması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak da dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın olay tarihinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı ...-TL olduğunu, kaza olayı nedeniyle hasar dosyası açıldığını ve ... tarihinde ...-TL ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin talepleri haksız olup davacılar lehine sebepsiz zenginleşme arz edeceğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçede belirtilen teminat dahilinde sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini,

olaydaki kusur durumunun bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca müteveffanın müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, davacıların destek zararlarının da bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Dosya içerisine; tarafların delilleri celp edilmiş, hasar dosyası, poliçe örneği, kaza tutanağı, veraset ilamı sunulmuş, tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmış, SGK'dan davacılara rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu araştırılmış, aktüer bilirkişiden hesap raporu aldırılmış, ... ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar sayılı ilam örneği dosya içerisine sunulmuş, davacı tanığı da duruşmada dinlenilmiştir.

Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle ölenin eşi ve çocukları davacılar tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalı ... vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz etmiş, ayrıca zaman aşımı definde bulunmuştur.

6098 sayılı TBK'nın 72 ve devamı maddeleri gereğince haksız fiilden kaynaklı davalarda zaman aşımı süresi, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiil tarihinden itibaren 10 yıldır. Ayrıca eylem suç oluşturacak nitelikte ise ceza zaman aşımı süresi uzamış zaman aşımı olarak dikkate alınır.

2918 sayılı KTK'nın 109/1 fıkrasında; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zaman aşımına uğrar." denilmekte: aynı maddenin 2.fıkrasında ise; "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmü yer almaktadır.

HMK'nın 7.maddesine göre; "Davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak dava sebebine göre kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır."

HMK'nın 16.maddesine göre; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. "

Bu yasal düzenlemeler göz önüne alındığında, eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi de dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakta olup, yine davalılardan sigorta şirketinin ...'da ... ... nün oluşu da göz önüne alındığında, yetki itirazının da reddine karar verilmiştir.

... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların murisi olan ...'nün vefat ettiği, kaza olayının davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayarak yoluna devam etmesi neticesinde davacıların murisi ...'nün yönetimindeki ... plakalı özel otomobile çarpması sonucu meydana geldiği ve kaza sonucu davacıların murisi ...'nün öldüğü dosya içerisindeki kaza tutanağı, ceza mahkemesi ilamı ve diğer kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Davalılardan ...'in ... plakalı aracın işleten maliki, diğer davalı ... şirketinin de söz konusu aracın ZMSS sigortacısı oldukları, dosyadaki poliçe ve diğer belgelerden anlaşılmakta olup, ayrıca sigorta şirketi tarafından davacılara ... tarihinde ...-TL ödeme yapıldığı hususu ihtilafsız olup, uyuşmazlık kaza olayının meydana gelmesindeki tarafların kusur durumları, ayrıca ölenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların destek zararlarının olup olmadığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacıların zararını karşılayıp karşılamadığı, ayrıca manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

Davacılar tarafından manevi tazminat talebi sigorta şirketi dışındaki davalılardan istenilmekte, maddi tazminat yönünden ise tüm davalılardan talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Dosya içerisine celp edilen muris ...'nün veraset ilamının incelenmesinde; geriye mirasçısı olarak eşi ve çocukları olan davacıların kaldığı, başkaca mirasçısının olmadığı anlaşılmıştır.

... ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar nolu ilamının incelenmesinde; davalı ... hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan dolayı görülen dava sonucunda sanığın neticeten 5 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile ... tarihinde cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, ceza dosyasında aldırılan gerek mahalli bilirkişi, gerekse ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporlarına göre kazada davalı sürücü ...'in tam kusurlu olduğu, ölen davacıların murisinin ise kusurunun bulunmadığı belirlendiğinden, mahkememizce yeniden bir kusur raporu aldırılmasına gerek görülmemiş, ceza dosyasında aldırılan bu raporlar hükme esas alınmıştır.

SGK Antalya İl Müdürlüğünden gelen ... tarihli cevabi yazıya göre; rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığı, ancak 4a kapsamında maaş bağlandığının bildirildiği görülmüştür.

Davacı tanığı ... ... duruşmadaki beyanında; ölen eniştesi ...'nün meyve sebze halinde komisyonculuk yaptığını, eşi ...'nün ev hanımı olup, eşinin ölümünden dolayı dul yetim aylığı aldığını bildiğini, başkaca bir gelirinin ve kazancının olmadığını, eşinin ölümü ile madden ve manen büyük bir çöküntü yaşadıklarını belirttiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekili mahkememize hitaben vermiş olduğu ... tarihli dilekçesinde; davalı ... ile imzalanan ... tarihli ibraname uyarınca maddi tazminat taleplerinin tamamen karşılandığını, bu nedenle davanın maddi tazminat yönünden konusuz kaldığını, bu nedenle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini ancak iş bu feragatın dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle oluşu ve hakkın özünden feragat olmayışı hususları da gözetilerek,

davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, davaya manevi tazminat talepleri yönünden devam ettiklerini bildirmiş, ... tarihli duruşmadaki beyanında da konusuz kalan maddi tazminat talebi ile ilgili karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini belirtmiş ve dilekçesi ekinde makbuz ve ibraname başlıklı belge örneğini sunmuştur.

Destekten yoksun kalma tazminatı TBK'nın 53. Maddesinde düzenlenmiş olup, hangi hallerde bu tazminata hükmolunacağı açıklanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.

Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK 53. Maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır.

Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelcekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerekir. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olan olanaklardan yoksun kalmayı anlatır.

Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır.

Manevi tazminat ise, TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne amirdir.

Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir.

Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.

Buna göre ve dava dosyasındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki araç ile davacıların murisinin idaresindeki araçla çarpışması sonucunda davacıların murisi ...'nün öldüğü, bu nedenle ölenin eşi ve çocukları olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup, yargılama sırasında davalı ... tarafından davacılara maddi tazminat taleplerini karşılar şekilde ödeme yapıldığından ve davacılar vekilince davanın konusuz kalması nedeniyle maddi tazminat talebinden feragat edildiği,

davacılar vekilince sunulan ibraname ve makbuz başlıklı belgenin özü itibariyle borcun tamamının ödenmiş olması sebebiyle ibraname niteliğinde olup hakkın özünden feragat niteliğinde olmayışı gözetilerek, davacıların maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığından bu konuda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davalılar tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmişse de, davacılar vekilinin karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini belirtmesi karşısında davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş,

ayrıca manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmeye göre de; kaza olayının oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü gibi etkenler göz önüne alınarak davacıların eşleri ve babaları olan murislerini kaybetmeleri nedeniyle yaşamış oldukları acı ve üzüntünün giderilmesi bakımından davacı anne ... için ...-TL, davacı çocuklar ... ... ve ... ... için de ...'er TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan talep edilişi de gözetilerek,

haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ...'den tahsiline, davacıların fazlaya dair manevi tazminat istemlerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar tarafından davalılar aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

a)Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazine adına gelir KAYDINA (Davacılar adli yardım talebinden faydalandırılmakla, peşin harç alınmamıştır.)

b)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,

c)Davacılar vekalet ücreti talep etmediklerinden vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

2-Davacılar tarafından davalılar ... ve ... aleyhine manevi tazminat istemiyle açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,

Davacı ... için ...-TL, davacı ... için ...-TL, davacı ... için ...-TL olmak üzere toplam ...-TL ' nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara ÖDENMESİNE,

Davacıların fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine,

a)Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine adına gelir KAYDINA,

b)Manevi tazminat yönünden ayrıca yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

c)Davacılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... için ...-TL, davacı ... için ...-TL ve davacı ... için ...-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı ÖDENMESİNE,

d)Davalılar ... ve ... vekille temsil olunduklarından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin ...-TL'sinin davacı ...'den, ...-TL'sinin davacı ... ...'den ve ...-TL'sinin de davacı ...'den alınarak adı geçen davalılara ÖDENMESİNE,

3-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,

Dair, davacılar vekilinin ve davalı ... ve ... vekillerinin ve davalı asıl ...'in yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/06/2019

Başkan ... · ¸(e-imzalı) · Üye ... · ¸(e-imzalı) · Üye ... · ¸(e-imzalı) · Katip ... · ¸(e-imzalı)

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/471, K. 2019/453, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/471
Karar No
2019/453
Tarih
20 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/473 K.2019/589
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/473 K.2019/794
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/475 K.2019/550
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/476 K.2019/446
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/476 K.2019/578
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2017/476 K.2019/242

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.