KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Esas no
- 2018/907
- Karar no
- 2020/228
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/12/2018
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tarihinde davalı şirketten ... TL bedel karşılığında bir adet ... marka ... model tablet bilgisayar satın aldığını. Cihaz’da meydana gelen fiziksel hasar nedeniyle, ... tarihinde davalı şirketin yetkili teknik servislerinden olan ... ’ye başvurduğunu; buradaki inceleme neticesinde cihazdaki fiziksel hasarın kullanıcı hatası olduğu gerekçesiyle kendisine ...
TL bedel karşılığında ücretli cihaz değişimi teklif edildiğini; bu teklifi reddetmesini takiben, davalının yetkili teknik servislerinden olan ...’ye başvurduğunu, burada yürütülen teknik inceleme neticesinde de fiziksel hasar nedeniye kendisine ücretli cihaz değişimi teklif edildiğini, Söz konusu fiziksel hasarın müvekkilinin kendi kullanımından değil üretim ayıbından kaynaklandığını, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin seçimlik hakkı olan satılanı geri vermeye hazır olduğundan sözleşmeden dönme ve kdv dahil bedelinin ticari faizi ile müvekkili şirkete iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu cihazın davacıya satımı anında kullanıma engel herhangi bir ayıp ihtiva etmediğini, kural olarak, yarar ve hasarın alıcıya geçmesinden sonra ortaya çıkan ayıplardan satıcının yada ithalatçının sorumlu tutulamayacağını, teknik servis tarafından yürütülen teknik muayene neticesinde cihaz üzerinde tespit edilen yoğun fiziksel hasarın davacının cihazı kusurlu bir biçimde kullandığını gösterdiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Dava; TBK' nın 219 vd. Maddeleri uyarınca, satılan ayıplı olduğu iddiasıyla açılan TBK' nın 227. Maddesindeki seçimlik haklarda ayıpsız misli ile değişimi, olmadığı takdirde bedel iadesi talebine ilişkindir
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalıdan satın aldığı ürünün ayıplı olup olmadığı, ayıbın üretiminden mi yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı, ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu hususlarındadır.
Dosya içerisine davacı vekili tarafından fatura suretleri ibraz edilmiş, bilgisayar mühendisi bilirkişiden ayıbın niteliği hakkında, talimat yoluyla da uyuşmazlık noktaları konusunda bilirkişi raporları aldırılmıştır. Raporda özetle, davaya konu olan cihazın gövdesinde deformasyon olduğu, bu deformasyonun darbeye bağlı olduğu ve imalattan kaynaklandığı ile ilgili iddianın ispata muhtaç olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Yargılama devam ederken celse arasında davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile davanın geri alınmasına ilişkin beyanlarını sunmuş, dilekçe davalı vekiline tebliğ edilmiş, davalı vekili ... tarihli dilekçe ile muvafakat ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davanın geri alınması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 123 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Davanın geri alınması durumunda dava hiç açılmamış sayılır ve mahkemece "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilir. Davanın geri alınması durumunda, geri alma anına kadar edinilen izlenime göre, haksız olduğuna kanaat getirilen tarafa yargılama giderleri yüklenir.
Davanın geri alınması durumunda geri alınan dava ileride tekrar açılabilir. Davacının davasını geri almasına davalı rıza göstermemişse, davaya devam edilmeli ve talep hakkında esastan bir karar verilmelidir. Davacının davasını geri alabilmesi için davalının açık rızasına ihtiyaç vardır. Zimnı muvafakat yeterli değildir.
Bu nedenle, davacının davasını geri almasına rıza gösterip göstermediği davalıya sorulmalı, davalı açıkça geri almaya rıza gösterir (muvafakat verirse) ise ona göre işlem yapılmalıdır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2015/11868 esas, 2018/9193 karar)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının davasını geri almak istediğine dair beyanda bulunduğu, davalının da davanın geri alınmasına muvafakat ettiği, bu durumun HMK 123. maddesinde düzenlenen "Davanın geri alınması" olarak nitelendirileceği, davanın bu şekilde son bulduğu anlaşılmakla; esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, gelinen aşamaya kadar toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şeklinde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/907, K. 2020/228, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama