KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/424 Esas
- Karar no
- 2021/478
- Dava
- İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2020
Karar Metni
1.231 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında toplam bedeli ... TL olan çeşitli ürünlerin alımı satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma uyarınca davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından satın alınmış olan gıda ürünlerini müvekkili şirkete teslim etmeyi taahhüt ettiğini, bunun karşılığında müvekkili şirket tarafından garanti bankası ... tarihli ... seri numaralı, ... TL bedelli ve ... tarihli ... seri numaralı ...
TL bedelli olmak üzere toplam ... TL değerinde 2 adet çeki davalıya teslim ettiğini, davalının sözleşme gereğince müvekkiline fatura mukabilinde ... TL tutarında ürünü teslim ettiğini, bakiye kalan ... TL tutarındaki ürünleri teslim etmediğini, davalı tarafa teslim edilen ... TL lik çekin davalı tarafa döendiğini beyan ederek, müvekkilinin ... tarihli ... seri numaralı ... TL bedelli çeke istinaden borçlu olmadığını ve davalıya ödenen ... tarihli ... seri numaralı ...
TL bedelli çeke istinaden fazla ödenen ... TL nin dava tarihinden dava tarihinden itibaren bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalı tarafından istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Nizip Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davaya konu kambiyo senetlerinin çek olduğunu soyut borç ikrarı içerdiğini, davacı tarafın asılsız iddialarının senedin mücerretlik vasfını ortadan kaldırmayacağını, senede karşı iddiaların yazılıl delile ispatını gerektiğini, davalı tarafın varsayıma dayalı iddialarla mücerret olan senedi başka bir borç ilişkisine dayandırarak borçtan kurtulmaya çalışmak olduğunu, kötü niyetli olduğunu, davacı ve müvekkili ile aralarında bir sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme gereğince çeklerin müvekkiline verildiğini,
çeklerin verilmesine rağmen malların teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz olduğunun ispat külfeti altında olduğunu, çek veya senetten ötürü borçlu olmadığını iddia eden kişinin, açacağı menfi tespit davasında bu iddiasını yazılı delil ile ispata mecbur olduğunu beyan etmekle; davanın reddini talep etmiştir.
Dava: Avans olarak verildiği iddia edilen çeklerin bedelsizliği nedenine dayalı olarak açılan ... ... şubesine ait ... seri numaralı, ... keşide tarihli, keşide yeri Antalya, ... TL bedelli çekin ... TL 'si yönünden Menfi Tespit davası; ... ... şubesine ait ... seri numaralı, ... keşide tarihli, keşide yeri Antalya, ... TL bedelli çek yönünden istirdat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu edilen çeklerin davacı tarafından davalıya avans olarak verilip verilmediği, çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı, sonuç olarak bu çekler nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığı, davacıdan tahsil edilen bedelin iadesi gerekip gerekmediği, ayrıca mahkememizin yetkili olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Dosya içerisine; dava konusu çek suretleri, Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi sunulmuş, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Nizip Nöb. AHM'ne talimat yazılmış, ancak; yazılan talimatın davalı tarafından talimat mahkemesine sunulan dilekçesinde ticari kayıt ve defterlerini sunmalarını gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını bildirmesi nedeniyle yerine getirilmeden bila ikmal iade edildiği, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri mahkememizce inceletilerek mali müşavir bilirkişiden rapor aldırıldığı anlaşılmıştır.
Ayrıca davacı vekilinin tedbir talebi mahkememizce kabul edilmiş, davacı vekili belirtilen teminat miktarını yatırmış ve ilgili banka şubesine tedbir hususunda yazı yazılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dosyası ile davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu olan çeklerin davalı şirkete teslim edildiği, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete teslim ettiği çeklere istinaden dava tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL tutarında davalı şirkete fazladan çek teslim ettiği, bu durumda dava konusu edilen toplam ...
TL tutarında çeklerin; ... tarihli ... seri numaralı ... TL bedelli çeke istinaden davacının ... TL tutarında davalı tarafa fazla ödeme yaptığı, ... tarihli ... seri numaralı ... TL bedelli çeke istinaden ise davacının borçlu olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 145/1-2. cümlesi uyarınca süresinde gösterilmeyen delilin ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımaması halinde yeni delil gösterilebileceği, somut olayda davacının yargılamayı geciktirmek amacıyla hareket ettiği ileri sürülmediği gibi savunmasını diğer delillerle kanıtlayamayan davalının davalı tarafın keşide etmiş olduğu ihtarnameyi delil olarak göstermesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımadığı açıktır.
Kural olarak çekin mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, çeklerin avans olarak verildiği ileri sürülüyor ise, müddei bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerekmektedir. Somut olayda da davacı taraf çeklerin avans olarak verildiğini sunmuş olduğu dosyaya mübrez Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ve Nizip .... Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamer ile ispat etmektedir. Davacı taraf, her ne kadar ... keşide tarihli, Nizip ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı ihtarnameyi geç sunmuş olsa da yargılamayı geciktirme amacı taşımadığından bu delilin sunulmasına izin verilmiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Tüm bu nedenlerle davacı taraf, çeklerin avans olarak verildiğini yazılı delillerle ispat ettiği, davaya konu edilen çeklerin karşılığı malların davacıya teslim edildiği veya davacının talimatı ile üçüncü kişilere teslim edildiğinin kanıtlanamadığı, çeklerin bedelinin davalı tarafından haksız olarak tahsil edildiği anılı ihtarname ve davacının ticari defterler ile sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne vermek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/424, K. 2021/478, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama