İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/490 K.2020/575

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2020/490Karar2020/575Tarih5 Kasım 2020Okuma10 dk · 2.091 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
5 Kasım 2020
Esas no
2020/490 Esas
Karar no
2020/575
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
11/04/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.091 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... vekili tarafından müvekkili aleyhine Antalya ....

İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin taşınmazının haczedildiğini, kıymet takdiri yapıldığını ve satış işlemlerinin tamamlandığını, müvekkilinin aralarında ciro ilişkisi bulunan davalılara borcunun bulunmadığını, bonodaki imzaların müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkilinden hile yoluyla aldatılarak alındığını, müvekkilinin ... ili, ... ... ... ... Ada, ...

Parsel sayılı arsanın .../... oranında maliki olduğunu, sözleşmenin diğer hissedarlarla birlikte müteahhit ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, müteahhit ...'nin arsayı kazarak inşaata başlama görüntüsü verdiğini ve aradan bir ay kadar geçtikten sonra da davalı ... ile yanına gelerek inşaattaki dükkanı bu şahsın almak istediğini ve teminat olarak da ...

TL'lik bir adet bonoyu imzalamaları gerektiğini söylediğini ve bu şekilde müvekkilinin kefil olduğunu düşünerek bonoyu imzaladığını ve bu sırada da protokol başlıklı belgeye imza attırdıklarını, daha sonra müteahhidin iflas ettiğini öğrendiğini, ... yılı temmuz ayında müvekkili aleyhine imzaladığı senetle ilgili icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri geldiğini, davalı ...'ın da kendisinin de dolandırıldığını söylediğini, müvekkilinin dolandırıldığını, bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetçi olduğunu, ... ve müteahhit olarak tanınan ...'nin çete üyeleri olduğunu,

davalılar arasında takibe konu olan senet ile ilgili ciro ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu bono nedeniyle borçlu olmadığını, imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak müvekkilinin kandırılarak bu bonoya imzasının alındığını, bononun geçersiz olduğunu, HMK'nun 203.maddesi gereğince tanık dinletmelerinin mümkün olduğunu belirterek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../...

Esas sayılı icra dosyasındaki takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hile ve gabin iddiasına dayandığını, TBK uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından açılan Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... Esas-.../...

Karar sayılı dosyası ile davanın takip edilmemiş olması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, dolayısıyla zaman aşımının kesilmediğini, hile var ise bunun davacı tarafından ... yılında öğrenildiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, esasa ilişkin olarak da Antalya .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... /...

Esas sayılı dosyasının karara çıktığını, müvekkilinin beraat ettiğini, bu dosyanın Yargıtay aşamasında olduğunu, müvekkilinin müteahhitlik yapan ...'den yer almak üzere anlaştığını ve ödemenin garanti altına alınması için de davacının senede kefil olarak imza attığını, irade fesadı iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; Ağır Ceza Mahkemesinde beraat ettiğini, ... yılı içerisinde aynı şekilde davacının Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açtığını ve davasını takip etmediği gerekçesiyle davanın sonuçlandığını, davanın zamanaşımına uğradığını, kendisinin de mağdur olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DAVA

Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılmış menfi tesbit davasıdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ

Dava, ... tarihinde Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, istinaf üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş, bunun üzerine Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... /... E. ... /... .K. sayılı kararı ile göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karar ... tarihinde kesinleşmiş, talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur.

Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ... ..., ..., ..., ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam ... TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yapıldığı görülmüştür.

Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalıların ... ve ... olduğu, menfi tespit istemli davada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararın incelenmesinde; müştekilerin ... ve ..., sanıkların ..., ... ve ... ..., suçun resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu olduğu, sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığım ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (MK.nun 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir.

Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.

Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında davalı takip alacaklısıdır (Kuru, Baki. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2. Baskı, İstanbul 2006, s. 317). Takip dayanağı senette lehtar ciranta sıfatı bulunmasına rağmen icra takibinde takip alacaklısı sıfatı bulunmaması halinde lehtar ciranta hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2014 tarih 2013/18512E.2014/1698K. sayılı kararı).

Fakat takibe konu kambiyo senedi dışında senet düzenlenmesine ilişkin akdi ilişkinin dava konusu olması halinde, takip alacaklısı dışında akdi ilişkin diğer tarafına da husumet yöneltilmesi mümkündür (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2013 tarih 2013/281E. 2013/3985K. sayılı kararı).

Bunun gibi muvazaa iddiası bulunması halinde de takip alacaklısı olmayan muvazaalı olduğu iddia olunan işlemin diğer tarafına da husumet yöneltilmesi mümkündür (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2020 tarih 2019/2689E. 2020/788K. sayılı kararı). Menfi tespit davası kambiyo senedine karşı açıldığına göre keşideci senedi takibe koyan hamil ve cirantalara karşı bu davayı açabilir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2011 tarih 2011/1423E. 2011/11961K. sayılı kararı).

Kanunumuz hileyi tanımlamamıştır. YHGK’nun 03.04.1963 gün ve 1963/4-76-40 sayılı kararında hile; “…gerçek durumu bilmesi halinde bir kimsenin kabul etmeyecek olduğu bir şeyi kabul etmesine diğer bir kimse tarafından yol açılmış olması demektir.” şeklinde tanımlanmıştır. Hilenin varlığının kabulü için şu şartların gerçekleşmesine ihtiyaç vardır: Birinci şart “yanıltma”dır. Aldatan şahıs diğerini yanıltmış (hataya düşürmüş) olmalıdır.

Fakat karşı tarafın düştüğü bu yanılmanın esaslı olması gerekmez. (BK. md.28) Çünkü aldatan hiçbir surette korunmaya layık değildir. İkinci şart; “aldatma kastının bulunması”dır. Yalan söyleyen, sözlerinin yalan olduğunu bilerek söylemiş olmalıdır. Başka bir deyişle, yalan söyleyende karşı tarafı aldatmak ve onun gerçeği bilmesi halinde yapmayacak olduğu bir sözleşmeyi yapmağa sevk etmek niyeti bulunmalıdır.

Eğer, bir kimse, bilmemesi ağır bir kusur teşkil etmesine rağmen, durumu bilmeden bir beyanda bulunmuş ise, aldatma kastı yoktur. Üçüncü şart “İlliyet bağı”dır. Aldatma karşı tarafı bir hukuki işlem yapmağa sevk etmiş olmalıdır. Eğer hukuki işlem bu aldatma olmadan da yapılacak idiyse, o zaman aranılan illiyet bağı yok demektir (Dr.Kenan Tunçomağ, Borçlar Hukuku, sh.229-233) 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Hile” başlıklı 28. Maddesinde.

“Diğer tarafın hilesiyle akit icrasına mecbur olan tarafın hatası esaslı olmasa bile, o akit ile ilzam olunmaz. Üçüncü bir şahsın hilesine düçar olan tarafın yaptığı akit lüzum ifade eder. Şu kadar ki diğer taraf bu hileye vakıf bulunur veya vakıf olması lazım gelirse, o akit lazım olmaz.” Hükmü yer almaktadır (aynı mahiyette 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 36. maddesi).

Maddenin birinci fıkrasında açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafı hileyle sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptale ilişkin hakkın kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

Sözleşme iptal edilmekle yapıldığı andan itibaren ortadan kalkacağı için yerine getirilen edim, ayni bir istihkak davası (tapulu taşınmazlarda iptal ve tescil davası), bunun mümkün olmadığı hallerde de sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası yoluyla geri istenebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/10/2010 tarih 2010/1-502E. 2010/536K. sayılı kararı).

Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2015 tarih 2015/7700E. 2015/8333K. sayılı kararı).

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hata, hile, ikrah her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 16/07/2018 tarih 2017/1318E. 2018/1263K. sayılı kararı). Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmak da iptal beyanında bulunmak kabul edilmelidir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2012 tarih 2012/6338E.

2012/11554K. sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 'nin 12/01/2018 tarih 2017/1459E. 2018/38K. sayılı kararı).

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununn 150/7 nci maddesi; "Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." hükmü uyarınca, Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine dava ikamesi ile kesilen zamanaşımı süresi de tekrar işlemeye başlayacaktır. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Ancak bu hükümler davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların salt doğumu ile kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Zamanaşımını kesme etkisi dahi sona erer (Hukuk Genel Kurulu'nun 18.09.1996 tarih E:1996/19-461 - K:1996/607 sayılı kararı nakleden Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2018 tarih 2015/32070E. 2018/11933K. sayılı kararı).

Davanın açılmamış sayılması halinde; maddi hukuka bağlı olarak ortaya çıkan zamanaşımı süresinin kesilmesi, hak düşürücü sürelerin muhafaza edilmesi geriye etkili olarak ortadan kalkmaktadır (Özmumcu, Seda; Davanın Açılmasına Bağlanan Hukuki Sonuçların Davanın Açılmamış Sayılması Halinde Değerlendirilmesi, İÜHFM C. LXX, S. 2, s. 183-206, 2012, s.205).

Davamıza gelince; dava, Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, istinaf üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş, bunun üzerine Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... /... E. ... /...

K. sayılı kararı ile göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karar ... tarihinde kesinleşmiş, talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup takibe konu bononun hile yoluyla alındığını iddia ederek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep edilmiştir. Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.

Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Davanın açılmamış sayılması halinde; maddi hukuka bağlı olarak ortaya çıkan zamanaşımı süresinin kesilmesi, hak düşürücü sürelerin muhafaza edilmesi geriye etkili olarak ortadan kalkmaktadır. Davacı tarafından işbu dosyadaki aynı iddialarla açılan Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... /...

E. Sayılı dava dosyasında ... tarih ve ... /... K. sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar ... tarihinde kesinleşmiş olduğundan dava açılmakla hak düşürücü sürelerin muhafaza edilmesi geriye etkili olarak ortadan kalmıştır. Fakat davacı ... tarihli dilekçesi ile ...

Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaatla davalılar dahil bir kısım kişilerden şikayetçi olduğundan, iptal hakkının şekle tabi olmaması nedeni ile Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmak da iptal beyanında bulunmak kabul edilmesi gerektiğinden iptal hakkının süresinde yapıldığı kabul edilerek dava esastan incelenmiştir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında davalı takip alacaklısı ise de, davacı hile iddiasına dayanması, hilenin de her iki davalı tarafından yapıldığının ileri sürülmesi nedeni ile takip alacaklısı davalı ... gibi davalı lehtar ...'a husumet yöneltilebileceği ve bu davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunduğu sonuca varılmıştır. Davacının dolandırıldığı ve hile ile senetlerin alındığı iddiası ile Antalya .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... /...

E. sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada böyle bir durumun olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğu belirtilerek içinde davalıların da bulunduğu sanıklar hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu durumda arsa sahibi olarak yüklenici ile sözleşme imzalayan davacının henüz inşaatın ruhsatı alınmamış ve inşaata başlanmamışken yüklenici ile birlikte daire sattığı ve söz konusu senedin de dairenin teslim edilmemesi halinde teminat olarak düzenlenip davalıya verildiği,

yüklenicinin inşaatı tamamlamadan ve henüz ruhsat dahi almadan borca batık hale gelmesi nedeniyle sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu durumda davaya konu senetlerden dolayı arsa sahibi sıfatıyla senetleri imzalayan davacının da davalı ...'a karşı keşideci ve diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacının davasının REDDİNE,

2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5. Karar kesinleştiğinde Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... E. sayılı dava dosyasının mahkemesine iadesine,

6. Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ...'a verilmesine,

7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/11/2020

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/490, K. 2020/575, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Dava
  7. Delillerin Değerlendirmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/490
Karar No
2020/575
Tarih
5 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/490 K.2020/672
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/491 K.2020/700
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/493 K.2020/750
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/494 K.2020/878
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/494 K.2020/653
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/494 K.2020/772

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.