KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2021
- Esas no
- 2021/23 Esas
- Karar no
- 2021/647
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/01/2021
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının ...İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 45.866,05 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrinde borca itiraz ettiğini ve icra dairesi tarafından takibin durdurulduğunu, borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına icra takip tarihinden itibarin işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline %20 icra inkar tazminatı ile yargılama gider ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu faturaların müvekkil şirkete tebliğ edilmediği gibi, fatura konusu hizmette yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın fatura içeriklerinde Mal-Hizmet bedelleri konusunda da müvekkil şirket ile bir anlaşması bulunmadığını. Konu edilen bedellerin fahiş olduğunu, son olarak davacı tarafa böyle bir borçlarının olmadığını, takip dosyası içerisinde yer alan itirazları tekrarla, iş bu hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini cevap ve talep etmiştir.
...İcra Dairesine, ... Vergi Dairesine, ... Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
Dava itirazın iptali davasıdır.
İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası açmak için, borçlunun itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması için hak düşürücü süre öngörülmüştür. Somut davada davalının itirazı davacı vekiline tebliğ edilmemiş olmakla hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından davanın süresinde açıldığı kabul edilerek esastan incelenmesine geçilmiştir.
Tarafların ticari defterleri celp edilerek dosyamız mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, Mali Müşavir Bilirkişinin .../.../... tarihli raporunda; taraflar arasında e-arşiv faturalarla ‘Ahşap Palet' alımı/ satımı konusunda ticari ilişki kurulduğunu, tarafların ... yılı ticari defterlerinin tasdiklerinin/ e- berat onaylarının süresinde yapıldığı, birbirini doğruladığı, TTK ve HMK.
222/2. maddesine göre ... yılı ticari defterlerinin kendi lehlerine delil vasfına haiz olduğu kanaatine varıldığını, tarafların ticari defterlerine göre; davalının düzenlediği .../... dönemindeki 5.646,30 TL'lik faturanın davacı defterlerinde kayıtlı yer almadığı ve bu fatura dışında defter ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğunun tespit edildiğini, davacının takipte talep ettiği asıl alacak tutarı olan 44.554,44 TL'nin defterlerinde kayıtlı yer aldığı ve 3 adet faturayı kendi bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan ettiğini, davalının ise icra takibine konu faturaları defterlerine kayıt ettiği,
ancak sadece 1 adet faturayı (6.912,44 TL) kendi bağlı vergi dairesine beyan ettiği ve defterlerine göre .../... yılında davacıya düzenlediği 5.646,30 TL'lik fatura bedelinin düşülmesi ile 38.908,14 TL'lik borcunun kayıtlı yer aldığı, ancak davacının ilgili faturayı (5.646,30 TL) kayıtlarına almadığı, hem davacının hem de davalının 5.646,30 TL'lik faturayı bağlı vergi dairelerine Form Ba Bs ile bildirimlerini/ beyanlarını yapmadıkları rapor edilmiştir.
Buna göre davalının iade faturasının davacıya tebliğ edildiği ispatlanamadığı gibi davacının ticari defterlerinde de yer almadığı bu durumda davalıya yemin delili hatırlatılmış ancak davalı vekili yemin deliline başvurmayacaklarını beyan etmekle davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacının takipten önce işlemiş faiz talebi bulunsa da takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile takip tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekmiş, takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise. 2004 Sayılı İcrave İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır.
Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın fatura alacağından kaynaklandığı dikkate alınarak alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/23, K. 2021/647, 9 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama