KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2021
- Esas no
- 2021/238
- Karar no
- 2021/579
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/04/2021
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari ilişki içerisinde bulunduğu davalıy çeşitli tarihlerde fatura karşılığı mal sattığını ve teslim ettiğini, davalı borçlunun müvekkiline olan bakiye borcuna mahsuben müvekkiline,... Bankası ... Cad. Şubesine ait ... seri numaralı ... tarihli ...-TL bedeli, ... Bank ... Şube sine ait ... seri nolu ... keşide tarihli ve ...-TL bedelli, yine ... Bank ...
Şubesine ait ... seri numaralı, ... keşide tarihli ve ...-TL bedelli olmak üzere toplam ...-TL bedelli çekleri verdiğini, çeklerden... Bankasına ait ...-TL bedelli çekin bankaya ibrazında karşılığı çıkmamsı nedeniyle çeke ilişkin olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, diğer iki çekin de karşılıksız çıkması nedeniyle davalının babasının müvekkiline iki adet çek karşılığında ...-TL bedelli bono verdiğini, müvekkilinin de iki adet çeki iade ettiğini, söz konusu bonoya ilişkin olarak da Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak herhangi bir tahsilat yapamadıklarını, daha sonra ...-TL'lik çeke ilişkin başlatılan takip dosyasının ödenmekle kapandığını ancak bakiye alacağın halen ödenmediğini, davalının babasından alınan senedin bedelinin de ödenmediğini bu nedenle davalıdan kalan bakiye alacağın tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, davacının hem müvekkiline hem de müvekkilinin babasına karşı olmak üzere mükerrer takipler başlattığını, müvekkilinin davacıya çekler ile iki çeki de iade almak karşılığında bono verdiğini, böylece borcun naklinin gerçekleştiğini, davacı tarafın verilen çekler hala kendilerindeymiş gibi müvekkili aleyhine farklı takipler yaptığını, davanın reddini, %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava; ticari ilişkiden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunup, bu ilişkiden doğan bakiye borç için davalı tarafından 3 adet çek verildiği, sonrasında iki adet çekin davalının babasına iade edilerek karşılığında senet alındığı hususu ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu borcun takip tarihinden önce 3. Kişi tarafından üstlenilmesiyle borcun dış naklinin gerçekleşip gerçekleşmediği, buna göre borcun davalı bakımından sona erip ermediği hususlarına ilişkindir.
Dosya içerisine, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... ve ... esas sayılı dosyaları getirtilmiş, ... Vergi Dairesinden davaya konu faturaların davalı tarafça ... formunda beyan edip etmediği sorulmuştur.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... ve ... Şti tarafından borçlu ... aleyhine, cari hesap alacağına istinaden ...-TL alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %16,75 faizi ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Şti tarafından borçlular ... ve ... Şti aleyhine, ... seri numaralı çeke istinaden; ...-TL çek, ...-TL avans faizi, ...-TL komisyon ve ...-TL çek tazminatı olmak üzere toplam ...-TL alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık %10,50 faiz ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, alacaklı vekilince ihtiyati hacizden feragat edilmekle ... Şti yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; gerek dava dilekçesinde gerekse cevap dilekçesi içeriklerinde açıkça görüldüğü üzere davacının davalıdan ... Bank ... Şube sine ait ... seri nolu ... keşide tarihli ve ...-TL bedelli, yine ... Bank ... Şubesine ait ... seri numaralı, ... keşide tarihli ve ...-TL bedelli olmak üzere toplam ...-TL bedelli çekler nedeniyle alacağı olmasına rağmen bu çeklerin dava dışı davalının babasına teslim edilerek karşılığında ...-TL bedelli yeni bir senet düzenlendiği hususunda taraflar arasında anlaşmazlık yoktur. Bu durumda 6098 sayılı TBK'nın 196. Maddesini incelenmesi gerekir.
6098 sayılı TBK'nın 196. Maddesinde '' Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir.
Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.'' denilerek dış üstlenme sözleşmesi düzenlenmiştir. 200. Maddesinde ise ''Dış üstlenme sözleşmesi hükümsüz hâle gelirse, iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere, eski borç bütün bağlı borçlarıyla birlikte varlığını sürdürür.'' denilmiştir.
Bu durumda dış üstlenme sözleşme ile bir borcu ödeme taahhüdü altına giren yeni borçlunun sözleşme hükümlerine uygun olarak borcu ödemesi gereklidir. Sözleşme geçersiz hale gelmedikçe her iki taraf hükümleri ile bağlıdır. Ayrıca dış üstlenme sözleşmesinin geçerli olması için iç üstlenme sözleşmesinin varlığı şart olmadığı gibi, dış üstlenme sözleşmesi yapılabilmesi için borçlunun muvafakat ya da yetki vermesine de gerek yoktur.
Bu yasal düzenlemeler dikkate alındığında somut olayda davacının, elinde alacağını gösteren çekleri dava dışı davalının babasına teslim edip davalının babasının borçlu olduğu aynı miktarlı yeni bir senet düzenlenmiş olması karşısında borcun dış üstlenilmesinin gerçekleştiği ve davacı olan alacaklının bu sözleşmeyi kabul ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme geçerli olup TBK'nın 200.
Maddenin açık hükmü gereği geçersiz hale gelmediğinden ve tarafları bağladığından davacı bu aşamada davacının alacağını davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine, davacının halen alacağını tahsil etme çabası içinde olduğundan kötü niyetli kabul edilmeyeceğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı vekili derdestlik itirazını kabul ettiğini beyan etmiş ise de derdestliğe konu edilecek bir dava bulunmadığı, mükerrer takibin derdestlik dava şartı arasında değerlendirilmeyeceği kanaati ile bu beyana itibar edilmemiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/238, K. 2021/579, 14 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama