KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2022
- Esas no
- 2021/337 Esas
- Karar no
- 2022/572
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 18/06/2021
Karar Metni
1.370 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ile müvekkili bankanın ... Şubesi arasında imzalanan genel kredi sözleşmelsi uyarınca davalıya ... nolu tek hesap ve ... (A) nolu kredi kartı-ticari kartı verildiğini, davalının kredi taksitlerini zamanında ödememesi nedeniyle davalıya ihtarname gönderildiğini, hesaplarının kat edildiği belirtilerek borcun ödenmesini istediklerini, borcun ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, hakkında takip başlatıldığından haberdar olan borçlu borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmesine takiben taraflarınca arabulucuya başvurulmuş olup arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamını, borçlu aleyhine %20 İcra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçluya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; yapılan tebligatların usule aykırı yapıldığını, hesabin kat edildiğine dair ihtarname ve icra dosyasından çıkarılan ödeme emrini içerir tebligat kredi borçlusu şirketin kredi sözleşmesinde belirtilen ... adresinden başka bir adrese çıkarıldığını, zira borçlu şirket adres olarak şirket kaşesindeki adresi sözleşmede borçlu adresi olarak göstermiş ancak tebligatlar bu adresten başka yere yapıldığını, akit serbestisi ilkesi ve Tebligat Hükümleri gereği tebligatların taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesindeki adresin olması gerekmektiğini,
dava dilekçesi ve tensip zapti ile hukuka ve sözleşmeve aykırı kendisine ait olmayan borcu öğrendiğini, dava konusu borcun ne olduğu hakkında yeterli bilgilerin ne ihtarnamede ne ödeme emrinde olduğunu, kredi kartının kullanımından dolayı genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan kişiye müteselsilen başvurulamayacağını, banka ve kredi kartlarının kullanımlarındaki kefalet adi kefalet hükümlerine tabi olduğunu, Borçlar Kanunu 585/1 maddesinde adi kefalette alacaklı borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez hükmü bulunduğunu,
öncelikle asıl borçluya usulüne uygun ihtar ve takip yapılması gerekirken doğrudan kefile gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Davalılar ... ve ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi davaya cevap vermemiştir.
Dava: Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.
Antalya Genel İcra Dairesine, ... Bankasına yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir.
İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası açmak için, borçlunun itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması için hak düşürücü süre öngörülmüştür. Somut davada davalıların itirazı davacı vekiline tebliğ edilmediğinden hak düşürücü süre işlemeye başlamamış olduğundan davanın süresinde açıldığı kabul edilerek esastan incelenmesine geçilmiştir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında 30.12.2015 tarihli 300.000,00 TL limitli ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’nın 190.000,00 TL limitle, diğer davalı ...’nın 375.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu sözleşmeyi imzaladığı, ...’nın eşi ...’nın eş rızasının alındığı, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582, 583 ve 584. maddelerine uygun olarak düzenlendiği dosya içerisinde mevcut sözleşmelerden anlaşılmaktadır.
Davacı bankaca davalı asıl borçlu ... Şirketi ile davalı kefiller ... ve ...’ya 30.07.2019 tarihinde Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek.
25.07.2019 tarihi itibariyle kredi kartının ve ... numaralı kredili mevduat hesabının toplam 15.236,98 TL borcu bulunduğu, ihtarname masrafı ve işleyecek faizleriyle birlikte 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin ...’ya 05.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ...’nın sözleşmede yazılı bankaca bilinen yasal adresine çıkarıldığı ve 08.08.2019 iade tebliğ edildiği, asıl borçlu şirkete ise 22.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya getirtilen noter tebligat mazbatasında görülmektedir.
İhtarnamede yazılı 3 günlük ihtar süresi dikkate alındığında davalıların sırasıyla 09.08.2019, 12.08.2019 ve 26.08.2019 tarihleri itibariyle temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Dava dosyamız yerinde inceleme yetkisi de verilmek sureti ile Bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi 10/03/2022 tarihli raporunda özetle; talep sınırları dikkate alınarak;
1)... yönüyle ... numaralı kredili mevduat hesabıyla ilgili yapılan hesapta, 5.020,96 TL asıl alacak, 479,80 TL işlemiş faiz ve 14,49 TL gider vergisi toplamı 5.515,25 TL olduğunu, ... numaralı ticari kredi kartı yönüyle takip tarihinde banka alacağı, 8.552,49 TL asıl alacak, 673,50 TL işlemiş faiz ve 26,89 TL gider vergisi toplamı 9.252,88 TL,
2)... yönüyle ... numaralı kredili mevduat hesabıyla ilgili yapılan hesapta, 5.020,96 TL asıl alacak,479,80 TL işlemiş faiz ve 14,45 TL gider vergisi toplamı 5.515,21 TL, ... numaralı ticari kredi kartı yönüyle yapılan takip tarihinde banka alacağı 8.552,49 TL asıl alacak, 673,50 TL işlemiş faiz ve 26,72 TL gider vergisi toplamı 9.252,71 TL,
3)... Şirketi yönüyle ... numaralı kredili mevduat hesabıyla ilgili yapılan hesapta, 5.020,96 TL asıl alacak, 479,80 TL işlemiş faiz ve 14,27 TL gider vergisi toplamı 5.515,03 TL, ... numaralı ticari kredi kartı yönüyle yapılan takip tarihinde banka alacağı 8.552,49 TL asıl alacak, 673,50 TL işlemiş faiz ve 25,92 TL gider vergisi toplamı 9.251,91 TL şeklinde rapor sunmuştur.
Mahkememizce bilirkişi raporuna itibar edilerek borcun ödendiği davalı tarafından kesin delillerle ispat edilemediğinden rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır.
Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması ve davalıya hesap kat ihtarının tebliğ edilmiş olmasına göre alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/337, K. 2022/572, 1 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama