KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2022
- Esas no
- 2022/373
- Karar no
- 2022/729
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 03/06/2022
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında ... Sözleşmesi akdedildiğini, ... ile akdedilen bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan ...-...-...-... tarihli ... TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, bu sebeple müvekkil şirketin dava yoluna gittiğini, ... A.Ş adına açılacak olan alacak davasında ... Sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ve 6102 Sayılı TTK'nun dava şartı başlıklı 5/a maddesi gereğince arabuluculuk şartının yerine getirildiğini bildirerek haklı davanın kabulü ile asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; işbu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olmadığını, mahkemenin görevli olması halinde arabuluculuk son tutanağının davacı tarafça dava dilekçesi ve ekinde sunmadığını, yetkili mahkemenin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, dolayısıyla davanın ... ilçesinin ...
Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı ile davalı arasında ... sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan ...-...-...-... tarihli ...
TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını iddia ettiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar ile abonelik sözleşmeleri incelendiğinde sahte vergi levhası, ıslak imzalı olmayan imza sirkülerinin müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki ... yaşındaki üniversite öğrencisi genç bir kızın ...-... adet sıralı telefon hattını ne yapacağını, böyle bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafından farklı tarihlerde 3 ayrı icra takibi başlatıldığını, hepsine müvekkili tarafından itiraz edildiğini,
bu süreçte bilgisi ve onayı olmadan imza sirküleri ve kimlik fotokopisinin kullandığını düşündüğü dava dışı ... ve ... adlı şahıslardan ...
Emniyet Müdürlüğüne giderek suç duyurusunda bulunulduğunu, borcu, imzayı ve faizi kabul etmemekle birlikte ticari işler açısından kanuni faiz ile temerrüt faizi konularında ilgili mevzuat hükümleri uygulandığını, sözleşme üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını bildirerek davanın arabuluculuk şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine, yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılması sebebiyle yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilmesini, davaya konu abonelik sözleşmelerinde yer alan imzaların kendisine ait olmaması ve borçlu olmaması sebebiyle davanın esastan reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ... Sözleşmesi kapsamında düzenlenmiş olan ...-TL tutarlı faturalara dayalı alacak talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak incelenmesi sonucunda; Davacı yan ... Sözleşmesi kapsamında düzenlenmiş olan ...-TL tutarlı faturalara dayalı alacak talepli eldeki davayı açtığı, davalı yan ise; davacı yanın dayandığı sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın "Genel yetkili mahkeme" başlıklı 6. maddesi; "Genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" hükmünü içermektedir.
Davalı yanın dava tarihi itibariyle ikametgah adresinin .../... olduğu, bu sebeple genel yetkili Mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, TBK'nın 89. maddesi gereğince davanın para borcundan kaynaklandığı düşünülse bile davacı yanın ikametgahının .../... olduğu nazara alındığında; Mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen ... tarihli Kurumsal Abonelik Sözeşmesi'nin ...maddesinde yetkiye ilişkin olarak, "Abonelik sözleşmesinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünde abonenin ikametgahının bulunduğu yer Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır" hükmünün düzenlendiği anlaşılmıştır. HMK.'nın "Yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesinde düzenlenen.
"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü gereğince, tarafların davalı abonenin ikametgahı Mahkemeleri ve icra dairelerini yetkili kıldıkları, her ne kadar davalı yanca sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddia edilmişse de; genel yetkili Mahkemenin de davalının ikametgahı mahkemesi olduğu nazara alındığında davaya konu uyuşmazlıkta ...
Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmış olup, davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 116/1. maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, buna ilişkin aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/373, K. 2022/729, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama