KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/8 Esas
- Karar no
- 2022/835
- Dava
- İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/10/2020
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan müvekkiline "... Mah. ... Cad.
No:... ..." adresinde bulunan ... işletmesini kiralayıp devretme teklifinde bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinden kira bedelleri ile piyasada "..." olarak bilinen devir bedeli talep ettiğini ve müvekkilince de davalıya ... tarihinde ...TL, ...TL ve ...TL, ... tarihinde ise ...TL havale yapıldığını, akabinde devir işlemlerinin yapılması ve kira sözleşmesinin akdedilmesini beklerken davalı tarafından müvekkiline güven telkin edilerek işletmede fiilen bulunması istenildiğini, işletmenin tüm resmi kayıtları davalı adına kayıtlı olduğunu,
ancak müvekkilinin bu işyerini bu şekilde işletemeyeceğini ve resmi sözleşme ile kiralama ve devir işlemlerinin yapılmasını talep ettiğini, davalı bir süre müvekkilini oyaladığını, sonrasında ise bu büfenin ...'ne ait olduğu, davalının ...'den bu yeri kiraladığı, ... ile davalı arasındaki kira akdinde kiralanan büfenin üçüncü kişilere devir ve temlikinin yasaklandığı,
yine aynı kira sözleşmesinde ... tarafından alt kiraya dair yasak konulduğu tüm bu nedenlerle davalının esasen resmi olarak kiralama ve devir hakkının bulunmadığı anlaşıldığını, davalının yerin maliki olmadığı ve kiralama veya devir yetkisinin de bulunmadığının anlaşılması üzerine müvekkilince ödenen tüm bedeller iade istenmiş ise de davalı buna yanaşmadığını, belirterek Antalya ... İcra Müdürlüğü ...
E sayılı dosyaya davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı alacaklı tarafından haksız olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya yetki yönünden itirazlarının mevcut olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtilen hususların tamamının asılsız olduğunu, takip dosyasından da anlaşılacağı üzere banka yoluyla ödünç olarak verilen bedelin iadesinin talep edildiğini, davacının icra takibinde takibe dayanak olarak ödünç sözleşmesine dayandığını, takibe itiraz edilmesi üzerine de dava dilekçesinde kira akdine dayalı olarak alacak talebinde bulunduğunu, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu,
davacı tarafından ne müvekkili şirkete ödünç olarak gönderilen bir para ne de dava dilekçesinde bahsettiği şekilde kiralamadan dolayı gönderilen hava parası adı altında ödenen bir para olduğunu, davalının davacıya olan borcunu ödediğini, her iki tarafın tacir olduğunu, bu durumda Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, görev yönünden itirazlarının olduğunu, havale işleminin bir ödeme vasıtası olduğunu, davacının bu yasal karinenin tersini kanıtlamakla yükümlü olduğunu,
davacının delil olarak dayandığı banka havalesinde paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının eşi ...'dan ödünç para verme ilişkisine dayanan alacağının bulunduğunu, davacının ... hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin halen derdest olduğunu, yine davacı hakkında müvekkili şirkete olan borçlar nedeniyle ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının malları üzerine haciz uygulandığını, davacının bu takipten sonra bu davayı açtığını savunmuş, davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... Şirketi olduğu, banka yoluyla ödünç olarak verilen bedelin iadesine ilişkin ... TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalı/borçlunun takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesine tevzi edildiği, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... esas ... karar sayılı kararıyla karşı görevsizlik kararı verilerek dosyanın Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ilamıyla mahkememiz görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup dosya yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
BAM ...HD'sinin ... Esas sayılı dosyası ile Somut olayda, taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunmadığı ve uyuşmazlığın da kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın, hava parası olarak ödendiği iddia edilen bedellerin tahsili için olduğu belirtilmekle taraflar arasında kira ilişkisi olmadığı saptanmıştır.
Kural olarak havale bir ödeme aracı olup aksini ispat eden bunu ispatlamakla mükelleftir. Somut davada taraflar arasında ... tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı şirkete dair büfe işletmesinin devrinin öngörüldüğü ve ... tarihinde ...TL, ...TL ve ...TL, ... tarihinde ise ... TL havale yolu ile ödeme yapıldığı sabittir. Söz konusu sözleşmelerdeki imzalar da davalı tarafça inkar edilmemiştir. Ancak mülkiyeti ...'sine ait işyerinin üçüncü kişiye devri ya da kiralanması sözleşme gereği mümkün olmadığından sözleşmenin kurulduğu tarih itibari ile edimin ifası imkansızdır. Bu durumda tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği ifa edilen edimlerin iadesi gerekeceğinden davalının banka havalesine ilişkin karineye dayanması da mümkün olmadığından davanın kabulü gerekmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır.
Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın ödeme dekontları ile belirlenmiş olmasına göre alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/8, K. 2022/835, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama