KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/901 Esas
- Karar no
- 2025/231
- Dava
- İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/12/2024
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tarihinde davalı şirkete ... ... hesabından '' ... ÖDENMESİ İÇİN BORÇ OLARAK'' şeklinde açıklama ile ... TL para gönderdiğini, borçlu şirketin süresinde ödeme yapmaması üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında ...
TL tutarlı takip başlatıldığını, ... tarihinde borçlunun takibe itiraz ettiğini, haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu, haksız olan itirazın iptali ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, borç olarak gönderilen bedelin davalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda. Davanın, borç olarak gönderilen bedelin davalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacı yanın potansiyel vergi mükellefi olduğu, her ne kadar davacının şirket ortaklığı bulunmakta ise de, şirket ortaklığının kişiye tacir vasfı kazandırmayacağı, davalı taraf tacir olsa dahi davacı yanın tacir olmadığı,
yine bu ödünç vermeye ilişkin iş bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı,
dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştu
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/901, K. 2025/231, 3 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama