KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/488 Esas
- Karar no
- 2025/471
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/06/2025
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkil şirket ile davalı ... arasında, 2025 yılı yaz sezonu boyunca “...” isimli otel işletmesinde konaklama hizmeti alınmasına yönelik ticari mutabakat kurulduğunu, Bu kapsamda müvekkili tarafından, hizmetin rezervasyon garantisi olarak ... tarihinde ... Euro bedelli bir çek, ardından daha yüksek tutarlı ikinci rezervasyonlar için ... keşide tarihli ...
Euro bedelli bir çek düzenlendiğini, çeklerin hizmetin teminatı amacıyla verildiğini, ayrıca ... tarihinde ... Euro banka havalesi ile ikinci çekin karşılığının kısmen ödendiğini, elden teslim ve teminat niteliği alacaklı tarafça yazılı olarak kabul edildiğini, dava konusu ... keşide tarihli ve ...
Euro bedelli çekin, taraflar arasındaki turizm / konaklama sözleşmesinin ifasına teminat oluşturmak amacıyla elden teslim edildiğini, bu durumun da davalı tarafça kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu çek, herhangi bir mal veya hizmet alımı yapılmaksızın, yalnızca rezervasyonun garanti altına alınması ve sözleşme kapsamında yüklenilen kontenjan yükümlülüğünün teminatı olarak verildiğini, ... tarihli banka havalesinin açıklama kısmında, bu çekin referans numarası ve “çek karşılığı ödeme” ifadesinin yer aldığını, somut olayda çeki elden teslim ettiğini ve bunun karşılığında herhangi bir fatura düzenlenmediğini,
davalının yazılı beyanlarında bu çekin hizmetin garanti altına alınması amacıyla alındığını belirttiğini, hiçbir müşterinin otele giriş yapmadığını ve hizmetten yararlanmadığını, çeke ilişkin borç ilişkisinin doğmadığını, kambiyo senedi olmasına rağmen temel ilişkide ifanın gerçekleşmediğini ve alacaklının kendi beyanlarıyla senedin teminat niteliğini kabul ettiğini, çekin icraya konulması hukuk dışı ve kötüniyetli bir işlem olacağını, müvekkilinin toplam ...
Euro ödeme yaptığının belgelendiğini, ... Euro’luk ilk çekin ödendiğini, ... tarihinde yapılan ... Euro’luk banka havalesi, davaya konu ... Euro’luk ikinci çekin karşılığı olarak açıklama satırında belirtildiğini, toplamda ...
Euro ödeme yapılmış olduğunu, otel tarafından sunulduğu iddia edilen hizmetlere dair fatura veya irsaliye düzenlenmediğini, dava konusu çekin henüz icraya konulmadığını, çekin vadesinin dolduğunu, davalı çekin bankaya ibrazını geri almadığını, her an icra takibine konu edilebileceğini, dava şartı gereği ... tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin halen devam ettiğini, müvekkilinin borcu olmadığının tespiti amacıyla dava açıldığını, davacının borçlu olmadığının tespiti, hem de ileride doğuracağı zararların önlenmesi amacıyla işbu davanın açmanın zorunlu olduğunu,
çekin tahsilinin ciro yoluyla devrinin ve icra takibine konulmasının geçici olarak tedbiren durdurulmasını, menfi tespit davasının koruma amacını gerçekleştirmek amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini, mahkemece belirlenecek uygun teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu nedenlerle Müvekkili ... tarafından davalı ... lehine düzenlenen ... keşide tarihli ve ...
Euro bedelli çeke dayalı olarak müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin henüz icra takibine konu edilmemiş olmasına rağmen her an bankadan tahsil edilme veya üçüncü kişilere ciro edilerek takibe konulma riski bulunduğunu, çekin tahsiline veya icra takibine konu edilmesine engel olacak şekilde tedbiren işleme alınmamasını, mahkemece uygun görülecek miktarda nakdi teminat gösterilmesi hâlinde ihtiyati tedbir kararının kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava menfi tespit talebine yöneliktir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulduğu , arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır.
Arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu itirazın iptali davası yönünden davanın açılmasından önce arabuluculuk son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşılmakla, dava şartının mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen incelenebileceğinden, 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/488, K. 2025/471, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama