KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
- Esas no
- 2016/148
- Karar no
- 2019/390
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/03/2016
Karar Metni
1.837 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı banka şubesine borçlu ... ve ... hakkında Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm üzerinde ...
TL bedelle ...’nin kullanmış olduğu ve kullanacağı kredilerin güvencesini oluşturmak amacıyla davacı banka lehine ... tarih ... yevmiye numaralı ipotek belgesi ve resmi senet akit tablosu ile ipotek tesis edildiğini, davalı ... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... mah. ... ada, ... parsel, ... kat ... bağımsız bölüm üzerinde ...
TL bedelle ..’nin kullanmış olduğu ve kullanacağı kredilerin güvencesini oluşturmak amacıyla müvekkili banka lehine ... tarih ... yevmiye numaralı ipotek belgesi ve resmi senet akit tablosu ile ipotek tesis edildiğini, ½ ..., ½ ... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... mah. ... ada, ... parsel ... kat ... ... nolu taşınmaz üzerinde ...
TL bedelle ...’nin kullanmış olduğu ve kullanacağı kredilerin güvencesini oluşturmak amacı ile davacı bankanın lehine ... tarih ... yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senet akit tablosu ile ipotek tesis edildiğini, aynı zamanda icra dosyalarının içerisinde bulunan tapu sicil müdürlüğü önünde imzalanan resmi senet akit tablolarının 5. maddesinde yer alan “Tesis edilen ipoteğe ilaveten, ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da ayrıca sorumlu olmayı kabul ve taahhüt ettiği” hükmü uyarınca ipotek tutarı kadar Borçlar Kanunundaki sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu,
davalıların sırf takiplerini uzatmak amacı ile hukuki mesnedi bulunmayan iddialarla itiraz ederek takibi durdurduklarını, bu nedenlerle davalıların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış olan .../... esas sayıl davada ileri sürülen iddiaları, delilleri ve hukuki dayanaktan yoksun davayı kabul etmediklerini, icra dosyasına yapılmış olan itirazlarını tekrar ettiklerini, mernis adresine yapılan tebligatları kabul etmediklerini, ... tarihinde muttali oldukları süre uzatım kararı üzerine tutacakları avukatları tarafından davaya ilişkin gereken savunmaları ayrıca yapacaklarını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından kredi sözleşmesine dayalı olarak borçlu/davalılar aleyhine ... TL asıl alacağının tahsili talebiyle ilamsız takip başlatıldığı, davalı/borçlular tarafından borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce takibe dayanak kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu, hesap özetleri, ihtarnameler, hesap bildirim cetvelleri davacı bankadan celp edilmiştir.
Mahkememizce yargılama sırasında dava dosyası takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak miktarının tespiti için bilirkişiye tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen ... havale tarihli raporda özetle; "...İpoteklerin tesis edildiği 2010 yılı itibariyle yürürlükteki mevzuat nazara alındığında, kefalet akdinin hukuken geçerli şekilde kurulması için yazılı şekilde yapılması ve kefalet tutarının belli olması şartlarının yerine gelmesi gerekmektedir.
Kefaletin atıf yaplan kredi sözleşmesine eklenmesinin gerekli olmadığı, bunun haricinde de zorunlu şartların yerine getirilmesi halinde kefalet sorumluluğunun doğacı hususunda Yargıtay'ın istikrar kazanmış değerlendirmeleri vardır. Davalılardan ...'un iki ipotek işlemine bağlı olarak ... TL+... TL olmak üzere toplam ... TL tutarında müteselsil kefalet sorumluluğu doğduğu; diğer davalı ...'un ise iki ipotek işlemine bağlı olarak ... TL +... TL olmak üzere toplam ...
TL tutarında müteselsil kefalet sorumluluğunun doğduğu anlaşılmaktadır. Üç ipotek işlemine ait resmi senet akit tablolarının incelenmesi sonucu bu ipoteklerin aynı zamanda ipotek verenlerin çeşitli sebeplerden dolayı ipotek lehtarı bankaya karşı doğacak sorumluluklarını da güvence altına aldığı görülmektedir. Bu sebepler arasında ipotek verenlerin kefaletlerinden doğan sorumlulukları da sayılmış bulunmaktadır.
Davalıların sorumluluk tutarları aşağıda gösterilmiş olmakla birlikte, ipotekli taşınmazların cebri icra yoluyla satıldığı dosyaların celbiyle satış bedellerinin davalıların kefaletlerinden doğan sorumluluklarından tenzili" kanaat ve sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
Tarafların itirazları doğrultusunda dosya ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen ... havale tarihli ek raporda üzetle; "...Banka alacağının tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi talepli takipte; *...'un maliki olduğu ... numaralı bağımsız bölüm ... TL bedelle satılmış bu satıştan gelen ...
TL, ... tarihinde alacaklı tarafa ödenmiş * ... ile ...'un yarı yarıya hissedar oldukları ... numaralı bağımsız bölüm ... TL bedella satılmış, bu satıştan gelen ... TL alacaklı tarafa ... tarihinde ödenmiş *...'un maliki bulunduğu ... numaralı bağımsız bölümün satıldığına dair bir kayıt tespit edilmemiştir.
İpotek senetlerinde hem kredi borçlusu şirketin hem de ipotek verenlerin bankaya karşı doğmuş/doğacak her türlü borçları ipotekle teminat altına alındığından, davalıların kefaletlerinin de ipotekle temin edilmiş olduğu, bu nedenle ipotekli taşınmazın satışıyla elde edilen tutar ölçüsünde kefaletten doğan borcun da azalması gerektiği düşünülmektedir. Bu bilgiler ışığında gereken mahsupların yapılması sonucu takip tarihi itibariyle ...'un sorumlu olduğu asıl alacak tatırının ...
TL, ...'un sorumlu olduğu alacak tutarının ... TL olduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların itirazları doğrulusunda önceki rapor veren bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen ... havale tarihli ek raporda üzetle; "Davalı ...'un ... TL tutarlı kefaleti kapsamında ... TL ve ... TL tutarlı parçalar halinde yapılan toplam ... TL tahsilat yapılmış olup kefalet sorumluluğundan kalan borcu ... TL seviyesine düşmüştür. Davalı ...'un ... TL tutarlı kefaleti kapsamında ... TL VE ... TL tutarlı parçalar halinde yapılan toplam ... TL tahsilat yapılmış olup kefalet sorumlulğundan kalan borcu ... TL seviyesine düşmüştür" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile ek raporlarda itirazın iptaline konu Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı takip dosyasında takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak miktarının tespitine yönelik olarak bilirkişi tarafından davalıların takip tarihinden önceki ödemeleri ve ipotek verdikleri taşınmazların satış bedelleri dikkate alınmak suretiyle denetime elverişle rapor tanzim edilmediği, raporlarda herhangi bir hesaplamanın görülmediği, mevcut hali ile raporların mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı görülmekle; dava dosyasının resen seçilen bankacı bilirkişi ... ve nitelikli hesap bilirkişisi ...'a tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen ... havale tarihli raporda özetle;
" icra dosyasına ibraz edilen ... ve ... tarihli ipotek resmi senetlerinin 5. Maddesi uyarınca davalı ...'un toplam ... TL. Ve davalı ...'un toplam ... TL. Olan ipotek tutarları kadar müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, davalıların ipotek resmi senedi uyarınca mülga Borçlar Kanunun 484.
Maddesine uygun müteselsil kefil oldukları, davalıların ... takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları ve ... takip tarihi itibariyle davacı bankanın dava dışı asıl kredi borçlusu şirketten doğan alacağının yukarıda belirtildiği üzere davalıların kefaleti limitlerinin fevkinde bulunması nedeniyle, davacı bankanın davaya konu icra takibinde davalıların kefalet limiti dalilinde asıl alacak talebi ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarlarına ipotek sözleşmesinin 11. Maddesinde yazılı olan %50 oranında faiz ve faiz üzerinden %5 gider vergsi işletilmesi talebinde bulunduğu, bu durumda, davalı ...'un ...
TL asıl alacak, diğer davalı ...'un ... TL asıl alacak ve asıl alacak ve asıl alacak tutarlarına ... takip tarihinden itibaren %50 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi işletilmesinden dava dışı ... şirketinin davacı bankaya olan borçlarına karşılık kefaletin sorumluluklarının bulunduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Davalı tarafın itirazları dikkate alınarak dosyada son olarak rapor tanzim eden bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, ... havale tarihli raporlarında özetle; "...önceki bilirkişi raporu ipotekle temin edilen kefalet borcundan satışı yapılan ipotekli taşınmaz tutarı doğrudan kefalet limitinden tenzil edilerek davalıların kefalet limitinin azaltılması yönüyle yapılan değerlendirme ve hesaplamaya dayanmaktadır.
Kurulumuzca yapılan değerlendirme ise; ipotek resmi senetlerinin 5. Maddesi uyarınca davalıların ipotek tutarları kadar ayrıca ipotek limiti kadar geçerli müteselsil kefaletlerinin bulunduğuna ve dava dışı şirketin takip ve dava tarihleri itibariyle toplam borcundan, borçlu tkutarı kefalet limitlerinin üzerindedir-davalıların kefalet limiti kadarıyla müteselsilen sorumlu oldukları esasına dayanmaktadır" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında düzenlenen genel ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunan ipotekli taşınmaz malikleri davalılar hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte borçlu/davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine alacaklı davacı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan ... ve ... tarihli ipotek senetlerinin incelenmesinde: Davalı ...'un toplam ... TL, davalı ...'un toplam ... TL ipotek tutarı kadar müteselsil kefaletlerinin bulunduğu görülmüştür.
Uyuşmazlık; dava dışı şirket ile davacı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesine kefil olan ve ipotekli taşınmaz maliki olan davalılardan takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak bulunup bulunmadığı, ipotekli taşınmazların satış bedelinin takibe konu alacağı karşılayıp karşılamadığı, buna göre takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak miktarına ilişkindir.
Dosyada bulunan ... ve ... tarihli ipotek resmi akitlerinin 5. Maddesinde "tesis edilen ipoteğe ilaveten, ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da ayrıca sorumlu olmayı kabul ve taahhüt ediyorum." şeklinde davalıların beyanlarının olduğu görülmüştür.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Bütün dosya kapsamı, Mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, ... tarihli bilirkişi kök raporu ile ... tarihli bilirkişi ek raporu dikkate alındığında Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20/03/2018 gün ve 2017/4365 Esas, 2018/1386 Karar sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere "...Her kefil,
kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan kredi limiti ve temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumludur..." ilkesi gereği davalıların ... takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları, buna göre borçlu ...'un kefalet limiti olan ... TL, borçlu davalı ...'un kefalet limiti olan ... TL asıl alacak yönünden sorumluluklarının bulunduğunun kabulü ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtildiği üzere hükmolunan alacağın %20'si oranında ... TL davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸E- İmzalı Hakim ... · ¸E- İmzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/148, K. 2019/390, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama