KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2020
- Esas no
- 2016/840 Esas
- Karar no
- 2020/279
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tari
- 23/12/2016
Karar Metni
1.865 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, davalı ...'in sevk ve idaresindeki .... plakalı otobüs ile seyir halinde iken sinyal vermeksizin sağ tarafa otobüsü yönlendirmesi sonucu davacı müvekkil tarafından kullanılan ... plakalı motosiklet ile kaza meydana geldiğini, söz konusu kazada davacı müvekkilin frene başmış olmasına rağmen durma sağlayamadığını, otobüsün arka tekerine çarparak yaralandığını, iş bu dava nedeniyle Antalya ....
Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyada söz konusu trafik kazası ile ilgili yargılamanın devam etmekte olduğunu, Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından alınan raporda davalı ...'in asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin yaralanma sebebiyle işine devam edemediğini, bu sebeplerle, davanın kabulü ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP 1: Davalı sigorta şirketi mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 2: Davalı şirket vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin personel taşımacılığı yaptığını, olay günü şirket personeli ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile evine giderken kazanın meydana geldiğini, iki araç arasında çarpışma olmadığını, davacının kendi tedbirsizliği ve dikkatsizliği neticesinde motorundan düştüğünü, müvekkil şirkete ait araçta herhangi bir çarpma veya hasar olmadığını, davacının tamamıyla kendi kusuru nedeniyle dengesini kaybedip düştüğünü, ceza dosyasında dinlenen tanık ifadelerinde de herhangi bir çarpışmanın olmadığının sabit olduğunu, Antalya ....
Asliye Ceza Mahkemesinde davanın halen devam etmekte olduğunu ve HMK 165.madde gereği, davanın bekletici sorun yapılmasını, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin bir kusuru bulunmadığından, müvekkil şirketin maddi ve manevi tazminatla sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacının daimi iş gücü kaybı olup olmadığının belli olmadığını, buna yönelik bir sağlık raporu dahi olmadığını, ayrıca işe başladığının belirtildiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış, dosya tarafların kusur oranlarının hesaplanması için Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, mahkememize sunulan ... tarihli raporda,
Davalı sürücü ...'in %80(yüzdeseksen ) oranında kusurlu,
Davacı sürücü ...'in %20(yüzdeyirmi) oranında kusurlu olduğuna, oybirliği ile karar verildiği kanaatini bildirmiştir.
Dosya daha sonra davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, mahkememize sunulan .../.../... tarihli raporda,
... , ... doğumlu ...'in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlananan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümleri kapsamında, Tablo 3.11- Topuk hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük, inversiyon orta ve ciddi %5, eversiyon hafif %2, Balthzard formülüne göre %6.9, Alt ekstremite özürlülüğünden kişinin özürlülük oranının hesaplanması Tablo 3.2'ye göre;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğini bildirir rapor sunmuştur.
Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli Adli Tıp raporunda,
---Davalı sürücü ...'in %80(yüzdeseksen ) oranında kusurlu,
---Davacı sürücü ...'in %20(yüzdeyirmi) oranında kusurlu olduğuna, oybirliği ile karar verildiği ni bildirir rapor sunulmuştur.
Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ...
tarihli raporda, ... tarihinde trafik kazası sonucu sürekli ve geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ... 'in
Akdeniz Ünv. Raporunda tespit edilen 50 gün geçici, %13,2 sürekli iş göremezlik kabul edilmesi durumu için;
-Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar .. .(TL),
-Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... (TL) olarak hesaplanmıştır.
ATK Raporunda tespit edilen 9 ay geçici, %4 özür kabul edilmesi durumu için;
-Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... (TL) ,
-Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... (TL) olarak hesaplandığını bildirir rapor sunmuştur.
Davacının davasını ıslah ettiği ve ıslah harcını yatırmış olduğu görüldü.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir.
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... Şirketine ait ... plakalı otobüs ile davacı tarafından kullanılan ... plakalı motosiklet ile çarpışması neticesinde meydana gelen kazada davalı sürücünün kusuru bulunması nedeniyle davalı sürücünün , araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır.
Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle , geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi ... (TL), sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... (TL) olarak bulunmuş ve toplam ... TL üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme:
TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür.
Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren .... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi sigorta genel şartları ve sigorta sözleşmesi gereği manevi tazminattan sorumlu olmadığından sigorta şirketine yöneltilen manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/840, K. 2020/279, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama