KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2020
- Esas no
- 2017/100 Esas
- Karar no
- 2020/567
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/02/2017
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ...'un davalı şirketten ... ... tarihli ... TL değerinde hisse senedi satın aldığını, müvekkilinin davalı şirketten bu alacağını ödemesi için birkaç kez talepte bulunmasına rağmen davalı şirketin, davacı müvekkilin alacağını ödememiş olup, şu anda da borca batık durumda olduğunu,, davalı şirketin dava konusu alacağı ödememesinden dolayı davacı müvekkilin hem maddi hem de manevi olarak telafisi güç zararlara uğradığını, bu sebeple de iş bu alacak davasının kabulünü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, Davacı tarafın, davalı müflis şirketin hisse senedini aldığını, hisse senedi bedelini, müflis şirketten talep ettiğini, davacının, müflis şirketin hisse senedine sahip olmakla, müflis şirketin hissedarı olduğunu, muflis şirketin hisse senedi sahibi olması yani hissedarı olmasından dolayı, hisse senedi bedelini isteme hakkına sahip olmadığını, davaya kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça olsa olsa, müflis şirketin tüm borçları ödenir, ödeme sonrasında müflis şirkete ait para kalırsa, İİK.
196 md. gereği tüm alacaklıların alacakları yönüyle yasal faiz işletilmesi sonrasında, tüm alacaklılara faiz ödemesi yapılır bu ödemeler sonrasında müflis şirkete ait para kalırsa , diğer hissedarlar gibi hisse oranına göre talepte bulunabileceğini, bu durumlar çevresinde, Müflis şirketin iflas tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../...
İflas sayılı dosyasındaki iflas tasfiyesinin sonucunun beklenilmesi gerektiğini, Müflis şirketin mevcut malları ile hali hazırdaki borç durumu dikkate alındığında, davacının hisse senedi bedelini talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği davasını ispatlaması gerektiğini, bu sebeplerle, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının müflis şirkette çalıştığı döneme ilişkin işçi alacağı ile hisse senedinden doğan alacağı nedeniyle iflas masasına başvurulduktan sonra iflas masası tarafından talebin reddi nedeniyle açılan sıra cetveline itiraz ile alacağın kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
İİK.245.maddesinde"Alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı isteyen alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın; davacının .../... İflas sayılı dosyasında hisse senedi alacağını iflas masasından talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür.
Davacının hisse senedi almakla şirkette pay sahibi olduğu, bu nedenle hisse senetleri yönünden talep ettiği alacağı ancak iflas masasında paraların paylaştırılmasından sonra mevcut tutar kalması halinde talep edebileceği anlaşılmakla bu yönü ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 26/02/2018 tarih, 2017/1979 Esas, 2018/542 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir. Bu nedenle mahkemece davalı müflis şirket hakkında nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde belirtildiği üzere Mahkememizce açılan davada alınması gereken harcın maktu harç olduğu ve yine taraf vekilleri lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/100, K. 2020/567, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama