KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2019
- Esas no
- 2017/316
- Karar no
- 2019/357
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/06/2017
Karar Metni
1.198 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... şubesi nezdinde, borçlu ... Şirketi lehine, diğer davalıların kefaletiyle kredi sözleşmesi gereğince kredi açıldığı ve kullandırıldığı, kredinin normal seyrini kaybetmesi nedeniyle borçlunun hesabının ... tarihi itibariyle kat edildiği, bu kata ve hesap özeetine itiraz edilmediğinden hesap özetinin kesinleştiği, ödeme yapılmaması nedeniyle borçlu aleyhine Antalya ...
İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından takibe geçildiği, davalının itirazıyla takibin durduğu, itirazın iptali davalıların itiraz edilen anapara ve işlemiş faize ilişkin olduğu, sözleşmenin 13.2 maddesine göre banka kayıtlarının kesin delil olacağının kabul edildiği, davalının borçlu oludğunun banka kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle ispat edileceği, faiz talebinin sözleşmenin 11. Maddesine dayandığını belirterek davalıların icra dosyasına ayptıkları itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ödeme emri eklerinin müvekkillerine gönderilmediğini, takip öncesi ihtar gönderilmediğini, faiz miktarının yanlış hesaplandığını, kefillerle ilgili yasal işlemlerin yapılmadığı hususlarını belirterek davanın reddine ve kötü niyat tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava konusu Antalya ... İcra dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından davalılar ... Şti, ..., ..., ... aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin %5 gider vergisi, ... TL masraf ... TL gayrinakit toplamı olmak üzere toplam ... TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçlu davalılar tarafından sunulan ... tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine, ... tarihli karar ile icra takibinin durdurulmasına dair karar verildiği, kararın borçlulara tebliğ edilmediği ancak icra takibinin durdurulmasına dair kararı verildiği tarih dikkate alındığında eldeki davanın İİK madde 67'de öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası bankacı bilirkişiye tevdi edilerek icra takibine konu borcun olup olmadığı husununda rapor düzenlenmesi için bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, kredi sözleşmesi, hesap bildirim cetvelleri varsa borçlu eve kefilleri tarafından yapılan kısmi ödemeler ve gerekirse banka sistem kayıtları da incelenmek suretiyle davacı alacaklının talep edebileceği asıl alacak ve faiz miktarının hesaplanması suretiyle rapor tanzimi istenilmiş, bankacı bilirkişi ... ... havale tarihli dilekçesinde özetle; "...davalı asıl borçlu ... ... şirketinin ticari kart kredisinden doğan borcunun takip tarihi itibariyle ...
TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL olduğu, davalı kefillerin sorumluluğu yönünden ise davacı banka tarafınca davalı ... ... şirketine açılan ve kullandırılan ticari kredi kartı kredisinden doğan ve ... kat tarihi itibariyle toplam ...
TL olarak belirlenen davacı banka alacağının davalı kefiller ..., ... ve ...'nın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerinin söz edilen banka alacağının tamamından ve kendi temürrüdünden sorumlulukları doğmaktadır.
Her birinin ayrı ayrı ve tahsilde tekerrüre yer verilmemek kaydı ile ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin takip tarihi itibariyle sorumluluklarında yukarıda asıl borçlu için yapılan hesaplamanın aynen geçerli olduğunu, davacı bankanın çek raporlama kayıtlarına göre davalı şirkete mülga 3167 sayılı çek yasası kapsamında ... tarihinde teslim edilen ...-... numaralı havi çek defterlerinden ... numaralı çek yaprağının davalı şirketin yedinde bulunmakla kat ve takip tarihi itibariyle TC merkez Banrkasında belirlenen ...
TL sorumluluk tutarı üzerinden davacı banka için gayri nakdi kredi riski oluştuduğu ve genel kredi sözleşmesinin 9.21 maddesi uyarınca tedbir mahiyetindeki depo talebinden davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefillerin sorumlu bulundukları, ancak 5941 sayılı Çek yasası uyarınca mülga yasa kapsamında verilen çeklerin ... tarihine kadar bankaya ibra zedilmemesi halinde muhatap bankanın yasal garanti bedeli ödeme yükümlülüğünün sona erecek olup, yargılama sürecinde söz konusu çek yaprağıyla ilgili başvuru ve talep süresinin geçtiği,
diğer taraftan davaya konu icra takibinde yapılan depo talebinin ... zaman aşımı tarihine kadar olmak kaydı şartıyla yapılmış olmasının gerektiği..." şeklinde hesap ve değerlendirme yapılmıştır.
Davalılar vekillerinin düzenlenen bankacı bilirkişi kök raporuna yönelik itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, bankacı bilirkişi ... havale tarihli ek raporunda özetle; "...davalı asıl borçlu ... ... şirketinin ticari kart kredisinden doğan borcunun takip tarihi itibariyle ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ...
TL olduğu, davalı kefillerin sorumluluğu yönünden ise davacı banka tarafınca davalı ... ... şirketine açılan ve kullandırılan ticari kredi kartı kredisinden doğan ve ... kat tarihi itibariyle toplam ... TL olarak belirlenen davacı banka alacağının davalı kefiller ..., ... ve ...'nın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerinin söz edilen banka alacağının tamamından ve kendi temürrüdünden sorumlulukları doğmaktadır.
Her birinin ayrı ayrı ve tahsilde tekerrüre yer verilmemek kaydı ile ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin takip tarihi itibariyle sorumluluklarında yukarıda asıl borçlu için yapılan hesaplamanın aynen geçerli bulunduğu...." şeklinde hesap ve değerlendirme yapılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafında mahkememize resen sunulan ... tarihli raporda ise; sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda ticari kart kredisinden doğan banka alacağının ... tarihi itibariyle ... TL olduğunun raporun içeriğinde belirlenmesine rağmen hesaplama tablosunda asıl alacak tutarının ... TL olarak anılmasıyla maddi hata yapıldığının anlaşıldığı belirtilerek, doğru olan hesaplama tablo halinde mahkememize sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı; tarafların iddia ve savunmaları, davaya konu icra takip dosyası içeriği, genel kredi sözleşmesi, söz konusu sözleşmeye istinaden oluşturulan banka kayıtları, düzenlenen bankacı bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; davalı asıl borçlu ... şirketinin ticari kart kredisinden doğan borcunun takip tarihi itibariyle ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ...
TL olduğu, davalı kefillerin sorumluluğu yönünden ise davacı banka tarafınca davalı ... ... şirketine açılan ve kullandırılan ticari kredi kartı kredisinden doğan ve ... kat tarihi itibariyle toplam ...
TL olduğu, davalı kefiller ..., ... ve ...'nın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerinin söz edilen banka alacağının tamamından ve kendi temürrüdünden sorumlu oldukları anlaşılmakla icra takibinde talep edilen miktar gözetilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve takibe konu edilen alacak miktarı belirlenebilir nitelikte olduğundan ve davacı tarafın talebi bulunduğundan hükmolunan alacak miktarının % 20'si oranında icra ve inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/316, K. 2019/357, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama