KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2019
- Esas no
- 2017/468 Esas
- Karar no
- 2019/583
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 16/08/2017
Karar Metni
2.350 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davalılardan borçlu ... lehine kullandırılan ticari krediler nedeni ile adı geçen kredi borçlusu ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeleri müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredilerden kaynaklanan borcun ödenmemesi sebebiyle Antalya ...Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek banka alacağının ödenmesi hususunun borçlulara bildirildiğini, ancak davalılar tarafından ihtara konu borç tutarının ödenmediğini,
borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, borçlular vekili tarafından ilgili İcra Müdürlüğüne borca ve fer'ilerine itiraz edildilerek takibin durdurulduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı-borçluların haksız ve dayanaksız itirazlarının iptali ile Antalya ...İcra Müdürlüğü .../...
Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin devamına, takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı-borçlulardan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı-borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalıların takibe konu borca ilişkin gönderilen hesap kat ihtaranamesine itiraz ettiklerini, hesap özetinin kesinleşmediğini, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, davalının kredi sözleşmelerinden iddia edildiği kadar borcu bulunmadığını, borca teminat olarak verilen ipoteklerin satılarak paraya çevrildiğini ve alacaklı bankanın alacağını tahsil ettiğini, alacaklı bankanın 51 adet çek için talep ettiği gayrinakdi alacağında haksız ve kötüniyetli olduğunu, çeklerin 5 yıl önce müvekkiline teslim edilen çekler olduğunu,
bir çok çekle ilgili talep hakkının zamanaşımına uğradığını, talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun bulunmadığını, yapılan ödemelerin ipoteklerin satışından gelen paraların müvekkilinin borcunu hala kapatmaya yetmediğini, oysaki sadece ipotek satışlarından ...
TL. tahsilat sağlandığını, ipotekle teminat altına alınan kısmın huzurdaki davaya konu icra takibindeki alacaktan mahsup edildikten sonra işlem yapılması gerektiğini belirterek haksız ve kötüniyetli davanın reddi ile davacının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Temlik Alan vekilinin ... tarihli dilekçesinde; Mahkememizin .../... esas sayılı dosyasından ve davaya esas icra dosyasından doğan tüm hak ve alacakların temlik alan ..." tarafından temlik eden davacı "..." den temlik alındığını, temlik işlemine ilişkin temlik eki, temlik sözleşmesi, temlik alan "..."adına düzenlenmiş vekaletnamenin dosyaya ibraz edildiği beyan edilmiştir.
Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine ... TL TTK alacağı, ... TL TTK alacağı faizi, ... TL ... alacağı, ... TL ... alacağı, ... TL Teminat mektup bedeli, ... TL Çek Bloke Bedeli, ... TL B.S.M.V. Olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurduğu görülmüştür.
Mahkememizce yargılama sırasında dava dosyası, takip dosyası, takip tarihi itibari ile davacı banka tarafından talep edilebilecek alacak miktarının tespiti için bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli rapor dosyamıza ibraz edilmiştir
Mahkememizin ... tarihli celse ... nolu ara kararı gereği alınan raporun mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli nitelikte olmadığı görülmekle yeni bir bankacı bilirkişiye tevdi ile alınan ilk bilirkişi raporundaki çelişkilerde giderilmek sureti ile takip tarihi itibari ile talep edilebilecek alacak miktarı ile dava tarihi itibari ile itirazın iptali davası açılmakta haklı olunan miktarlar ayrı ayrı belirlenerek (takip tarihinden sonra dosyaya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle) rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi mahkememize sunduğu ... tarihli raporda özetle.
"1-Davalı asıl borçlu ... Şirketinin takip tarihi itibariyle kredi kullanımından doğan borcunun hesaplanması: ... Asıl alacak, ... İşlemiş temerrüt faizi, ... Gider vergisi, ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. Bulunmaktadır. Talep sınırları gözetildiğinde ise banka alacağı: ... Asıl alacak, ... İşlemiş faizi ... Gider vergisi, ... İhtar.masrafı olmak üzere toplam ... TL. Olmaktadır.
Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %3,12 temerrüt faizine ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
2-Yukarıda Gayri Nakdi Krediler bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Davacı bankanın Gayri Nakdi Teminat Mektubu kredisinden depo talebi teminat mektubunun yürürlükte ve geçerli olduğu tevsik etmemesi, Gayri nakdi çek kredisinden depo talebinin ise gerek davalılardan çek yapraklarının garanti tutarlarının depo edilmesi talep hakkının sözleşmede düzenlenmemesi ve gerekse teslim edilen çek yapraklarının üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren hamilinin sorumluluk tutarı talebinin 5 yılık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kesin surette, Yerinde bulunmamaktadır.
3- Sözleşme ve sözleşmeye bağlı kefalet sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatına haiz ... Şirketi, ..., ..., ...’ın, kefalet limitleri dahilinde bulunan banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden sorumlulukları doğmaktadır.
Davalı müteselsil kefillerin ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları gözetildiğinde her birinin ayrı ayrı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarih itibariyle kefalet sorumlulukları, yukarıda 1 .maddede davalı asıl borçlu şirket için yapılan hesaplama ile aynı bulunmaktadır. 4-Davalılar vekilinin önceki bilirkişi raporuna itirazında ipoteğin paraya çevrilmesinden ... İcra Müdürlüğünden ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ...
TL. olarak gelen paraların borca nasıl mahsup edildiğinin açıklanmadığı belirtilmektedir. Yukarıda taksitli ticari kredi işleminin incelenmesi bölümünde ... İcra Müdürlüğünden gönderilen havalelerin ... tarihinde ... TL. ve ... tarihinde ...
TL. olarak davalı şirketin ticari mevduat hesabına alacak kaydedildiği ve bu tutarların eski ve dava ve icra takibi taksitli kredilere dava ve icra takibine konu taksitli kredinin vadesi gelen taksit tutarlarına mahsup edilmiş, kalan bir paranın bir bölümü vadeli mevduat olarak değerlendirilmiş olup, ... tarihinde ise kalan paradan kredinin vadesi gelmemiş taksitlerinin anapara tutarlarına mahsup yapılmıştır. ... tarihi, kat ve takip tarihinden sonra yapılan ödeme bulunmamaktadır.
Yukarıda tabloda gösterildiği üzere ... tarihinde ...
TL. kredinin henüz vadesi gelmeyen taksitlerinin anapara tutarına mahsup edilmiştir. ... tarihinde ticari mevduat hesabından yapılan her bir işlemin açıklamalı olarak yer aldığının davalı şirket tarafından bilindiği, kredi sözleşmesinin 31.2 maddesinde sözleşmenin feshi ve kredi hesabının kat edilmesinde sayılan hallerin bankaya tek taraflı geniş yetki verdiği dikkate alınarak Sayın Mahkemenin takdirine, kat ihtarnamesiyle kredi hesabının banka tarafından tek taraflı fesih edilerek, taksitli kredi hesabına muacceliyet verildiğinin kabulüyle hareket edilerek,
takip tarihi itibariyle davalıların sorumlulukları hesaplanmıştır." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizin ... tarihli celse ... nolu ara karar gereği dosya rapor tanzim eden bilirkişiye yeniden tevdi edilerek taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi mahkememize sunduğu ... tarihli raporda özetle.
"Davacı banka vekilince yapılan tüm itirazlar yukarıda ayrı ayrı değerlendirilmiş olup, dosyaya getirtilen ipoteğin para çevrilmesi yoluyla takip dosyasıyla ilgili olarak taraflar arasında Antalya ...îcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında görülen takibin iptali davasına ise mevcut itirazlara karşın raporumuz emsal olarak tevdi edilmiştir.
Diğer taraftan dosyaya tevdi edilen ... tarihli önceki bilirkişi raporuna davacı banka vekilince ... tarihli dilekçeleriyle yapılan itiraz sonucunda dosyanın başka bir bilirkişiye gönderilmesi talep edilmekle birlikte, tarafımızca düzenlenen rapora yapılan itirazlarda ise önceki raporda itiraz edilmeyen kısımların tarafları lehine kazanılmış usulü hak oluşturduğu şeklinde çelişkili beyanlarda bulunulmuştur.Sonuç olarak, yukarıda açıklanan teminat mektubu depo talebi dışında, dosyaya sunulan raporumuzda yeniden inceleme ve hesaplama yapılacak bir husus bulunmadığı" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak borçlu ve müteselsil kefiller hakkında yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle takibe dayanak genel kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu ile müşterek borçlu müteselsil kefillerin takip tarihi itibari ile sorumlu oldukları alacak miktarının tespitine ilişkindir.
Dava dosyasında davalı borçlu şirket ile davacı banka arasında ... tarihli ve ... tarihli iki ayrı genel kredi sözleşmesi ile ... tarihli çek taahhütnamesi imzalandığı, diğer davalıların kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu görülmüştür.
Çerçeve niteliğindeki genel kredi sözleşmesi ve ticari taşıt kredi sözleşmesine dayalı olarak davanın borçlu şirkete açılan ve kullandırılan icra takibine konu kredi sözleşmelerinin incelenmesinde; ... tarihli genel kredi sözleşmesinin 5.1.3.maddesine dayalı olarak borçlu şirkete ... tarihinde 36 ay vadeli ... TL tutarında kredi açıldığı görülmüştür.
Davalı borçlu şirkete kullandırılan kredi tutarından şirketin taksitli kredisinin tahsil edildiği, davalı şirketin ticari mevduat hesabına ... İcra Dairesinden gelen ... TL eft havalesinden ise taksitli kredinin geciken ilk üç taksidinin taksit gecikme faizleri ile birlikte tahsil edildiği, ... tarihinde ise ... İcra Dairesinden ipotek satış bedeli olarak gelen ... TL havale işlemi ile birlikte davalı şirektin mevduat hesap bakiyesinin ...
TL olduğu, bu tutardan taksitli kredinin ... vadeli 4.taksitinin alındığı, ayrıca vadesiz ticari mevduat hesabından alınan ... TL tutarla vadeli mevduat hesabı açıldığı, ticari mevduat hesabı bakiyesinden ... tarihinde ... vadeli 5.taksidin, ... tarihinde 6.taksidin, ... tarihinde ... vadeli 7.taksidin, ... tarihinde 8.taksidin, ... tarihinde 9.taksidin, ... tarihinde 10.taksidin, ... tarihinde 11.taksidin tahsil edimesi ile mevduat hesabından ...
TL kaldığı, kredi borcunun 11 taksit tutarının tahsil edilmesinden sonra mevduat hesabında kalan para mevcudu ve vadeli mevduat hesabından ... TL aktarılması ile oluşan mevduat hesabı bakiyesinden kredinin vadesi gelmeyen ... - ... vadeli 12 ve 13. taksitlerinin ana para ve faizleri ile birlikte mahsubunun yapılması ile kredinin ... tarihi itibari ile ...
TL ana para bakiyesinin bulunduğu, buna göre bankanın vadesi gelmeyen ... ve ... vadeli taksitlerin ana para ve faizleri olmak üzere taksit tutarlarını tamamen tahsil ettiği görülmüştür.
Davacı banka tarafından vadesi gecikmiş taksit borcu olmayan taksitli kredinin ... tarihli kat ihtarnamesi ile ... TL üzerinden kat edildiği görülmüş ise de ; kat ihtarnamesi hesap özetinden söz edilen talebin mevcut ödeme planına göre tahsili geciken ana para tutarı ve ana paraya isabet eden geciken faiz tutarının olmadığı görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen çerçeve niteliğindeki kredi sözleşmesi temerrüt halleri ve takip hükümlerini düzenleyen 31.maddesinde ; kredi geri ödemesinin vadeye bağlandığı durumlarda vade tarihinde banka alacaklarının muaccel hale geleceği yazılı olup, bankanın tek taraflı sözleşmenin fesih ve kredi hesaplarının kat edilme hallerinin sıralandığı, davacı banka tarafından kredi hesabının ... tarihinde vadesi gelmemiş taksitlere ilişkin erken tahsilat yapılması ve kredi hesabının ... tarihinde tek taraflı olarak kat edilmesine herhangi bir gerekçe gösterilmediği görülmüştür.
Ancak ... tarihinde ticari mevduat hesabından yapılan her bir işlemin açıklamalı olarak yer aldığı ve davalı şirket tarafından bilindiği görülmekle tacir olan davalı borçlu şirketin banka tarafından yapılan tahsilatı kabul ettiği sonucuna varılmış, davalı kefillerinde taraflar arasındaki kredi sözleşmesindeki hükümler ile TBK'daki hükümler çerçevesinde kefaletlerinin geçerli olduğu ile ödenmeyen kredi borcundan borçlu davalı şirketi ile birlikte sorumlu oldukarının kabulü gerekmiştir.
Davacı banka tarafından kullandırılan teminat mektubu kredisine ilişkin olarak borçlu şirkete ... tarihinde ... TL tutarlı kesin teminat mektubu verildiği, kredi sözleşmesinde davacı bankanın temerrüt hallerinde teminat mektubu tutarının iadesini veya doğabilecek riske karşı tedbir mahiyetinde gayri nakdi risk tutarının depo edilmesini talep edebileceği hususunun yazılı olduğu, ancak teminat mektubu tutarının tazmin edilmesi ile nakde dönüşen bir risk tutarının somut olayda olmadığı görülmüş bu hali ile bankanın teminat mektubu depo talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı bankanın gayri nakdi çek kredisi yönünden talebinin değerlendirilmesinde; borçlu şirkete 5941 Sayılı Çek Yasası uyarınca 2011 ve 2012 yıllarında çek yapraklarının teslim edildiği, çek yapraklarının karşılıksız kalması nedeni ile bankanın yasal garantisi altında nakde dönüşen nakdi kredi oluşturan işlemin bulunmadığı görülmüştür.
Dava dilekesi ekinde davalı borçlu şirketçe imzalı olan ... tarihli çek taahhütnamesinin ise 3167 Sayılı Yasa hükümlerine göre düzenlenmesi nedeni ile geçerliliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 17. ve 19.5 maddesinde tazmin edilerek nakde dönüşen çek yapraklarından doğan banka riskinden davalı şirket ve müteselsil kefillerin sorumlu olacağı anlaşılmaktadır, ancak davacı bankanın depo talebi henüz nakde dönüşmeyen ve çek kanunu uyarınca bankanın ödeme sorumluluğu nedeni ile doğabilecek nakdi riski karşılamak amaçlı tedbir mahiyetinde olup ortada nakdi bir kredi riski bulunmadığından depo talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca 5941 Sayıl Çek Yasası uyarınca verilen çek yapraklarından dolayı karşılıksız olduğu tespit edilen çek yaprağı için talep hakkı çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yılılk zaman aşımına tabi bulunmaktadır.Davacı bankaca çek yapraklarının üzerindeki baskı tarihleri tevsik edilmemekle birlikte çek baskı tarihleri doğal olarak çek teslim tarihinden daha geride olacağıda gözetildiğinde davalı şirket sorumluluğundaki çek yapraklarının kat tarihi, takip tarihi ve dava tarihi itibari ile bankanın yasal sorumluluğu açısından zaman aşımına uğradığı görülmüş,
bu itibarla davacı bankanın gayri nakdi çek kredi nedeni ile depo talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/04/2018 gün, 2017/4575 Esas, 2018/1823 Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde belirtildiğinden reddedilen ... TL teminat mektubu ile ... TL çek bloke bedeli yönünden davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen,
harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davacının itirazın iptali isteminin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/468, K. 2019/583, 27 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama