KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/474
- Karar No
- 2020/502
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Esas no
- 2017/455 Esas
- Karar no
- 2020/452
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 08/08/2017
- Karar tarihi
- 01/10/2020
Karar Metni
1.412 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
... günü saat ... sıralarında, sürücü ...' in sevk ve idaresindeki davalı şirket tarafından ... poliçe numarasıyla sigortalı ... plakalı aracı ile ... caddesini takiben ... ... istikametine seyri esnasında ... caddesi kavşağına geldiğinde kendisine kırmızı ışık yandığı esnada geçerek aracının ön tampon kısmı ile davacı ...' un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarptığını, davacının ... Caddesini takiben ...
Caddesi istikametine seyri esnasında bahse konu kavşağa geldiğinde kendisine yeşil ışık yanarken geçiş yaptığını ve bu esnada sağ arka kapı orta kısmından davalı kontrolünde ki araç ile çarpışarak sağ ön tekerlek ve sol ön tamponun zarar görmesi ile sürüklenerek sağ arka tekerle orta refuja çarparak orta refuj üzerinde bulunan ışıklı elektrik direğine sol ön kapı kısmı ile çarparak zarar vermesi sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kasası meydana geldiğini,
davaya konu söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/a hükmünde belirtilen sürücülere ait asli kusurlardan "kırmızı ışıklı trafik işaretine veya yetkili memurun dur işaretinde geçme" kuralını ihlal etmekten kaynaklandığı için kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...' in asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, davacı ...' un kaza tespit tutanağıyla da sabit olmak üzere bu kazanın oluşumunda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle davacının ağır yaralandığını, vücudunda kırık ve ezilmeler meydana geldiğini,
bu kazaya ilişkin davacının hastanelerce tanzim edilmiş tıbbi raporları ve belgeleri ekte sunduklarını, davacının iş göremezlik sonucunun doğduğunu, sürekli iş göremezlik sebebiyle maddi tazminat talep ettiklerini, bu kaza sebebiyle davacının defalarca hastanelere gidip operasyon geçirdiğini, maddi zararlarında yanında telafisi imkansız manevi hasarlara uğradığını, bu nedenle ...
TL manevi tazminatın davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davacı için fazlaya ilişkin talepleri ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile ... TL sürekli iş göremezlik nedeni ile maddi tazminatın ve ... TL manevi tazminatın davalılardan tazmininin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyamız tarafların kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda:
--Kamyonet sürücüsü ...' in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
--Otomobil sürücüsü ...' un kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor sunmuştur.
Daha sonra dosyamız davacının maluliyet oranlarının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda:
... oğlu, ... doğumlu ...'un ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin geçici veya sürekli herhangi bir bakımına muhtaç durumda kalmadığı kanaatini bildirir rapor sunmuştur.
Daha sonra dosyamız alanında uzman aktüerya bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda;
... tarihinde trafik kazası sonucu kalıcı sakatlık oluşmayan ve 3 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'un,
-Sürekli İşgücü kaybına bağlı zararı olmadığı,
-Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ...(TL) olduğu hesaplandığı kanaatini bildirir rapor sunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir.
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunmasına rağmen davacının 3 aylık geçici iş göremezliğe uğradığı ve bu zararın SGK tarafından karşılandığı anlaşıldığından davacının maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme:
TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür.
Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/474, K. 2020/502, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama