KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/65 Esas
- Karar no
- 2019/595
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/01/2018
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ve davalı ...'e ait ... plakalı araç ile tek yönlü geri gitmenin yasak olduğu ... içerisinde yaya olarak yolun karşısına geçmek isteyen müvekkiline aracın çarpması sonucu müvekkilinin ayağının kırıldığını, adli tıp raporuna göre basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yalandığının ilgili ceza dosyasında tespit edildiğini, alınan trafik bilirkişisi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalının asli kusurlu olduğunu,
olaydan sonra müvekkilinin bacağında kalıcı olarak aksaklık meydana geldiğini ve tedavi ve iyileşme süresince eğitimine devam edemediğini, davalı sigorta şirketine oluşan zararın poliçe teminat kapsamında giderilmesi için başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından müvekkilin maluliyet raporu istendiği için bu raporun müvekkiline sağlık kuruluşlarınca verilmediği için sigorta şirketi ile anlaşma durumu olmadığını, davalı şirket herhangi bir ödemede bulunmadığı için iş bu davayı sigorta şirketine araç sürücüsüne ve araç sahibine açtıklarını,
davanın kabulü ile davanın kabulünü ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıların sorumluluk kapsamı ve miktarı içerisinde kaldığı miktarlarla sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davaya konu ... plakalı aracın sigortacı şirket tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, ZMMS meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, bu sebeple dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını ve ticari iş niteliğinde olmadığını,
bu nedenle davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin reddi gerektiğini, açılmış olan hasız ve mesnetsiz davanın sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BEYAN
Davalı ... mahkememize sunmuş olduğu dilekçesi ile, davaya konu araç sahibi olması nedeniyle kazanın ... tarihinde olması nedeniyle zamanaşımı olduğunu, 3 yılı aşkın sürede dava açılmadığını, haksız yere mağdur edilmesi sebebiyle aracına konulan tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
BEYAN
Davacı vekili mahkememize sunmuş oludğu ... tarihli dilekçesi ile davaya konu maddi tazminat istemlerinden feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını, feragat kapsamı dışında olan manevi tazminat istemlerinin sigorta şirketi dışındaki davalılara karşı devam ettiğini bildirmiştir. BEYAN. Davalı sigorta şirketi vekili mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat nedeniyle karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
DELİLLER
Dosyada bütün deliller toplatılmış, davacı maluliyet raporu aldırılmak üzere Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda kişinin özür oranının %0 olduğu bildirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasıdır. Davacı taraf maddi tazminat davasından feragat ettiğinden maddi tazminat davacının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden " Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır.
Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır.
Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır.
Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede; olayın oluş şekli, tararfların sosyal ve ekonomik durumları ile kusur oranları, davacıların olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak hak ve nesafete göre davacı lehine ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/65, K. 2019/595, 1 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama