KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Esas no
- 2018/670 Esas
- Karar no
- 2021/178
- Dava
- Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
- Dava tarihi
- 25/10/2018
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı taraf arasında ... tarihli ihracat ve satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı şirketin sözleşmede belirtilen ürün ve ekipmanları ihraç yolu ile müvekkiline satmayı taahhüt ettiğini, karşılığında müvekkili tarafından ... $ ödeme yapılması hususunda anlaşıldığını, müvekkili şirketin bu sözleşmeye istinaden parça parça toplam ... $ tutarında davalı şirketin garanti bankası hesabına ödeme yaptığını, ancak davalının sözleşmede belirtilen malları eksik gönderiğini ve eksik fatura kesildiğini,
bu nedenle davalı şirketin müvekkili şirketten fazla para tahsil ettiğini bu sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... $ 'ın dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davanın yetkili mahkemede açılmadığından yetki itirazları olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin yapmış oldukları sözleşmede ... ... nin mahkemelerini yetkili kıldıklarından davanın ... ... de açılması gerektiğini, ticari olsun veya olmasın bir şirket sözleşmesine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplarıyla şirket veya ortaklar arasındaki davaların vekaletnameden, komisyon sözleşmesinden, acentalık sözleşmesinden,
ticari komisyon ücreti davası hariç komisyonculuk sözleşmesinden doğan bütün davalar; müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile sözleşmesi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, özellikle ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması nedeniyle açılacak davalar hariç olmak üzere istisna sözleşmesinden doğan bütün davaların zaman aşımına bağlandığını, bu sebeple davacı tarafın sözleşmeden kaynaklandığını iddia ettiği alacağı kabul etmemekle birlikte davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere;
davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, davacı tarafın, iddia etmiş olduğu hususların ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketin sahte fatura düzenleyerek mali suç işlediğini bu konuda kendilerine farklı fatura kesildiğini iddia ettiklerini,
bu iddiaların somut hiç bir veriye dayanmayan tamimiyle müvekkil şirketi karalamaya yönelik asılsız bir iddiadır müvekkil şirket saygın bir ihracatçı olup bu ülkenin gayri saf,i milli hasılatına katkı sağlayan bir şirket olup yapılan en son vergi barışı ile tüm yasal haklarını kullanarak vergilerini ödediğini ve bu konuda ne bir vergi sıkıntısı nede iddia olunan bir durum süz konusu olmadığını, Sözleşme yapılıp malların gönderilmesinin üzerinden beş yıl gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen davacı şirketin müvekkil şirkete bu konuyla ilişkin tek bir ihtarı olmadığını bu sebeplerle, davanın reddine,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava ticari ilişkiye dayalı alacak davasıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/4441 E. 2018/11488 K. Sayılı ilamında. "6100 sayılı HMK'nun 114/1-f maddesinde ise; vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartlarından birisinin eksik olması halinde nasıl hareket edileceği de HMK’nun 115. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; uyuşmazlık konusu olan dava şartı eksikliği tamamlanabilir bir eksiklik olduğuna göre HMK’nun 115/2. maddesi uyarınca davacı ... yönünden HMK’nun 74. maddesine uygun vekâletname ibraz etmesi için kesin süre verilmesi, verilen kesin süre beklenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde gecikmesinde sakınca bulunan bir hal bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.
Somut davada; davacı vekilinin vekaletnamesinin süreli olduğu ve ... tarihi itibariyle süresinin dolduğu tetkik edilmiş olup mahkememizce davacı asile uluslararası tebligat çıkartılarak, davacı vekilinin ... tarihli beyan dilekçesinin de tercümesinin yapılarak ve davetiye eklenerek davacıya davaya devam edip etmeyeceği, davaya başka bir vekil ile devam edip etmeyeceği, başka bir vekil ile ya da mevcut vekil ile davaya devam edilecek ise bu vekaletnameyi mahkememize göndermek üzere tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine,
mahkememize gerekli bildirim yapılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddolacağının ihtarına yönelik ara karar kurulmuş ve mahkememizin ihtarı davacı şirkete tebliğ edilmesine rağmen 2 haftalık kesin sürede davacı tarafça bir cevap verilmediği anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/670, K. 2021/178, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama