KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas no
- 2018/84 Esas
- Karar no
- 2020/674
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 09/02/2018
Karar Metni
2.361 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde sürücüsü ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 3 şeritli ... karayolundan sağ şeritte ... istikametine seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta şeride girmesi sonucunda ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına kendi aracının ön kısımlarına çarpması,
daha sonrasında da ...' ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına aracının sağ kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, söz konusu kaza sonrasında aracın direksiyon simidinin yerinden çıktığını, direksiyon çubuğunun göğsüne saplandığını, müvekkilinin vücudunda kırıklar meydana geldiğini, kaza sonrasında defalarca platin takıldığını, müvekkilinin yüksek oranda özürlü kalmasının ihtimalinin yüksek olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin eşi, annesi,
kayınvalidesi ve araçta bulunan iki çocuğun da ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin ... ve ... olarak görev yaptığını, bu nedenlerle uzun süre çalışamayacak durumda kalan müvekkili lehine BK. M.
76. Gereğince mahkememizce takdir edilecek miktarda geçici ödemeye hükmedilmesine, müvekkilinin alacağının tahisliinin imkansız hale gelmemesi için mümkünse teminatsız olarak, ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın üzerine ve davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına, geçici iş göremezlik nedeniyle ... TL sürekli iş göremezliği nedeniyle ... TL olmak üzere toplam ...
TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilie ile müvekkiline ödenmesine, ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işyeleycek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' un müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte müvekkiline ödenmesine, HMK 329.
Maddesi gereğince davalıların müvekkili tarafından tarafına ödenecek vekalet ücretini de ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ve ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle: ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...’un sahibi olduğu, diğer müvekkili ...’ ın sevk ve idaresinde olan ... sayılı plakalı araç seyir halindeyken ani teker patlaması şeklindeki teknik arıza nedeniyle kaza meydana geldiğini, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkillerinin hiçbir kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, dava yetkili mahkemede açılmadığını ve yetki itirazında bulunduklarını,
müvekkillerinin taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini ve Yerleşik Yargıtay karaları ve hukuk kurallarına aykırı bu karardan dönülmesini arz ve talep ettiklerini, olay sonrasında tutulan kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, olay yerinde tanıklarının mahalde dinlenmesini ve keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmasını ve kaza ile ilgili olarak ceza soruşturmasının beklenmesini talep ettiklerini, kazaya karışanlardan ... sayılı plakalı araç sürücüsünün ifadesinde davacının ... sayılı plakalı aracı sollamaya çalıştığını, davacının çok hızlı şekilde araç kullandığını ve yavaşlamadığını,
fren izinin dahil bulunmadığını, davacının aracında 5 kişilik yer olmasına karşın 6 kişilik yolculuk yaptıklarını, müvekkili ...' ın kaza sonrasında ağır şekilde yaralandığını, 30 gün yoğun bakımda kaldığını, kabul anlamına gelmemekle tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ...
Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’ne gönderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... C. Başsavcılığı' nın .../... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiştir. Daha sonra dosyamız ...' ın Kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda:
-Sürücü ...’ın kusursuz olduğu,
-Lastik patlamasının olayın oluş üzerine %100(yüzde yüz) oranında etkili olduğu ,
-Davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor sunmuştur.
Dosya ...' ın maluliyet oranlarının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda:
... ve ... oğlu, ... doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b'ye göre özğr oranı % 5, Tablo 3.9'a göre özür oranı % 10, Balthazaard formülüne göre özür oranı % 15, Tablo 3.2'ye göre tüm vücut özür oranı % 8 olarak tespit edildiğine göre;
1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu,
2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatini bildirir rapor sunmuştur.
Daha sonra dosyamız alanında uzman aktüerya bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda;
... tarihinde trafik kazası sonucu %8 oranında sürekli, 6 ay geçici iş göremezlik durumu gelişen davacı ...'ın
-Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... (TL),
-Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ...(TL)olarak hesaplandığı kanaatini bildirir rapor sunmuştur.
Daha sonra dosyamız rapor aldırılmak üzere İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmiş ve dosyamız İTÜ.Trafik Kürsüsünden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve bilirkişilerin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda;
I-Davalı sigorta şirketine Trafik Sigortası poliçesi ile sigortalı, ... plaka numaralı davalı kamyonetinin sağ arka lastiğinin patlaması şeklinde tezahür eden teknik arızanın, davalı aracı yetersizliğinin, birinci dcrecede, tam ve takdiren % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,
II-Davalı sürücü ... ın, etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı,
III-Davacı sürücü ...' ın, etkili herhangi bir kural İhlalinin mevcut olmadığı,
IV-Dava dışı sürücü ...' ün, etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı kanaatini bildirir rapor sunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, TBK 49 vd. maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıklardan en önemlisi kazadaki kusur oranlarına ilişkindir. Mahkememizce aldırılan her iki kusur raporunda kazaya karışan her iki sürücünün kusursuz olduğu, davalı tarafın aracının lastiğinin patlamasının kazaya sebebiyet verdiği tespit edilmiştir.
Yargıtay 17. HD E. 2019/6131 K. 2020/3789 saylı davamıza emsal kararında aynen şu ifadelere yer vermiştir:
"2918 sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenen ölmesi veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteninin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlemesine; aynı yasanın 86/1. maddesinde ise; işletenin, mücbir sebebten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında ve gereği gibi yapılmamış olmasından ileri gelir ki; bu da araç sahibi ve işleten için bir kusur teşkil eder. Teknik arıza kural olarak umulmayan bir hal olup önceden sezilemez ve önlenemez niteliği kanıtlanmadıkça bu hal bakım kusuru oluşturmaktadır. Bu hali 2918 sayılı K.T.K.'nun 86/1 maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan mücbir sebep değil, umulmayan hal olarak kabul edip,araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir. Çünkü genellikle bu nitelikteki teknik arızaları önlemek ve karşı koymak mümkündür.
Mücbir sebep sayılmayan teknik arızalar toplumda yarattığı devamlı tehlike alanı ve doğuracağı ağır zararlar nedeniyle işletenin aracın bakımından dolayı göstermesi gereken objektif özeni aşar nitelikte olmalıdır. Bu nedenle işleten ya da (eylemlerinden sorumlu tutulduğu) araç sürücüsü gibi kimselerin aracı 3. kişilere zarar vermeyecek şekilde ihtimamla kontrol ve bakım altında tutmaları gerekir. Teknik arıza önlenememişse, işletmede bir eksiklik, hata, bozukluk ve düzensizlik var demektir. Yargıtay'ın teknik arıza konusundaki yerleşik içtihadı da bu doğrultudadır.
Somut olaya bakıldığında; ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre; davalının maliki olduğu araç sürücüsü dava dışı ...’un, lastiğin patlaması nedeniyle, aracın kontrolünü kaybetmesi neticesinde kazanın meydana geldiği görülmektedir.
O halde, mahkemece, dava konusu aracın periyodik bakım ve tamirlerine ilişkin tüm belgelerin gerekirse taraflardan da sorularak bulunduğu yerlerden getirtilmesinden sonra, dosyanın İTÜ ya da Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetine tevdii ile kaza tespit tutanağı, ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun da irdelendiği, aracın işletilmesiyle ilgili olarak davalının ve dava dışı sürücünün bakımsızlıktan (teknik arızadan) kaynaklanan öngörülebilir işletme kusurunun bulunup bulunmadığı, işletme kusuru varsa bu olgunun kazaya etkisi, dolayısıyla, olaydaki kusur oranlarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı ve gerekçeli, denetime açık şekilde rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir."
Yukarıdaki emsal karar da nazara alınarak her ne kadar davalı sürücü ...'ın kazada etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiş ise de aracın bakımsızlığı ve yetersizliği nedeniyle lastiğin patlamış olması ve bu durumun da kazaya sebebiyet vermesi yönelik İTÜ kusur raporuna itibar edilerek davalı tarafın kaza nedeniyle davacı tarafa karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır.
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle davalı sürücünün , araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmakla mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar ... TL olarak bulunmuş ve bu miktar üzerinden artırılan maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme:
TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür.
Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/84, K. 2020/674, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama