KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2020
- Esas no
- 2019/569 Esas
- Karar no
- 2020/69
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/11/2019
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin ... olduğunu, davalı borçlunun müvekkilinden işletmekte olduğu ... isimli iş yerine takibe konu irsaliyeli faturalara istinaden ... tarihinde 50 kg un ve ... tarihinde 50 kg un satın aldığını ve malların kendisine irsaliyede görüldüğü üzere imza karşılığında teslim edildiğini, müteveffa borçlunun işletmekte olduğu işyerinin bir aile işletmesi olduğunu, ...'nin burayı kardeşi ... ve babası ... ile birlikte işlettiğini, irsaliyede de malların teslim alındığına dair imzayı atan ...'nin kız kardeşi ... olduğunu, davalı borçlunun toplamda ...
TL meblağlı fatura bedellerinin ... TL sini mahtelif tarihlerde müvekkiline ödediğini, kalan ... TL sinin ise müvekkilin çabalarına rağlen tahsil edilemediğnii, bu sebeple Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını fakat başlatılan takibe boçlunun ... tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiş ve takibin durdurulduğunu, bu sebeplerle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Vergi Dairesine, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Ticaret ve Sanayi Odası'na, müzekkere yazılmış, Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, mahkememize sunulan müzekkere cevaplarında, yapılan incelemede ..., ... , ... unvanı altında firma kaydına rastlanılmadığını belirtilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan İtirazın İptali davasıdır.
7155 sayılı Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunun 20 inci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi 1. Fıkrasında “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” denmektedir.
HUAK m. 1/2 ve TTK 5/A maddesi birlikte değerlendirildiğinde; Kanun koyucu tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarından, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında davadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı sayılmıştır.
Ticari hayatın gerektirdiği sürat, güvenlik ve esneklik, ticari uyuşmazlıkların özel usuller içerisinde süratle çözümlenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Düzenlemesi de bu ihtiyacı karşılamak için getirilmiştir.
7155 sayılı Kanunun 20. Maddesinin gerekçesi şöyledir: “Maddeyle, 6102 s. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içerisinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesi amaçlanmaktadır.”
Kanun gerekçesi de değerlendirildiğinde Kanun koyucunun bu düzenlemedeki amacının; zorunlu arabuluculuk kurumunun iş davalarına ilişkin uygulamasındaki başarının ticari davalarda da sürdürülerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içerisinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözüme kavuşturulması ve bunun sonucu olarak mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılarak daha kaliteli bir yargılama hizmeti verilmesine olanak sağlanması olduğu söylenebilir.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilecek bu ihtara rağmen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecektir. Bunun yanında arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. (HUAK 18/A-2)
Somut olayda davacı taraf davalıların murisi ile arabuluculuk görüşmesi yapmış bu görüşmeden uzlaşı sağlanamamıştır. Dava açılmadan önce ise davalıların murisi vefat etmiş davacı taraf bunun üzerine davalılarla arabuluculuk görüşmesi yapmadan iş bu davayı açmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirilecek olursa ; zorunlu arabuluculuk düzenlemesinin amacı da gözetildiğinde davacının davadan önce arabulucuya başvurması yararlı ve zorunludur. Davadaki taraflar davacı ve ölen borçlunun mirasçılarıdır. Müteveffanın iş bu davada taraf sıfatı yoktur. Bu sebeple müteveffa ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin bu davaya bir tesiri de yoktur. Davalı mirasçıların ise arabulucuya başvurulması halinde uzlaşma ihtimali mevcuttur. Bu ihtimale binaen ve zorunlu arabuluculuk düzenlemesinin amacı gözetilerek davacının davasının arabulucuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/569, K. 2020/69, 23 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama