KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Esas no
- 2020/141 Esas
- Karar no
- 2020/322
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/03/2020
Karar Metni
1.637 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin kiracısı olduğu ... Mah. ...
No:.. .../... adresindeki binan ... katının davacıya ... tarihli alt kira sözleşmesi ile kiralandığını, davacının ... olarak burayı işlettiğini, davacının burayı masraf yaparak dekore ettiğini, davalıların davacıyı çıkarmak için haksız olarak uğraştıklarını, davalı şirket ile davacının ortak olarak olarak aldıkları güç kaynağının davacının izni alınmaksızın ... tarihinde davalı tarafından sökülüp alındığını, bunun üzerine davacıya ait lazer cihazının arızalandığını, tamir için ... $ + KDV'nin servise ödendiğini, güç kaynağının alımı için davacı tarafından verilen ... $ + KDV ve tamir için ödenen masrafın ödenmesi için davalılara Antalya ...
Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, davalıların ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Şirket ile davacı yan arasında ... tarihinde alt kira sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile davalı şirketin kiracı olarak bulunduğu “... Mah. ... No:../... .../...” adresindeki taşınmazın ... Katı, davalı Şirket tarafından alt kiracı sıfatı ile davacı yana kiralandığını, davalı şirket ile davacı yan arasında yapılan ... tarihli alt kira sözleşmesiyle de davalı Şirketin kiracı olarak bulunduğu “... Mah. ... Cad. ...
Blok .../... No:.. .../...” adresli taşınmazın bir bölümü, davacı yana alt kiracı sıfatı ile kiraya verildiğini, hem davaya konu güç kaynağı hem de karşı yana ait ve tamir masrafını talep ettiği lazer cihazı “... Mah. ... Cad. ... Blok .../...
No:.. .../...” adresteki işyerinde bulunduğunu, dava konusuyla hiçbir alakası olmayan bu haksız ithamların tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, kira süresi içerisinde davalıya karşı davacı, haksız ve kira sözleşmesine aykırı tutumlar sergilediğini, asansörün kumandasının, davacı yan tarafından geri getirilmek üzere davalıdan alındığını ancak karşı yan kumandayı davalıya tekrar geri getirmediğini, davacı yan almış olduğu asansör kumandasını davalıya getirmediğini, sırf davalı şirkete zarar vermek adına kumanda ile asansörü kilitlediğini, bu davanın davalının kira akdi içerisinde bulunan sorumluluklarına ilişkin bir dava olduğunu,
görevli mahkemenin Sulh Hukuk mahkemesi olduğunu, ... taraf olmadığını şahsi olarak sorumluluğunun bulunmadığını, ... hem kira akdinin tarafı hem de Güç kaynağının sahibi olduğunu, kira akdi de son bulduğunu, davalı şirket, alt kiracısı ...'ın bulunduğu “... Mah. ... Cad. ... Blok .../...
No:.. .../...” binaya, kendisi kullanmak üzere 20KW gücünde güç kaynağı satın aldığını, daha sonrasında davalının, kira akdi dönemi içerisinde kullanılması kaydıyla, 20 KW gücündeki güç kaynağının 1/3 oranındaki bedelini ...'tan alarak,
kendisine kullanım hakkı verdiğini, taraflar arasındaki kira akdi sona erince, karşı yan çeşitli bahaneler ile işbu güç kaynağında, kira akdi sona ermiş olmasına rağmen hala kullanım hakkı olduğunu ileri sürdüğünü, karşı yan, hakkı bulunmayan bir mal üzerinde hak iddia etme çabası içerisine girince de söz konusu güç kaynağının paylaşımı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını, davacı yan ortalama fiyatı ...
USD olan güç kaynağının 1/3'lük oranına isabet eden bedeli, kira akdi içerisinde kullanım hakkı elde edebilmek adına davalıya ödediğini, davalının davacı yana ilk olarak, aynı güç kaynağının piyasadaki, kullanılmış ikinci el fiyatı üzerinden 1/3 oranındaki bedelin ödemesini kendisine yaparak, işin daha da uzamaması adına çözüme kavuşturmak istediğini, davalının yapmış olduğu iyiniyetli teklifi, karşı yan aslında hiçbir hakkı bulunmamasına rağmen;
durumu daha da çıkmaza sokabilmek adına kabul etmediğini, davacı yanın işletmesine fazlasıyla yetecek bir ürün olan ve karşı yanın ödemiş olduğu 1/3 oranındaki fiyata karşılık gelecek 6 KW gücünde bir güç kaynağını alıp, kendisine teslim etmeyi ve bunun sonucunda da davalının ücretinin tamamını ödeyerek satın almış olduğu 20 KW gücündeki güç kaynağını “... Mah. ... Cad. ... Blok .../... No:.. .../...” adresindeki taşınmazdan alarak “... Mah. ...
No:../... .../...” adresinde bulunan kendi işletmesine götürmeyi davacı yana teklif ettiğini, ancak davalını yapmış olduğu bu teklif de karşı yan tarafından haksız ve sebepsiz şekilde kabul görmediğini, Borçlar kanunumuzun 106-110 maddeleri arasında düzenlenmiş bulunan alacaklı temerrüdü gündeme geldiğini, davalının ifa tekliflerini reddeden davacı yanın, Lazer cihazı üzerinde oluşan hasar masraflarını davalı üzerine yıkmaya çalışması,
hem TBK gereğince ve hem de tarafımızca kabul edilemez nitelikte olduğunu, Lazer cihazı üzerinde oluşan hasarın tespitine ilişkin hiçbir resmi evrak veya Mahkemece yapılmış bir keşif sonucu verilen delil tespiti ilamı bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı, borçluların davalılar, ... TL İhtarname Gideri ... TL ... - ... İşlemiş Faiz ... TL Toplam Alacak ... USD Takip Tarihi Diğer ... USD Takip Tarihi Diğer ... USD Takip Tarihi ... - ... İşlemiş Faiz ... USD Takip Tarihi ... - ... İşlemiş Faiz ... USD Takip Tarihi Toplam Alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığı, borçulunun itiraz ettiği görülmüştür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2019 tarih 2018/6462E. 2019/558K. sayılı kararında; "...Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir...
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1. maddesi gereğince sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmakla görevlidir...
Dava dilekçesinde davanın asıl kaynağının kira sözleşmesi olduğunun iddia edilmesi karşısında taraflar arasında yazılı veya sözlü kira sözleşmesi bulunup bulunmadığını, uyuşmazlığın anılan sözleşme kapsamında olup olmadığını araştırıp değerlendirme görevi kira uyuşmazlıklarında münhasır yetkili sulh hukuk mahkemelerine ait bulunduğundan uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." denilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2015 tarih 2015/8319E. 2015/10836K. sayılı kararında; "...Somut olayda; davacı ile davalı arasında, davacının restoran olarak işlettiği taşınmaza ilişkin yapılan kira sözleşmesi nedeniyle karşı tarafa bono verildiği, kiraya veren davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, kira sözleşmesinin feshi, ödenen 6 aylık kira bedelinin geri verilmesi ve ödenmeyen 6 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitinin istendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu nedenlerle, davanın sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." denilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2018 tarih 2017/2850E.
2018/3436K. sayılı kararında; "...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda uyuşmazlık; taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan takip sonrası uygulanan haciz işleminden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle dava, 10.06.2013 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır..." denilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2017 tarih 2017/4856E. 2017/15494K. sayılı kararında; "...Davacı ile davalılardan ...’ın murisi ... arasında ... başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi mevcut olup, davacının talebi kira sözleşmesine dayanarak kullanmakta olduğu taşınmazın, davalı ... ile diğer davalı müteahhit ... arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yıkılması sonucu oluşan tazminat istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/05/2017 tarih 2017/1760E. 2017/6605K. sayılı kararında; "...Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haklı fesih nedeniyle kiralanana yapılan masraf ve yoksun kalınan kar kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir.
Davamıza gelince; davacı taraflar arasındaki alt kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak için itirazın iptali istemli dava açmıştır. ... Vergi Dairesi'nin cevabi yazılarının ekinde bulunan ... tarihli kira sözleşmesine ve davalı tarafça sunalan sözleşmelere göre taraflara arasında kira sözleşmesi bulunmaktadır, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Bu haliyle dava, ... tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır.
Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/141, K. 2020/322, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama