KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2020
- Esas no
- 2020/146
- Karar no
- 2020/214
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/03/2020
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A.TALEP
1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin banka ile davalı borçlu ... arasında Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kart Sözleşmesi imzalandığını ve adı geçen davalıya talebi doğrultusunda kredi kartı verildiğini, belirtilen kredinin kullanımı nedeniyle ödenmesi gereken borcun sözleşmeye aykırı olarak ödendiğini, müvekkili bankanın tüm çabalarına rağmen davalı borçlu ödemek için hiçbir girişimde bulunmayınca ve alacak rehinle de teminat altına alınmadığı için borçlu hakkında Antalya ...
İcra Müdürlüğünün .../... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve tebligatın borçluya ulaşması üzerine haksız ve kötü niyetli bir şekilde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, yapılan itirazın kötü niyetli itiraz olduğunu belirterek yapılan itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B. TARAF TEŞKİLİ
2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.
Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz. İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)
3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır.
C.CEVAP
4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ
5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Aşamalarda, davacı vekili, ... havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. 7.HMK m. 74 gereği, davadan feragat özel yetki gerektiren bir haldir. Davacı vekilinin vekaletnamesine bakıldığında, feragat özel yetkisinin olduğu görülmektedir.
8.Belirtmek gerekir ki; davadan feragat, davaya tek taraflı son veren taraf işlemlerindendir. Çekişmeli yargıda kural olarak “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307-312. maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir.
Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediğinin ve yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması ve koşullar gerçekleşmişse feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir.
9.Diğer taraftan, davacı tarafından feragat bildirimi yapıldıktan sonra mahkemece henüz buna dayalı olarak karar verilmemiş olsa da, feragatten dönülemez. Davacının bu tür durumlarda, hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilme veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilme hak ve olanağı bulunmaktadır(Feragatın hata, hile, ikrah ile yapıldığı iddiası ayrı bir dava konusu olabilir.
Bunu engelleyen bir yasa hükmü olmadığı gibi, doktirinde buna imkan vermektedir. Örneğin Prof. İlhan E. Postacıoğlu'nun 1975 baskılı Medeni Usul Hukuku Kitabının 481 - 482) Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz.
Ayrıca, feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilmesi zorunludur(Yargıtay., 10.Hukuk Dairesi, 03/10/2011 tarihli, 2010/12227 esas, 2011/12964 karar sayılı karar, kaynak: ...)
10.Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; dosya ele alınarak, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
11.Ayrıca, son olarak yargılama giderlerine değinmek gerekirse, feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü, ilk celseden sonra yapılırsa 2/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.)6100 sayılı HMK yeni düzenlemeler getirdiğinden, diğer kanunlarla tam bir uyum sağlamaması doğaldır. Her ne kadar dosyamızda ilk duruşma (ön inceleme duruşması)henüz yapılmamış ise de, bu hususu "evleviyetle" kuralını da göz önünde tutup, davacının aleyhine yorumlamamak gerekir. Feragat ilk celsede olmuş gibi karar verilmelidir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/146, K. 2020/214, 8 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama