KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/187 Esas
- Karar no
- 2022/944
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/03/2022
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili, ... hakkında Antalya ... İcra Dairesinde ... Esas sayılı dosyası ile davalı ... tarafından ... tanzim tarihli ... vade tarihi ile ...
TL alacaklı olduğu iddasıya takip talebi oluşturulduğunu ve ... tarihinde Kambiyo senetlerine özgü " örnek 10" ile ödeme emri gönderildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan takibin açkıca usule aykırı olduğu gibi, davalı tarafça başlatılan icra takibine konu alacağın hukuki dayanağının da olmadığını ayrıca müvekkilinin de böyle bir borcuda bulunmadığından, takipte bahsi geçen senedin hukuken geçersiz olduğunu, alacağın kambiyo senedine dayanması gerektiğini, bu sebeplerle, Antalya Genel İcra dairesinin ...
Esas (Kapatılan Antalya ... İcra Dairesi ... Esas) sayılı dosyasındaki takibin iptalini, takibe dayanak fotokopi senetteki imzanın müvekkil ...’e ait olmaması sebebi ile imzaya itirazlarının cihetinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve davanın kabulü ile takibin müvekkili yönünden durdurulmasına ve takibin iptaline, dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren icra takibinin öncelikle teminatsız olarak durdurulmasına,
haksız olan alacaklı-davalının asıl alacağın %20′ sinden aşağı olmamak kaydıyla davalıdan alınarak müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davalının alacağın %10′ oranında para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, Davacı yanın senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın müvekkilinden ... tarihinde "... Ltd. Şti. Ünvanıyla faaliyette bulunan işletmeyi devralmak için" ...
TL borç para aldığını, almış olduğu borç parayı geri ödememesi üzerine, müvekkilinin talebi doğrultusunda takibe konu senedi verdiğini, akabinde davaya konu senedin vadesinde ödenmediğinden müvekkil tarafından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın açıkça mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacı tarafın mahkeme kaleminde vermiş olduğu imza örneklerini mahkemeyi yanıltma amacıyla bilerek farklı şekilde attığını, sunmuş oldukları, davacının borcu kabul ettiğine ilişkin belgedeki imza ile senetteki imzanın birebir aynı olduğunu, davacı tarafın açıkça hileli davranışla mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını,
ayrıca davaya konu icra dosyasından ... tarihinde davacı borçlunun adresine hacze gidildiğini, bu nedenlerle öncelikle icra müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılarak senet aslının istenmesini, senet aslı kasada mevcut değilse alacaklı yada vekiline tutanakla teslim edilip edilmediği hususunun sorulmasını, ayrıca davacı yanın yeniden yazı örnekleri ile birlikte imza örneklerinin alınmasını ve belgelerdeki imza örnekleri ile mahkeme kaleminde vermiş olduğu imza örnekleri arasındaki, bariz farklılığın sorulmasını,
davacının haksız davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ve %10'dan aşağı olmamak üzere para cezasına çarptırılmasına, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya Genel İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Kurumlar Vergi Dairesi'ne, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Muratpaşa İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, Konyaaltı Tapu Müdürlüğü'ne ve Muratpaşa İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış ve yazı cevapları celp edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava kambiyo takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe konu senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, senet nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İcra dairesinden gelen müzekkere cevabında senet aslının icra kasasında olmadığı ve senet aslının alacaklıya veya vekiline teslim edildiğine dair bir tutanağın da dosyada bulunmadığı bildirilmiştir.
Davamıza emsal Yargıtay ... H.D ... E. ... K. Sayılı kararında. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu, dayanak çekteki imzaya itiraz etmiştir. İİK'nun 170/3.maddesinde.
"İcra mahkemesi 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir" düzenlemesine yer verilmiş olmakla, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir(HGK.nun ... tarih ... E, ... K sayılı kararı). Bu konuda borçluya süre verilerek sonuca gidilemez.
Medeni Kanun'un 6. maddesine göre; taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. Somut olayda, takip dayanağı senet, takip açılırken her ne kadar icra dairesi kasasına alınmışsa da yargılama sırasında dayanak bono aslının icra müdürlüğünde kaybolduğu ve mahkemeye gönderilemediği, yapılan araştırmalara karşın yine belge aslının bulunamadığı görülmüş, uzun süre imzaya itirazın incelenmesi sırasında temin olunamadığından imza incelemesi yapılamamıştır.
İspat külfeti alacaklıda olup, senet aslı üzerinden imza incelemesi yapılmalıdır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve bu arada Dairemizin istikrar bulan kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz. “imzaya itirazda ispat külfeti alacaklıya aittir”(HGK'nun ... tarih, ... E.-... K.). Diğer bir deyişle, alacaklı, takip dayanağı bonoda borçlu keşideciye atfen atılı imzanın onun eli ürünü olduğunu, itiraz halinde ispat etmek zorundadır.
Senet aslı ibraz edilemiyorsa bu halde uyuşmazlığın çözümü dar yetkili mahkemenin görevi dışında kalıp yargılamayı gerektirir. Bu durumda ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediğinden ve imzanın borçluya ait olduğu hususu alacaklı tarafından kanıtlanamadığından itirazın kabulüne karar verilmelidir. Ayrıca alacaklı tarafından İİK 5. maddesi uyarınca İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından dolayı idare aleyhine tazminat davası açılabilir.
Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.O halde mahkemece senet aslı bulunamadığı için imza incelemesi yapılamayacağı yönünde karar doğru ise de itiraz eden borçlu yönünden itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken imzaya itiraza ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsizdir." denilmiştir.
Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ve emsal karar ışığında değerlendirildiğinde. Medeni Kanun'un 6. maddesine göre; taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. Somut olayda, takip dayanağı senedin mahkememize gönderilemediği, yapılan araştırmalara karşın yine belge aslının bulunamadığı görülmüş ve imza incelemesi yapılamamıştır. İspat külfeti alacaklıda olup, senet aslı üzerinden imza incelemesi yapılmalıdır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz. İmzaya itirazda ispat külfeti alacaklıya aittir (HGK'nun ... tarih, ... E.-... K.). Diğer bir deyişle, alacaklı, takip dayanağı bonoda borçlu keşideciye atfen atılı imzanın onun eli ürünü olduğunu, itiraz halinde ispat etmek zorundadır.
Somut durumda senet aslı ibraz edilememiş ve bu durumda ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediğinden ve imzanın borçluya ait olduğu hususu alacaklı tarafından kanıtlanamadığından davanın kabulüne, davalının kötüniyeti ispat edilmediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/187, K. 2022/944, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama