KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/458
- Karar no
- 2024/575
- Dava
- Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/09/2021
Karar Metni
1.304 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Davalıların müvekkiline olan borcuna karşılık ... tanzim, ... vade tarihli ... TL bedelli senedi davalı ...'nin yetkilisi ve ortağı olduğu söyleyen davalı ... tarafından imzalanıp, kaşelediğini, söz konusu senedin davalı ... tarafından cirolanarak alacağına karşılık müvekkile teslim edildiğini, ancak senedin süreside ödenmediği için taraflarınca Antalya ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine iş bu senede dayalı kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, sonrasında ise, davalı ... Yetkilisi ... tarafından Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında davalılar haklarında söz konusu senede istinaden başlatılan takibi engellemek amacıyla imzaya itiraz edildiğini, öte yandan müvekkilden haksız menfaat elde etmek amacıyla hareket eden davalılar hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, hal böyle olunca alacağını alamamış olan müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, bu nedenle iş bu davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ... tanzim, ... vade tarihli ... TL bedelli senet kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konulmuş olup Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi ... E sayılı dosya ile takibe konu senetteki imzaya müvekkillerinin itiraz ettiklerini, söz konusu itirazın Antalya ... İcra hukuk mahkemesi'nin ... tarihli gerekçeli kararı ile itirazımız kabul edilerek haksız olarak açılan takibin iptaline karar verildiğini, bu sebeple söz konusu senetteki imzanın müvekkil ...'a ait olmadığının kanıtlandığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı ...'ne yöneltilen davanın REDDİNE, Davalı ...'a yöneltilen davanın KABULÜ İLE, ... TL alacağın ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememiz kararını davacı tarafın ve davalı ...'ın istinaf etmesi üzerine dosyamız Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmiş, Antalya BAM ... Hukuk Dairesi ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce Antalya BAM ... Hukuk Dairesi ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda gerekli tespitler yapılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının kambiyo senedi olduğu iddia ettiği belgeye dayalı alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların, davaya dayanak senedin bono vasfına haiz olup olmadığı, davalı ...’ın, davalı şirketin bono tanzim edildiği tarihte şirket yetkilisi olup olmadığı, bono nedeniyle davalıların davacıya karşı borçlu olup olmadığı olarak tespit edilmiştir.
Davaya dayanak senedin bono vasfına haiz olup olmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede;
Dava konusu bononun ön yüzünde ödeme tarihi, borç miktarı, düzenleme tarihi, keşideci, lehtar bulunmakla zorunlu unsurları taşıdığı, keşideci bölümünde(sağ alt) ... şirketinin kaşesinin bulunduğu, kaşe üzerinde ise (bononun arka yüzündeki bulunan imza ile aynı olduğu anlaşılmakla) davalı ...’a ait imzanın bulunduğu, davalı ...’ın, davalı şirket adına bonoyu keşide ettiği, bononun sol altında ise davalı ...’ın kimlik bilgilerinin bulunduğu ancak bu bölümde davalı ... ya da başka birine ait herhangi bir imzanın bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu belgenin TTK’ye göre bono vasfına haiz olduğu kabul edilmiştir.
Davalı şirketin bonodan sorumluluğuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Az önce yapılan gerekçelerle ve kabulden yola çıkarak yetkisiz temsil kurumunun açıklanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir:
TTK md. 39’a göre; “Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır.” TTK md. 372’ye göre ise; “Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar.”
Bunun yanında, bir kimsenin temsil yetkisi olmadığı hâlde başka bir kişi adına bir hukukî işlem veya sözleşme yapması, yetkisiz temsil olarak ifade edilmektedir. Burada yetkisi olmadan başkası adına hukukî işlem yapan kişiye “yetkisiz temsilci” denir. Yetkisiz temsilin söz konusu olabilmesi için birtakım şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Öncelikle, yetkisiz temsilci ile üçüncü kişi arasında bir sözleşme yapılmış olmalıdır.
Yetkisiz temsilcinin, bu sözleşmeyi başka biri özellikle temsil olunan adına yapmış olması gerekir. Nihayet temsilen işlem yapan, temsil yetkisine sahip olmamalıdır. Yetkisiz temsilde temsilcinin yaptığı sözleşme, kurulmuş olmakla birlikte yetkisiz temsil olunanın hukuk alanında hüküm ve sonuçlarını doğurmaz. Temsil olunan onayıncaya kadar sözleşme, eksik bir sözleşmedir. Bu durumda “askıda hükümsüzlük” söz konusu olur.
Temsil olunan, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemleri onaylayabilir. Bu durumda yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem temsil olunanı bağlar. Onama, yetkisiz temsilci tarafından yapılan bir hukukî işleme veya sözleşmeye, daha sonra temsil olunanca verilen onaydır. Onama için herhangi bir özel şekil şartı bulunmamaktadır. Onama, geçmişe etkili sonuçlar doğurur. Böylece onama, yetkisiz olarak yapılan sözleşmeyi sanki baştan itibaren temsil yetkisi varmış gibi geçerli hâle getirir.
Bazı istisnai durumlarda, temsil yetkisi bulunmamasına ve onama verilmemesine rağmen, yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşmeler temsil olunanı bağlar. Bu hâllerden birisi yetkisiz temsilcinin iş ve işlemlerinin temsil olunan tarafından benimsenmiş olmasıdır (Yelmen, Adem: Yetkisiz Temsil, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Özel Sayı, Cilt:1, Yıl 2015, s. 430-436)
Somut vakıada davacı tarafça, davalı şirket adına davalı ...’ın bono düzenleyebilmesine dair bir genel geçer uygulamanın varlığının ispatlanamadığı, davalı ... tarafından davalı şirketin izni ve onayı bulunmadan dava konusu bononun keşide edildiği, davalı ...’ın kötü niyetle hareket ederek bonoyu davacıya teslim ettiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı kabul edilerek dava konusu bonodan dolayı davalı şirketin ödeme sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davalı ...’ın bonodan sorumluluğuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Az önce yapılan gerekçelerle dava konusu belgenin bono vasfına haiz olduğu kabul edilmekle, davalı ...’ın davalı şirket adına dava konusu bonoyu yine kendi lehine keşide ettiği, davalılar arasındaki yetkisiz temsile ilişkin hukuki ilişkinin iç meseleleri olduğu, davalı ...’ın bono vasfına haiz belge yönünden lehtar konumunda bulunduğu, davalı ...’ın bu hakka dayanarak bonoyu ciro ettiği, ciro zincirinde bir kopukluk bulunmadığı, davalı ...’ın bononun ön ve arka yüzündeki imzaların kendisine ait olmadığı yönünde itirazının bulunmadığı, davalı ...’ın cirosunun kanuni şartlara uygun olduğu ve cirodan dolayı dava konusu bono borcundan sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/458, K. 2024/575, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama