KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Esas no
- 2024/1023
- Karar no
- 2025/94
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/12/2024
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Davalının ... Mah. ... ada ... parselde bulunan davacı şirkete ait taşınmazda bulunan nataman inşaatta proje yönetim danışmanı olarak görev yapmakta iken ... tarihinde işyerinde eşyalarını da alarak işi bıraktığını, kendisine ... tarihinde yapılan son ödemenin ... TL iş avansı olduğunu, hak etmediği bu iş avansının tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, takibin kötü niyetli olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... Vergi Dairesine, ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine müzekkere yazılarak davalının tacir olup olmadığı araştırılmış, davalının ... tarihinde İkamet Amaçlı olmayan binaların inşaatı faaliyetini terk ettiği ve 2020 döneminde işletme esasına 2021 döneminde ise bilanço esasına tabi olduğu 2023 ve 2024 yıllarında ise vergi kaydının bulunmadığı ve dava tarihi itibariyle tacir sıfatı taşımadığı anlaşılmıştır.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir.
Ticaret hayatının temel öznesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD DOSYA NO: 2022/2780 KARAR NO: 2023/1088 sayılı ilamında "....yapılan araştırmaya göre davacının dava tarihinde tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan kanun maddeleri ve tanımlar doğrultusunda; davacı taraf ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde taşınmaz üzerinde bulunan natamam vaziyetteki muhtelif sayıdaki prefabrik turistik konaklama binalarının inşaatının tamamlanma ve yapılacak çevre düzenlemesinin ve eklentilerin inşası projesinde davalı taraf ile proje yönetim danışmanı olarak görev almak üzere anlaşma sağlandığını beyan etmektedir.
Bu kapsamda davalı yönünden tacir araştırması yapılmış olup, davalının tacir sıfatının bulunmadığı tespit edilmiştir. Eldeki dava, TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) değildir.
Davalı hakkında vergi dairesinden getirtilen yazı cevapları ile ... tarihinde İkamet Amaçlı olmayan binaların inşaatı faaliyetini terk ettiği ve 2020 döneminde işletme esasına 2021 döneminde ise bilanço esasına tabi olduğu 2023 ve 2024 yıllarında ise vergi kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmelidir.
Dava tarihi itibariyle davalının tacir olmadığı dolayısıyla davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği anlaşılmıştır.
Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1023, K. 2025/94, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama