KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/97
- Karar no
- 2025/87
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 01/03/2019
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirketin kamu kurum kuruluşlarına ihale üstlenerek personel istihdam ettiğini, davalı ...'nin hizmet alım ihalesi ile dava dışı ... isimli işçinin çalıştırıldığını, dava dışı ... işçilik alacağı talebi ile Antalya ... İş Mahkamesi'nin .../... Esas sayılı dosyasından dava açtığını, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile mahkeme kararı icra takibine konu edilmiş ve müvekkil şirket tarafından ... tarihinde ...
TL ödendiğini, dava dışı işçi davalı asıl işveren ve davalılar alt işverenlerin bünyesinde de çalışmış olup bu şirketlerin sorumlu olduğu miktarların da müvekkil şirket tarafından ödendiğini beyanla, bilirkişi incelemesi ile davalıların sorumluluk miktarlarının belirlenmesini, ... TL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizleri ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, rücuen tazminat davasıdır.
Mahkememizin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği, dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından mahkemece ... dışındaki diğer davalılar yönünden yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacılar vekilinin bu davalılar yönünden istinaf başvurusunun yerinde olmadığını bildirerek mahkememiz kararını kaldırmıştır.
01/01/2019 tarihinden itibaren açılan davalarda geçerli olmak üzere 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinden sonra gelmek üzere "3.Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A -(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bahsi geçen düzenlemeye menfi tespit ve istirdat davaları yönünden 28/03/2023 tarihinde ekleme yapılmış, 01/09/2023 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır.
7155 Sayılı Kanun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna 4.bölümden sonra gelmek üzere "dava şartı olarak arabulucuk başlığıyla" 5.bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiştir, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
"Dava şartı olarak arabuluculuk "
MADDE 18/A -(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecini aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verir..." düzenlemesi getirilmiştir.
Davacı vekiline ... Esas ... Karar sayılı dosyada ... tarihli duruşmada arabulucuk başvurusu konusunda beyanda bulunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmiş , davacı vekilinin ... tarihli dilekçesinde arabuluculuğa başvurmak üzere mahkemeden süre talep ettiği görülmüştür.
Kanun' un emredici nitelikteki düzlenmesinde dava tarihine göre dava şartının aranması gerektiği açıkça düzenlenmiştir.
Buna göre görevsiz mahkemede görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye usulünce gönderildiği, bu usuli işlemler nazara alındığında davanın görevli mahkemeye geliş tarihinin dava tarihi olarak görülemeyeceği, dava tarihinin görevsiz mahkemede açılan dava atiye terk edilmeyip dosyanın usulünce görevli mahkemeye intikal ettirildiğinden açılma tarihinin görevsiz mahkemedeki açılış tarihi olduğu, dava tarihi olan ... tarihi itibariyle arabulucu dava şartının yerine getirilmediği,
arabuluculuk sürecinin başlangıç tarihinin ... olduğu son oturum tarihi ile anlaşamama tutanağının düzenlediği tarihin ise ... tarihi olduğu görülmekle eldeki davanın açıldığı tarih ..., görevsizlik kararının kesinleştiği tarih ..., mahkememizin tensip tarihi ise ... tarihi olup, davanın ilk açıldığı tarih ve dosyanın mahkememize geldiği tarih itibariyle davacının dava tarihinden evvel arabuluculuğa başvurmadığı ve arabuluculuk işlemlerini tamamlamadığı,
dava açıldıktan sonra arabuluculuk başvurusunda bulunulmasının ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının mahkemeye sunulmasının 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini değiştirmeyeceği, dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/97, K. 2025/87, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama