KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2020
- Esas no
- 2017/1154 Esas
- Karar no
- 2020/70
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/12/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/02/2020
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacı ... A.Ş. Kaçak takip ekibinin , 20/11/2013 tarihinde davalının Ticarethane (Kahvehane) olarak çalıştırdığı .... tesisat nolu , .... Mah. .... Sk.
No:... .... adresindeki işyerinde yapmış olduğu kontrollerde; farklı tarihlerdeki kaçak elektrik kullanım tespitleri ile davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan Kaçak-Usulsüz Elektrik Tespit Tutanakları ve bu tutanaklara istinaden davalı adına düzenlenmiş olan Kaçak Elektrik Kullanım Tahakkuklarının tahsili için , davacının T.C. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... e.
Sayılı dosyası ile davalı aleyhinde 9.580,10-TL asıl alacak (enerji bedeli) üzerinden başlatmışo duğu icra takibinin , davalının itirazı üzerine durdurulması nedeni ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki bu davanın 04/07/2018 tarihli duruşmasında, davalının kendisinin; 'ben açılan davayı kabul etmiyorum. Benim borcum yoktur' şeklinde savunmasının ve beyanının olduğu görülmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava gecikmiş elektrik faturasından doğan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılmış, taraf teşkili usulüne uygun tamamlanmış, Bakırköy ... İcra .... sayılı dosyası celp edilerek elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3. maddesinde, esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
Somut olayda; dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde dava konusu yerin “çay ocağı , kıraathane” olarak belirtildiği; niteliği itibariyle ekonomik faaliyetini ve çalışmasını daha ziyade bedeni çalışmasına dayandırması ve gelir miktarı karşısında, davalının sahip olduğu “çay ocağı , kıraathane” işletmesi esnaf faaliyeti kapsamında kabul edilmiştir.
İş bu davada, işyerinin bir esnaf işletmesi olduğu anlaşılmakla, dava konusu yerin kullanım amacı da göz önünde bulundurularak ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınması gerektiğinden HMK 138 maddesindeki düzenleme de gözetilerek HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1154, K. 2020/70, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama