KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2020
- Esas no
- 2017/475 Esas
- Karar no
- 2020/974
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/05/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/12/2020
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardan hem yurtiçi hem yurtdışı karayolu taşımacılığı hizmeti veren lojistik firması olduğunu, müvekkili şirketin, davalılardan ...’un şoförlüğünü yaptığı araçlara, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan almış olduğu karayolu taşımacılığı yetki belgesini (C2 Taşıma Belgesi) sözleşme karşılığı kullandırdığını, ihracata konu araçların ise, yeni müvekkili şirketi illiyet bağı ile olmayan sözleşmeli araçları arasında dahi yer almayan ... isimli şahsa ait araçlar olduğunu, müvekkili şirket çalışanı olmayan şoför ...’un sevk ve idaresindeki,
...’a ait a olmak üzere araçlarla ve akrabaları adına aldığı araçlarla, müvekkili şirketin herhangi bir bilgisi ve bağlantısı olmaksızın birçok usulsüz taşıma yapıldığını ve bu taşımalar neticesinde müvekkili şirketin çok ağır yaptırımlara maruz kaldığını, maddi-manevi zarara uğradığını, tır karnesinin iptali sonucu şirketin çalışamaz hale gelmesi neticesinde fesih nedeniyle maddi kayıplara uğradığını, yeni anlaşmalar yapamaz hale geldiğini, müvekkili firmanın hem sözleşmelerin feshi kaynaklı yüksek miktarlarda gelir kaybına uğradığını hem de uluslar arası alanda prestijinin sarsıldığını bildirerek,
davalıların, dava sürecinde malını elinden çıkarması veya üçüncü kişilere devretmesi halinde davacı müvekkili şirketin hakkının haleldar olmaması ve davalılardan alacağını elde edebilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkansız hale gelmemesi amacıyla davalılar adına kayıtlı taşınmaz mal ve araçlara tedbir konularak davanın kabulü ile,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafın uğramış olduğunu iddia ettikleri zararlar ile müvekkili ...’un yapmış olduğu iş arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığını, müvekkili ...’ın ise tırını davacı şirket ile yapmış olduğu kiralara sözleşmesi gereği davacı şirkete teslim ettiğini, aralarındaki sözleşme gereği müvekkili ...’ın tırın sevk ve idaresini de davacı şirkete bıraktığını, müvekkili ...’ın tırın çalıştırılması ve idaresinin tamamen davacı şirkete bırakmış olduğundan tırın işletilmesine zaten müdahale edemediğini, müvekkili ...’un ise davacı şirketin taşıma sözleşmesi işletilmesinde olan tırın şoförlüğünü yaptığını,
müvekkillerinden ...’un davacı şirketin emir ve talimatları doğrultusunda hareket eden bir şoför olduğunu, müvekkilinin resim prosedürleri davacı tarafından tamamlanan malların sevkiyatını gerçekleştirdiğini, dolayısıyla müvekkillerinin resmi bir işlem yapma yetkisi olmadan bu evraklarla ilgili usulsüzlük yaptığını iddia etmenin hedef saptırmadan başka bir şey olmadığını, tırın tamamen işletilmesi ve tüm kontrolü davacı tarafta iken ve tırda takip sistemi bulunmasına rağmen müvekkillerinin davacıdan habersiz tırla değil yurt dışına taşıma işlemi yapmasının,
şehir içinde bir ilçeden bir başka ilçeye dahi kendi kafalarına göre taşıma yapmalarının mümkün olmadığını bildirerek davacı tarafın uğramış olduğunu iddia ettiği maddi ve manevi zararlar bakımından müvekkilleri açısından illiyet bağının olmaması sebebiyle müvekkillerinin herhangi bir sorumluğu bulunmaması nedeniyle davacı tarafından açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili 30/11/2020 tarihinde, taraflar arasında yapılan sulh protokolü gereğince davadan feragat ettiğini bildirir dilekçesini ibraz etmiş, vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 307-312 maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/475, K. 2020/974, 30 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama