KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2021
- Esas no
- 2017/764 Esas
- Karar no
- 2021/673
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/08/2017
- Gerekçeli karar yazım tarihi
- 14/07/2021
Karar Metni
1.552 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafın ... İmza .... isimli markanın .... - .... şube temsilcisi olduğunu, davalı ...'ın davalı ... Plastik adına fabrika binası kiralaması konusunda davacı şirket ile 29/05/2017 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme gereği yerine getirdiklerini, davalılara fabrika binasının gösterildiğini, ...
Sanayi ... ada .... parseldeki binayı davalıların beğenmesi üzerine aylık 130.000,00 TL üzerinden mal sahibine teklif konusunda kendilerini davalı tarafın talimat verdiğini, daha sonra binanın mal sahibinden 140.000 TL bedelle davacı tarafından kiralandığının tespit edildiğini, bu durumun sözleşmeye ve ticari teammüllere aykırı olduğunu, davalılarla sözleşmeye aykırı etik dışı davranışları sonrasında yasal haklarının ödemesi için görüşme taleplerinin olduğunu, fakat görüşmenin gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalılara Beşiktaş ....
Noterliğince 05/07/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin yollandığını, ve davalı ... Plastik'in bu ihtara noter kanalıyla 18/07/2017 tarihide cevap verdiğini ve sözleşmeye taraf olmadığını, taşınmazın maliki ile sözleşme imzaladıklarını, davalı tarafın hiçbir katkı, çaba ve emeğinin olmadığını bildirdiğini, davalılar aleyhine Küçükçekmece ....
İcra Müdürlüğü7nü ... esas sayılı dosyası ile 201.600,00 TL icra takibi başlatıldığını, davalıların itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, itirazın iptaline, davalıların %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı şirkete teknik müdür olarak görev yaptığını, herhangi bir imza yetkisinin olmadığını, bu husus hakkında bilgisinin olmadığını, herhangi bir yazılı veya sözlü yetkilendirme olmadan o gün o bölgeye mahsus kiralamaya uygun herhangi bir fabrika olup olmadığını araştırdığını, davacı tarafan herhangi bir ücret hak kazanmadığının sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikted avacı şirketin adva dilekçesinde davalı ...'ın 130.000,00 TL kira konusu kira bedelinin sözleşmede 150.000,00 TL olduğunu, açılan takibin hukuka uygun olmadığını, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....
Plastik vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin düzenlediği sözleşmenin sahte veya üzerinde tahrifat ve sonradan değişiklik yapıldığını, davacıya ait kaşenin ve imzanın sonradan atıldığını, husumet itirazlarının olduğunu, diğer davalı ...'a ait olduğu imzaların farklı olduğunu, 29/05/2017 tarihli belge üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davalı ...'a kiralama ve sözleşme yapma yetkisi verilmediğini, imza yetkisinin bulunmadığını, kiraya veren taşınmaz maliki ile kira sözleşmesinin 115.000,00 TL + KDV ile kiralandığını, davacı tarafın kiralamaya hiçbir katkısının olmadığını, açılan takibin hukuka uygun olmadığını,
takibin iptalinin gerektiğini, davanın husumetten reddine, takibin iptaline, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 10/09/2019 tarihli duruşmasında Davalı ... Plastik şirketinin tanığı dinlenmiş olup;
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA
Davanın konusu olan taşınmaz bana aittir, ben bu taşınmazı kiraya vermek istiyordum, taşınmazı kiraya vermek için sahibinden.com sitesine ilan verdim, herhangi bir emlakçıyı aracı yapmadım, hatta o dönemde taşınmazı kiraya vermek hususunda ... firmasından geldiler ancak ben kesinlikle birşey imzalamayacağımı ve kendimin kiraya vereceğimi belirttim, onun haricinde başka bir emlakçı burayı kiraya vermek için benimle görüşme yapmadı, bu dönem içerisinde benim tornacı arkadaşım beni arayarak kiraya vermek istediğim yerle ilgili görüşmek isteyen bir tornacı ustası olduğunu ve telefonumu ona vereceğini söyledi, ben kabul edince numaramı ona verdi,
sonra beni aradılar ... isimli kişi ve yanında bulunan tornacı ustası ile aynı akşam görüştük, bana taşınmazı beğendiklerini, patronları beğenirse kiralamak istediklerini söylediler, benden 1 hafta kadar süre istediler ayrıca projeyi istediler, bina projesini kendilerine verdim, sonrasında kira konusunda anlaştık ve sözleşme imzaladık, bu aşamada bize aracılık yapan bir emlak firması hiç olmadı, taşınmazda bekçi bulunmaktadır, binayı görmek isteyen olursa bekçinin bizden izin alarak göstermesi mümkündür, ancak o dönem içerisinde birilerinin görmek istediği yönünde bekçi hiçbir zaman beni aramadı,
kiralama aşamasında hiçbir emlakçıyla da çalışmadım, asla bir emlakçıyla çalışmayı düşünmedim, ... numaralı telefonu kullanan ... isimli soyadı ... olan kişi benim şirketimde çalışmaktadır, benim adıma ofis işlerini yapmaktadır, .... benim abimin oğlu olur, Mayıs ayı içerisinde davacı şirket yetkilisi bizim işyerimize gelmişti,önceden randevu almamıştı, ne için geldiğini bilmiyorum, ancak kendisiyle görüşemeden o sırada müfettiş geldi o yüzden konuşamadım, davacı şirket yetkilisi "sizin kafanız karışık sonra konuşalım" diye söylemişti, ... numaralı telefon bana aittir, müfettişten sonraki gün davacı şirket yetkilisi yine geldi,
hatta masamın üzerinde ... Plastik'in broşürleri ve takvimi vardı, davacı şirket yetkilisi bunları görünce taşınmazı onlara kiraya verip vermediğimizi sordu, bende kiraya verdiğimizi söyledim, hatta kira bedelini kendisine söyledim, fiyatın piyasaya uygun olup olmadığını sorup sormadığımı hatırlamıyorum, ... Plastik ile taşınmazın ilk yıl için 115.000 TL + KDV aylık kira bedeli üzerinden anlaştık, ancak bina içerisindeki tadilat işleri ....
Plastik tarafından yapılmak koşuluyla bu şekilde anlaştık, ayrıca birinci yıl sonrasında kira artışının 140.000 TL üzerinden yapılması konusunda anlaştık, ilk olarak 140.000 TL üzerinden anlaştık ancak bina içerisinde tadilat yapılması gerektiği için tadilatı onların yapması koşuluyla 115.000 TL üzerinden anlaştık, davacı şirket yetkilisinin ikinci gelişinde ben taşınmazı kiraya vermiştim, dedi.
Mahkememizin 17/03/2020 tarihli duruşmasında 29/05/2017 tarihli sözleşmede davalıya atfen gördü parafı kısmında ve gayrımenkulu gören kişi kısmında atılmış olan imzaların davalı ...'ın eli ürünü olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/09/2020 havale tarihli raporda; 29/05/2017 tarihli "Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Yetki Belgesi" başlıklı belgede "Müşteriye Ait Gördü Parafı" ve "Gayrimenkulü Gören Kişi" matbu yazıları altına davalıya atfen atılmış imzaların davalı ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 20/10/2020 tarihli duruşmasında Davacının taleplerinin hesaplama neticesinde belirlenebilir olması sebebiyle takip miktarı yönünden alacaklı olup olmadığı ve faizin denetlenmesi açısından sözleşmeler konusunda uzman ... ile mali müşavir bilirkişi ...'dan rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/11/2020 havale tarihli raporda; taraflar arasındaki sözleşme dikkate alındığında davalılardan ...'ın davalı şirket adına değil kendi adına taahhütte bulunduğu,
davalı şirket ile davacı arasında herhangi bir yazılı simsarlık sözleşmesi bulunmadığı anlaşıldığından davalı şirkete davanın yöneltilemeyeceği, dava konusu gayrimenkulün davacının aracılık hizmeti sonucu satılmış olduğu ve davacının tellallık ücretine hak kazandığı, bu ücretten davalılardan ...'ın sorumlu olması gerektiği, davacının sözleşmede yer alan aylık 150.000 TL üzerinden komisyon talep etme hakkının bulunduğu, ancak davacı taraf aylık 140.000 TL üzerinden hesaplama yaparak takibe geçtiğinden bu tutar talep edebileceği tutarın daha aşağısında kaldığından icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu,
mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen tutar değil de yapılan kira sözleşmesinde yer alan tutarın dikkate alınması halinde davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği tutarın 165.600,00 TL asıl alacak ve 292,64 TL faiz işlemiş faiz şeklinde hesaplanabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 03/02/2021 tarihli ara kararı ile Taraf itirazlarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 18/03/2021 havale tarihli ek raporda; kök rapordaki görüş ve kanaatin değişmediği belirtilmiştir.
Taraflar arasında 21/06/2021 tarihinde sulh protokolü imzalandığı görülmüştür.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, sulh protokolü ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Tarafların 21/06/2021 tarihli sulh dilekçesi ile uzlaştıklarını belirttiklerinden ve sulh kapsamında karar verilmesini talep ettiklerinden sulh sözleşmesi kapsamında karar verilmiştir.
Davanın mahiyeti itirazın iptali olması sebebiyle alacak hükmü kurulmamış olup, sulh protokolü kapsamında tespit hükümleri kurulmuştur. Ancak, sulh protokolünündeki alacakların icrailiğini ve talep edilebilirliğini mümkün kılmak açısından da sunulan sulh protokolünün aynen onaylanmasına ve kararın eki sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/764, K. 2021/673, 22 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama