KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2018
- Esas no
- 2018/326
- Karar no
- 2018/527
- Dava
- TAZMİNAT (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/04/2018
- Karar yazım tarihi
- 25/07/2018
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...
İnş firması ile 01/12/2012 tarihli gayrimenkul satış vaadi satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin 01/12/2012 tarihinde .... ile 38.000$ tutarında .... çeki temlik sözleşmesi imzalandığını, 2015 yılında bu senetlere ilişkin tüm borçlarını ödediğini, sözleşmede belirtilen koşullara davalılar uymamış ve inşaat taahhüt edilen tarihte bitirilmediğini, inşaat firması taahhüt edilen tarihte inşaatı bitirip bağımsız bölümü müvekkile teslim edemediği için 45.000,00-TL tutarındaki seneti müvekkile verdiğini ve iş bu senede tapu çıktığı zaman 25.000,00-TL farkın ödeneceği aksi takdirde 80.000,00-TL'nin müvekkile ödeneceği kaydının düşüldüğünü,
.... projesi adı altında .... ili, .... ilçesi .... Beldesinde .... Pafta, .... Ada,.... Parselde ka yıtlı .... Blok ... nolu bağımsız bölüm için ihtiyati tedbir kararı verilmesini , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Bağcılar Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap geldiği görülmüştür.
Davanın; Gayrimenkul satış vaadi ve sözleşmesinin zamanında ve gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklı tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklandığı yine dava dilekçesinde davacı ... ..' in temlik veren, davalılardan.... Aş' nin temlik alan sıfatı ile imzalamış olduğu .... Çeki Temlik Sözleşmesinin eldeki dava dosyasında var olan uyuşmazlıkla ilişkilendirilmiş olduğunun anlaşıldığı, davanın TTK.'nın 4. Maddesinde sayılan ve Türk Borçlar Kanununa atıf yapılan sözleşmelerden kaynaklanmadığı,
dava dilekçesine ekli düzenleme şekli satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde davacının alıca sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı ve 1 adet gayrımenkul satım alınmasına yönelik sözleşme akdettiği dava dilekçesindeki anlatımdan alım -satımın yatırım amacı güdülerek yapılmış olduğu sonucunun hiç bir şekilde çıkmadığı hususları hep birlikte nazara alındığında işlemin tüketici işlemi olmadığı uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
KATİP ... HAKİM ...
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/326, K. 2018/527, 18 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama