KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2020
- Esas no
- 2019/149 Esas
- Karar no
- 2020/87
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/03/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/02/2020
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankanın müşterisi olduğunu, 10/02/2008 tarihininde davalının hesabına dava dışı ...... Ağaç Mak. San. Ve Tic.
A.Ş'ye ait hesaptan internet bankacılığı ile toplam 2.659,00-TL tutarında havale yapıldığını, daha sonrasında dava dışı şirket, işbu havalelerin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirildiğini müvekkili bankaya bildirdiğini ve yapılan incelemeler sonucunda davalıya ait hesaptaki bakiye 908,50-TL dava dışı şirket hesaplarına iade edildiğini, dava dışı şirket, iade edilmeyen bakiye tutarın tahsili amacıyla İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....
E. sayılı dosyası üzerinden müvekkili Banka aleyhine alacak davası ikame ettiğini, yargılama sırasında müvekkilİ banka ile dava dışı şirket arasında sulh protokolü düzenlenerek davacı feragat etmiş, davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiğini, sulh sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete, ana para, işlemiş faiz ve tüm yargılama giderleri dahil 4.149-TL ödendiğini, davalı hesap hareketleri de incelendiğinde görüleceği üzere davalı, hesabına gelen tutarların bir kısmını çektiğini, bir kısmını da Cepbank ile başka bir hesaba gönderdiğini, dava dışı şirketin hesabından gönderilen tutarlar üzerinde tasarrufta bulunduğunu,
davalı kendisine ait olmayan hesabındaki işbu tutar üzerinde tasarruf etiğini ve huzurdaki olay kapsamında sebepsiz zenginleştiğini, bu doğrultuda banka zararının tazmini amacıyla davalı aleyhine Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .....
E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeni ile takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğnuu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygnu dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 6.151,93-TL alacağın tahsili için 02/03/2018 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca, ferilerine itiraz ettiği, icra dairesine itirazın yasal süresinde yapıldığı, itirazın iptali davasının yasal bir yıllık süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Bilirkişi SMMM ......
27/11/2019 tarihli bilirkişi raporu ile, davalı ...... 'in ilgili dönem ticari defter ve belgeleri ibraz etmediğinden ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, TBK 77-82 maddeler arasında sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkilerine yer verildiğini, bununla birlikte havalenin ödeme vasıtası olduğunun, kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcut olmakla beraber TBK 555-559 maddeleri uyarınca davacının banka dekontlarının ve hesap ekstrelerinin faiz hesaplamalarında kullanıldığını, davacının davalıdan, hesap bakiyesinden kaynaklanan 4.149,00 TL alacaklı olduğu,
Davacının takip tarih ile dava tarihine kadar faiz talebinin yerinde olduğu ve bu tutarın 1.228,10 TL olduğu, davacının dava tarihi 07.03.2019 itibariyle davalıdan 5.377.10 TL alacaklı olduğu tespit edildiği görüş kanaatine varıldığını beyan etmiştir.
Tüm dosya muhteviyâtı küllîyen tetkîk edildiğinde;
Genel kabule göre havale bir borç ödeme vasıtasıdır. Somut olayımızda davacı banka olup, söz konusu havalenin sehven yapıldığını iddia etmiş davalı konuya ilişkin cevap sunmamış ve buna ilişkin deliller toplanmıştır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Somut olayımızda müdde-i iddiasını ispatla mükelleftir kuralı gereği, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.
Tarafların tacir olduğu, davacının da delil listesinde belirtmiş olduğu dikkate alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde mahkememizce inceleme kararı verilmiş, bu konuda taraflara defterlerini sunmaları yönünde ihtaratlı süre verilmiş, inceleme günü sadece davacı tarafından ticari defterlerin sunulduğu, raporun davacıya ait defterlere binaen tanzim edildiği, yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan, hesap bakiyesinden kaynaklanan 4.149,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış ve ispat yükü yer değiştirmiştir. Bu aşamada dosya kapsamında davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi bilirkişi incelemesine esas olacak şekilde defterlerini de dosyamıza sunmamış olup, gelinen aşamada alınan bilirkişi raporu, havale kayıtları, davacının dava dışı ile arasındaki sulh protokolü bir arada değerlendirildiğinde davacının davasını ispat ettiği vicdani kanaatine varılarak, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği ve son olarak alacağın likit olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · E-imzalıdır ¸ Hakim ... · E-imzalıdır ¸
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/149, K. 2020/87, 27 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama