KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2023
- Esas no
- 2019/470 Esas
- Karar no
- 2023/702
- Ana dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Ana dava tarihi
- 01/07/2019
- Birleşen dosya
- BAKIRKÖY .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Birleşen dava tarihi
- 14/10/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04.09.2023 (Adli Tatil Nedeniyle
Karar Metni
2.880 kelime·14 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında birtakım bilgisayar ve elektronik eşya satışı konusunda 28.510,98 USD bedel üzerinde karşılıklı mutabık kalındığını, mutabık kalınan ürünlerin tamamının anlaşıldığı gibi eksiksiz ve tam olarak 14.05.2018 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirket serbest ticaret bölgesinde bulunduğundan bu şirket ile yapılan ticari faaliyet ve bu kapsamda gönderilen ürünler gümrük beyannameleri ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin anlaşmaya bağlı olarak teslim ettiği ürünler ile ilgili olarak muhatap şirkete fatura kestiğini,
davalı şirketin kesilen faturaya da herhangi bir itirazda bulunmadığını ve faturayı kabul ederek bu kapsamda ödemeler gerçekleştirdiğini, kesilen faturanın sunulduğunu, ancak 2.000 USD bakiye eksik olarak ödeme yapıldığını ve bu bakiye alacak davalı şirketten talep edilmesine rağmen gelinen gün itibari ile halen ödenmediğini, bu nedenlerle Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosya ile başlatılan takibe yapılan itirazların iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Davalı taraf aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili firma tarafından Tekirdağ İli, ... ilçesinde tamamen yabancı sermaye ile kurulacak fabrikanın ihtiyaç duyacağı birtakım bilgi teknolojisi ürünlerinin satın alınması için sunulan 24 Nisan 2018 tarihli "Teklif Formu" ile 49 kalem ürünün 34.778,49 - ABD Doları bedel karşılığı satışı ve teslimi için davacı ile anlaşma sağlandığını, bu bakımdan sözleşmenin kuruluşu açısından davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yapılan açıklamanın eksik ve hatalı olduğunu, anlaşma sağlanan ürünler ve toplam bedeli sunulan sipariş formunda olduğu gibi olduğunu,
mezkur ürünlerin teslim ve kurulumu 14.05.2018 tarihinde kısmen gerçekleştirildiğini ve satış konusu ürünlerin bir kısmı teslim edilmek üzere serbest bölgeye getirildiğini ve fabrikada kurulum işlerine başlandığını, ancak bazı ürünlerin tüm taleplere rağmen satıcı firma tarafından bu tarihten sonra teslim edilmediğini, tesliminde temerrüde düşülen ve ifasından kaçınılan ürünlerin yanı sıra teslim ve kurulum yapılan bilgisayar sistemleri,
çevre birimleri ile bazı yazılımların anlaşmaya uygun olup olmadığının tespiti için davalı firma tarafından detaylı bir inceleme yapıldığını ve teslim edilen ürünlerde ayıp ve eksiklikler bulunduğunun saptandığını, satış konusu ürünleri kısmen teslim etmeyen davacının tümünün muaccel olmayan satış bedelinin tamamını alıcından talep etmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, davacının itirazın iptali ve buna bağlı tüm taleplerinin esastan reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememeiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosya yönünden;
Davacı vekilinin birleşen davada dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 24/04/2018 tarihli sözleşme ile 44 kalem ürününü 34.778,49USD karşılığı satış ve tesliminin kararlaştırıldığını teslim ve kurulumun 14/05/2018 tarihinde kısmen gerçekleştiğini ve satışa konu ürünlerin bir kısmınında teslim edilmek üzere serbest bölgeye gönderildiğini bu tarihten sonra bir kısım ürünlerin teslim edilmediğini, davalı satıcının edimini tam olarak yerine getirmediğini, teslim edilen ürünlerde ayıp bulunduğunun belirlenmesi üzerine 28/03/2019 tarihli ihtarname tebliğ edildiğini, ihtara cevap verilmediğini,
ürünleri teslim edilmeyen davalının yapılan ödemeyi iadesi gerektiğini, ileri sürerek aynı sebeple taraflar arasında görülen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek şimdilik 5.000,00TL2nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davalı taraf sözleşmenin teklif formu üzerinden kurulmuş olduğunu iddia etmekte olduğunu, ne var ki davalı tarafın beyan ettiği teklif formundan sonra taraflar arasında görüşmeler olduğunu ve nitekim son olarak da anlaşılan mallar üzerinden teslimat yapıldığını ve bunlar üzerinden fatura kesildiğini, teklif formu tarafların tam iradelerini yansıtmadığını, tüm ticari firmalar incelendiğinde teklif formaları ile anlaşılan malların farklılıklar gösterdiğinin açık olduğunu,
zira teklif gönderilen firma bunu inceleyerek isteyip istemediği malları belirlediğini ve son hali ile teslimatın yapılmasına karar verdiğini, bu noktada teklif formundan sonra bu kadar işlem yapıldıktan sonra teklif formunun bağlayıcı olduğundan bahsedilemeyeceğini, davalı tarafça da faturaya itiraz edilmediğini ve eksik ya da anlaşmaya uygun olmayan teslimat yapıldığı konusunda bir geri bildirim olmadığını, bunlar teslimatın anlaşmaya uygun yapıldığının apaçık göstergesi olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte yine eksik ve ayıplı ifa iddialarına karşı Türk Tİcaret Kanunu'nda açıkça belirtilmiş olan ihbar sürelerinin tamamı geçmiş durumda olduğunu, karşı tarafın geçen bu kadar zamanın ardından bu iddiaları öne sürerek kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğiunu, mahkemece hak düşürücü sürelerin dikkate alınarak Birleşen davanın esasına girilmeksizin reddine karar verilmesini, fazlaya dair her türlü hakkısaklı kalmak kaydı ile alacağımızın tahsili amacı ile.
Mesnetsiz ve hukuksuz olarak açılmış olan birleşen davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı şirket aleyhine 2.000- USD asıl alacağa işleyecek USD için TC Merkez Bankasınca takip tarihi itibariyle Usd üzerinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz hesaplarına uygulanacağı bildirilen en yüksek orandaki yıllık faizi ile birlikte, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ile ana davada davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibinde davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı var ise ne kadar olduğu noktasında toplandığı, birleşen davada ise davalı birleşen dosya davacısının, davacı birleşen dosya davalısından satın almış olduğu malların ayıplı olup olmadığı, söz konusu bazı malların teslim edilip edilmediği, ayıpların tespiti halinde ayıbın gizli ayıp olup olmadığı,
süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ayıptan kaynaklı davalının zararının bulunup bulunmadığı, davalı birleşen dosya davacısının karşı taraftan alacaklı olup olmadığı var ise ne kadar olduğunun tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, SMMM ...., Bilgisayar Mühendisi ..., bilişim uzmanı ....'nun 28/07/2022 tarihli raporunda özetle. Davacı ... her ne kadar ticari defterlerinde 5.752,01 TL alacaklı görünse de bu rakam
yapılmayan kur farkı değerlemelerinden dolayı düşük kaldığı tespit edildiğini, esasen
olması gereken alacak tutarının 30.09.2018 tarihli döviz alış kuru 1 USD = 5.99 TL olup (2.000,00 * 5,99 =11.980,00 TL) olduğu, dolayısıyla davacı davalıdan 5.752,01 TL
yerine ticari defterlerinde kur farkı kaydı atıldıktan sonra 11.980,00 TL alacaklı olacağı
tespit edildiğini, 31.12.2018 tarihli kur değerlemesinde ise dolar kuru 5,26 USD’ ye
düşmüş olup bu sefer kur farkı gideri oluştuğunu ancak bu kayıt yine davacı ... ticari
defterlerine yansıtılmadığından dolayı dövizli cari hesap bakiyesi gerçeği yansıtmamış
olup TL bakiyesi düşük kaldığını, olması gereken tutar 2.000,00 TL * 5,26 USD =
10.521,80 TL olacağı, Sonuç itibariyle döviz cinsinden olan cari hesap bakiyesi davacı
... muhasebe kayıtlarına dönemsellik kavramı gereği kur farkı fişleri kesilip
yansıtılmadığından dolayı gerçek TL bakiyeyi yansıtmadığı tespit edildğini, düzeltme
kaydı yapılarak kur farkı fişlerinin icra ve dava tarihine kadar yansıtılması durumunda
davacı davalıdan icra takip tarihi itibariyle 2.000,00 USD ( TL karşılığı 10.556,20 TL),
dava tarihi itibariyle 2.000,00 USD ( TL karşılığı 11.510,20 TL) olarak hesaplandığını, davalı ... ticari defter incelemesinde işbu borç bakiyesinin aynı tutarda mevcut
olduğu tespit edildiğini, davalı tarafın sunmuş olduğu ticari defter ve belgeler incelendiğinde; takip tarihi olan
13.02.2019 tarihinde 10.556,20 TL (2.000,00 USD), dava tarihi olan 01.07.2019
itibariyle davalının davacıya 11.510,20 TL ( 2.000,00 USD) borç bakiyesi olduğu tespit
edildiğini, “Yabancı paralar Muhasebe kayıtlarına Türk lirası olarak kaydedilir” kuralı
gereği kayıtların bu kurala uygun olarak yapıldığı anlaşıldığını, 13.02.2019 İcra Takip Tarihinden sonda Davalı tarafından Davacıya ödeme yapılmadığı
tespit edildiğini, davacı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep
edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığını, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, yapılan ticari defter incelemesinde her ne
kadar davacı davalıdan 2,000 $ alacaklı olduğu tespit edilmiş olsa da, işbu borç
rakamının hem davalı hem de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş
olsa da, yapılan teknik inceleme sonrası kusurlu olarak tespit edilen hizmetin 3,090.26
$ olduğu tespit edildiği, buna göre davacının alacağı olan 2000 $’dan 3,090.26 $’ın mahsup edilmesi
sonrasında kalan 1,090.26 $’ın davalı davacıdan alacaklı olabileceği , bir diğer
değişle davacının davalıya 1,090.26 USD borçlu olduğu tespit edildiği
sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile ek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla, Bilirkişi SMMM ..., Bilgisayar Mühendisi ...., bilişim uzmanı ...'nun 09/01/2023 tarihli ek raporunda özetle; 24.04.2018 tarihli "Teklif Formu" ile 49 kalem ürünün 34.778,49 - ABD Doları bedel karşılığı
satışı ve teslimi için davacı ile anlaşma sağlandığı,
yukarıdaki ayrıntılarına yer verildiği üzere, davalı ... davacıya 29.01.2019 ve 28.03.2019
tarihli ihtarnameler ile bildirimde bulunduğu, “...” sunucu bakımından, sunucunun sıfır makine olmadığı, sıfır
olarak satılan ürünün esasında 7 yaşında olduğu (ikinci el olduğu), tarafların teklif
ve faturada mutabık kaldıkları anlaşılan .... markalı ve 64 GB RAM özelliğinde
sunucu ürünün ve hizmetin kurulumu yapıldığı, söz konusu sunucunun ikinci el olması
durumu 28.03.2019 tarihli Davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya keşide
edilen Bakırköy .... Noterliği’ne sunulan ihtarnamede belirtildiği, bu hususun
sonradan bakılarak tespit edildiğinin anlaşıldığı, bu yönüyle verilen hizmetin gizli
ayıplı olarak değerlendirilebileceği, kurulumu yapılan 7 yaşındaki bir makinanın
teklif dökümanındaki 64 GB özelliği içermesi nedeniyle yaklaşık olarak aynı kullanım
kapasitesini sunabileceği, ancak ikinci el sunucunun geçmiş kullanıma bağlı olarak
yıpranma payının hesap edilmesi gerektiği, ayıptan kaynaklı maldan beklenen
faydayı ortadan kaldırması hususunun mahkemece takdir edilmesinin uygun olacağı,
“...” nın teslimi konularında dosya kapsamında bir bulguya
rastlanmadığı, teslim edilen mal/hizmetin ayıplı olup olmadığı değerlendirilmesinin
yapılamadığı,
“....” ın teslimi konularında dosya kapsamında bir
bulguya rastlanmadığı, teslim edilen mal/hizmetin ayıplı olup olmadığı
değerlendirilmesinin yapılamadığı, “Veeam yedekleme yazılımı lisans anahtarı” nın teslimi konularında dosya kapsamında bir
bulguya rastlanmadığı, teslim edilen mal/hizmetin ayıplı olup olmadığı
değerlendirilmesinin yapılamadığı,
davalı-karşı davacı işyerinde sunucu üzerinde “....” yerine “2012”
versiyon sunucu lisansının kurulduğunun tespit edildiği, tarafların mutabık kalmadıkları
anlaşılan bir ürünün ve hizmetin kurulumu yapıldığı, bu yönüyle verilen hizmet açık
ayıplı olarak değerlendirilebileceği, ayıptan kaynaklı maldan beklenen faydayı
ortadan kaldırdığı,
davalı-karşı davacı işyerinde “...” isimli lisans belgelerine rastlanmamış
olup, bunun yerine 10 adet “...” nın bulunduğu, tarafların mutabık
kalmadıkları anlaşılan bir ürünün ve hizmetin kurulumu yapıldığı, bu yönüyle
verilen hizmet açık ayıplı olarak değerlendirilebileceği, ayıptan kaynaklı maldan
beklenen faydayı ortadan kaldırdığı,
davalı-karşı davacı işyerinde yapılan incelemede, davalı-karşı davacı beyanı ile uyumlu
olarak 2 adet 146 GB ve 6 adet 300 GB hard diskin bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu
harddisklerin sunucu konfigürasyonu içerisinde tek kalem olarak fiyatlandırıldığı
görüldüğü, bu nedenle ayıplı olup olmadığı değerlendirilmesinin yapılamadığı,
... Yedekleme ünitesi sistem odasında kurulu vaziyette olduğu, cihaz üzerinde 4 adet
disk girişinin olduğu, davalı-karşı davacı işyerinde tespit edilen ürün modelleri davacının
teklifinde belirtilen 3 x 4TB kapasitedeki ürünler olmadığı gibi, davalı tarafından da
getirildiği beyan edilen 3 x 1 TB kapasiteli ürünün de olmadığı tespit edildiği, bu nedenle
ayıplı olup olmadığı değerlendirilmesinin yapılamadığı,
... marka yerine ... marka projeksiyon cihazı teslim edilmesinden maddi
zararının bulunmadığı, tarafların mutabık kalmadıkları anlaşılan bir ürünün ve hizmetin
kurulumu yapıldığı, bu yönüyle verilen hizmet açık ayıplı olarak değerlendirilebileceği, iki
ürünün de yansıtma özelliğini ihtiva ettiği bu nedenle ayıptan kaynaklı maldan
beklenen faydayı ortadan kaldırmadığı,
davalı – karşı davacı işyerinde “...” işlemcili bilgisayar yerinde ... işlemcili bilgisayarın getirildiği konusunda, işyerinde “....
hdd işlemcili bilgisayara rastlanmadığı, Heyetimizce “....” işlemcili
makinanın İ5 konfigürasyonlu makinanın yerine getirilmiş olduğu tespitinin net olarak
yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle ayıplı olup olmadığı değerlendirilmesinin
yapılamadığı,
dosya kapsamındaki mevcut bilgilerle, ... yazılımının teslim dilip edilmediği net
olmadığı gerekçesiyle, ... yazılımının alacak ve borçların mahsup edilmesine yönelik
hesaplamada kullanılamadığı, kök raporda varılan mali hesaplamalarda kanaatimizi
koruduğumuzu,
ancak, ... yazılımının davalı-karşı davacı adına kayıt edilmiş olması halinde ...
yedekleme yazılımının panelinde lisans anahtarlarının davalı-karşı davacı adına girilmiş olması
beklenebileceği, bu bilginin mevcut durumda dosya kapsamında bulunmadığı, mahkemece gerekli görülmesi halinde, davacı – karşı davalının 10.05.2018 tarihli fatura kaleminde geçen
1509,60 USD tutarındaki söz konusu lisansın alımının detaylarını dosyaya sunmasının
istenebileceği, bu durumda söz konusu lisansın davalı-karşı davacı ... teslim edildiği veya
edilmediği hakkında net bir bulguya ulaşılabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, ana dava bakımından taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava bakımından ise satın alınan ürünlerde ayıp ve kötü ifadan kaynaklı alacak davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Somut olayımızda ana dava bakımından ispat yükü ana dava davacısı, birleşen dosya bakımından ise birleşen dosya davacısı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.
Ana dava bakımından;
Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle üzerine düşen edimi yerine getirdiğini fakat teslim ettiği ürünlerin toplam bedelini tahsil edemediğini iddia etmiş olup, söz konusu iddiaya karşı yapılan savunmalar ayrıca birleşen davanın da temelini oluşturmaktadır.
Taraf iddiaları bakımından bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmış, alınan raporlar neticesinde ana dosya davacısı tarafından davalıya verilen bir kısım hizmetin eksik olduğu ve bir kısım hizmetin de ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça ürünlerin ayıpsız ve eksiksiz teslim edildiğine dair iddia da bulunulmuşsa da ürünlerin eksiksiz, farklı ürün yerine istenilen ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair teslim tesellüme ilişkin davalının el ürününü içerir denetlenebilir bir bilgi belge dosyaya sunulamadığından davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir.
Yine ana dosya davalısı ayıp iddiasında bulunmuş, söz konusu teslimi yapılan bir kısım ürünlerin ayıplı olduğunun ve maldan beklenen faydayı ortadan kaldırdığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı iddia edilmişse de dosya kapsamında ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerin taraflarca teslimi kararlaştırılan ürünlerden olmadığı, davacının yanlış ürün teslimi yaptığını bilebilecek durumda olduğu dolayısıyla kendisinden bu hatanın hayatın olağan akışına göre beklenemeyeceği bu nedenle ağır kusurlu olduğu kanaatine varıldığından hak düşürücü süre itirazı ve zaman aşımı defii yerinde görülmemiştir.
Yapılan inceleme neticesinde davacı alacağı toplamda eksiksiz ve ayıpsız hizmet bedeli olarak 490,40 USD karşılığı olduğu, bakiye kısma dair hizmetlerin ayıplı ve eksik teslim nedeniyle yerinde olmadığı, kabul edilen kısma dair alacağın likit olduğu, yine davalı tarafça daha sonra takas defiinde bulunulmuşsa da cevap dilekçesi ile takas beyanında bulunulması gerektiği, davalının cevap dilekçesinde takas beyanının mevcut olmadığı, kaldı ki takasa konu kısmın birleşen dosyada yargılama konusu olduğu dikkate alınarak takas savunmasına itibar edilmemiş, neticeten tespit edilen 490,40 USD üzerinden davacının kısmen haklılığını ispatladığı kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Birleşen dava bakımından;
Yukarıda açıklandığı üzere birleşen dosya davalısının birleşen dosya davacısına karşı edimlerinin bir kısmını tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmediği, ayıplı mallara dair söz konusu ayıpların maldan beklenen faydayı ortadan kaldırdığı, yine bir kısım ürünlerin teslim edilmediği, ana davada takas beyanının kabul edilmemesi nedeniyle birleşen dosya davacı alacağının 3.090,00 USD olduğu, dava tarihine göre kur karşılığının 18.323,00 TL olduğu, bu zararın tazmini gerektiği, zira eksik ve ayıplı hizmet nedeniyle birleşen dosya davacısının satın aldığı ürünlerden beklenen faydanın ortadan kalktığı ve birleşen dosya davacısının bu bu zararı tazmin etmesi gerektiği kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
A)DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE
-Davalının aleyhine yapılan Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
-Takibin asıl alacak miktarı olan 490,40-USD üzerinden DEVAMINA,
-Hüküm altına alınan asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere, fiili ödeme tarihinde kamu bankaları nezdinde USD cinsinden açılmış kısa vadeli hesaplara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,
-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 354,58-TL harcın mahsubu ile artan 84,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 324-TL'sinin davalıdan tahsili, geri kalan 996-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.574,60-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.925,40-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafından ödenen 44,40-TL başvurma harcı, 354,58-TL peşin harç, 1.224,30-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.623,28-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 398,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-MAHKEMEMİZ DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ATM'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
A)DAVANIN KABULÜ İLE,
18.323,00-TL alacağın 5.000-TL'si yönünden dava tarihinden, 13.323,00-TL yönünden ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birleşen dosya davacısına ÖDENMESİNE,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.251,64-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.166,25-TL harcın birleşen dosya davalısından alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin birleşen dosya davalısından tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00-TL ücreti vekaletin birleşen dosya davalısından tahsili ile birleşen dosya davacısına VERİLMESİNE,
-Davacı tarafından ödenen 44,40-TL başvurma harcı, 85,39-TL peşin harç olmak üzere toplam 129,79-TL -TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısından alınarak, birleşen dosya davacısına VERİLMESİNE,
3-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2023
Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/470, K. 2023/702, 17 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama