KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Esas no
- 2021/1029 Esas
- Karar no
- 2023/843
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/12/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25.10.2023
Karar Metni
1.930 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14.06.2017 tarihinde İSTANBUL ili, ... ilçesi, .... Caddesi Üzeri ... Sokağı dönüşünde müvekkili ...'ün trafik kurallarına riayet ederek karşıdan karşıya geçmekte iken davalılardan ... ‘ a ait ...
Plakalı aracı kullanan diğer davalı ... ‘ın müvekkiline çarpması sonucunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, hastaneye kaldırıldığını, yaşanan bu vahim kaza sonucunda sol ayak bileği kırıldığını, ardandan ameliyat olmuş olmasına rağmen halen sol ayağını eskisi gibi kullanamamakta ve bu sebeple hayatını tek başına idame ettiremediğini, yaşanan bu vahim kaza sonucu müvekkilinin halen daha iyileşme süreci tamamlanmadığını, şuanda da fizik tedavisi gördüğünü, davalı sürücü ... hakkında ,
müvekkili ... ‘ ün şikayeti üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı soruşturma dosyasıyla soruşturma başlatılmış olduğunu, ilgili soruşturma dosyası kapsamında da zararın basit tıbbi niteliğindeki müdahalelerle giderilemeyeceği, hayat fonksiyonlarının ağır derecede aksatacağına dair savcılıkça görüş bildirildiğini, kaza sonrasında taraflarla yapılan şifahi görüşmelerden de herhangi bir olumlu yanıt alınamadığını, trafik kazasında yaralanan davacı müvekkili ... için, 6100 sayılı yasanın 107.
Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, haksız fiil nedeniyle beden gücü kaybı nedeniyle tazminat tutarı tam olarak belirleninceye kadar şimdilik 1.000,00 TL (fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla), aracın trafik sigorta şirketi (poliçesindeki limitle sınırlı olmak üzere) ve aracın sahibi-işleteni ve sürücüsü olan diğer davalılarla müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere olay tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleriyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödetilmesine,
davacı müvekkili için toplamda 10.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleriyle birlikte aracın sahibi-işleteni ve sürücüsü olan davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödetilmesine, müvekkilinin mağduriyeti ve maluliyetinin tam olarak anlaşılması ve ayrıca dosyanın aydınlatılarak hakkaniyet gereği hüküm kurulabilmesi için müvekkilinin adli tıp kurumu yüksek sağlık kuruluna sevk edilerek hakkında maluliyetinin tespiti için rapor alınmasını ; ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlığın geldiği nokta göz önüne alınarak Bakırköy ....
Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasındaki tüm kayıtlar göz önüne alınarak hüküm kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Davalı müvekkilinin ...'ın yaşanan kaza nedeniyle hiçbir kusurunun olmadığını, bu nedenle davanın davalı müvekkili yönünden reddini talep ettiklerini, davalı ...' ın geçici olarak (emaneten) teslim ettiği arkadaşı ...' ın her hangi bir kusuru olmadığı halde olay gerçekleştiğini, dava konusu kazanın, davacı ile davalı ... arasında meydana geldiğini ve en önemlisi de her iki tarafın eylemleri sonucunda işbu kaza meydana geldiğini, müvekkili davalı ...'ın malik olduğu aracın bozuk olması veya araçtan kaynaklanan bir kusur nedeniyle dava konusu kaza meydana gelmediini,
müvekkilinin malik olduğu araç ile ilgili gerekli tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve kurallara riayet ettiğini, nitekim tutulan Trafik Kaza Tespit Tutanağından da anlaşılacağı üzere müvekkilline atfedilecek herhangi bir kusur söz konusu olmadığını, davacı tarafın, her ne kadar beden gücü kaybı şeklinde talepte bulunmuş ise de, herhangi bir maluliyetinin olmaması sebebiyle mümkün olmadığını, bununla birlikte davacının kendi kusuru sebebiyle maddi tazminat alabilmesinin de söz konusu olmadığını, ayrıca talebi zaten sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, sigortadan talep muamelesini tamamlamayan davacının kendisi olduğunu,
davacının tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarını sunduklarını, her ne kadar davacı tarafça Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası açılmadan önce müvekkili şirkete müracaat edilmişse de; söz konusu dosyada davacı tarafın duruşmaları takip etmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğunu, akabinde ise işbu dava ikame edildiğini, Bakırköy ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nce alınan raporu kabul etmediklerini, kaldı ki, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile hukuk dosyasından alınan rapor arasında kusura ilişkin çelişkiler mevcut olduğunu, bu nedenle ATK'DAN çelişkiyi giderici rapor alınması gerektiğini, öte yandan, davacının ileri yaşta olması hasebiyle kaza tarihinde davacının, kaza ile illiyet bağı bulunmayan daha önceki hastalık, ameliyat, tedavi ve maluliyetlerinin tespit edilmesini ve salt işbu kaza neticesinde oluşabilecek maluliyetin değerlendirilmesini talep ettiklerini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın öncelikle usulden reddine,
söz konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
Dava dosyamızın meydana gelen kaza nedeniyle davacının maddi zararı var ise ne kadar olduğu konusunda rapor düzenlenmek üzere dosyanın Aktüerya bilirkişi ....' e tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişinin 29/05/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı vekilinin davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun usulüne uygun olduğunun
kabulü halinde sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 13.07.2017 olduğu,
diğer davalılar araç maliki/işleten ... ve aracın sürücüsü ....’ın kaza tarihinde (14.06.2017) temerrüde düştüğü,
geçici iş görmezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu
hususlarının mahkemenin takdirinde olduğu,14.06.2017 günü trafik kazasında yaralanan, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu
Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında tüm vücut engellilik oranı %0, iyileşme (iş
göremezlik) süresi kaza tarihinden itibaren 4 ay olan davacı ...’ün kazada kusurunun
bulunmamasına göre,
geçici iş göremezlik zararı : 5.083,00 TL olarak hesaplandığına ilişkin görüş ve kanaate varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 1.000-TL maddi tazminat talebinin 08/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 5.083,00-TL 'ye arttırılarak davasını ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı anlaşıldı.
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait ... Esas Sayılı dosyanın bir örneği dosyamız içerisine alınmış, dosyanın incelenmesinde, tarafları ile dosyamız taraflarının aynı kişiler olduğu, dosyada kusur raporları ile maluliyet raporunun alındığı, daha sonra takipsizlik nedeniyle dava dosyasının işlemden kaldırıldığı ve açılmamış sayılması kararı verildiği, bu kararın da kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli davadır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü, meydana gelen kazada karşı taraf araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve buna bağlı olarak zararı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine ait ... Esas Sayılı dosya kapsamı incelendiğinde, kusur raporlarının alındığı, alınan raporlara göre meydana gelen kazada davacının %25 kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsü ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğu, ATK trafik ihtisas dairesinden alınan raporların da bu oran ile aynı oranları tespit ettiği anlaşılmış, raporların denetime elverişli olması nedeniyle, usul ekonomisi gereği mahkememizce tekrar kusur raporu alınmamıştır.
Yine, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine ait ... Esas Sayılı dosyasında davacının maluliyetinin de ATK tarafından tespit edildiği, alınan raporun denetime elverişli olduğu, mahkememizce rapor alınacak olsaydı yine ATK'dan bu konuda rapor alınacağı gözetildiğinde, usul ekonomisi gereği maluliyetinin tekrar tespitine gerek görülmemiş, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasındaki raporlar baz alınarak yargılamaya devam edilmiştir.
Gelinen aşamada, davacının zararının var ise ne kadar olduğu hususunda aktüerya bilirkişiden rapor alınmış, alınan rapora göre davacı zararının 5.083,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Rapor denetime elverişli olduğu için bu konudaki itirazlar yerinde görülmemiştir.
Maddi tazminat yönünden;
Meydana gelen kazadan ötürü, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin, kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, kazada davalı araç sürücüsünü kusurunun %75 olduğu, davacının kusurunun oranlaması neticesinde, tazminini talep edebileceği zarar miktarının 3.812,25 TL olduğu, davalılardan sigorta şirketine karşı ZMMS'den kaynaklı rücu şartlarının oluştuğu, yine araç maliki diğer davalı bakımından da kazaya karışan davalı araç sürücüsünün kusuru oranında davacıya karşı kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla tespit edilen zararın tahsili şartlarının gerçekleştiği, "zarar bi kader'il imkân izale olunur" (zararlar imkanlar verdiği ölçüde giderilir-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden;
Haksız fiiller dolayısıyla ihlale konu olan kişilik hakları; kişinin hayatı ve vücut bütünlüğüne yönelik hakları ile şeref ve haysiyeti gibi diğer kişilik haklarıdır.
Kişilik hakları, kişilerin insan ve toplumda bir birey olmaları nedeniyle sahip oldukları tüm kişisel değerleri içermektedir. Genel olarak kişilik hakları; maddi kişisel değerler, mesleki ve ticari kişisel değerler ve manevi kişisel değerler olarak tasnif edilmektedir.
Yargıtay, kişisel değerleri neleri içerdiğini bir kararında şöyle açıklamıştır;
“BK. 49. maddesi gereğince kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya maruz kalan kişi, uğradığı manevi zarar karşılığı bir miktar paranın hüküm altına alınmasını isteyebilir.
Medeni Yasanın 24. maddesinde düzenlenen BK'nın 49. maddesinde doğrulanıp yaptırımı gösterilen yasal düzenlemeler gereğince, kişilik haklarının zarar görmesi durumunda manevi tazminat istenebilir. Kişinin doğumla kazandığı bağımsız varlığını ve bütünlüğünü oluşturan; hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve çalışma özgürlüğü, onuru, ismi, resmi, sırları ile aile bütünlüğü, sosyal ve duygusal değerlerinin tümü kişilik haklarını oluşturur ve bunlardan birine yapılan saldırı manevi tazminatı gerektirir.”(4. HD. 25.06.2007, 10084/8592)
Manevi zarar, mal varlığına ilişkin olmayan fakat zarar verici olay dolayısıyla kişinin moral ve duygusal aleminde sarsılmaya, büyük elem ve ızdırap duymasına yol açan ve arzu edilmeyen bir durumdur. Gerek TBK'nın 58. maddesinde gerekse de TMK'nın 24. maddesinde, kişilik haklarının zarara uğratılması durumunda tazminat istenebileceği düzenlenmiştir. Kural olarak, mala verilen zararlar sebebiyle tazminat istenilemez.
Bu açıklamalar doğrultusunda, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları neticesinde davalı sürücünün meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu hususu sabit olup, yaralama neticesinde davacının kişilik haklarının zedelendiği hususu kuşkusuzdur. Ayrıca tarafların yaşı, sosyo ekonomik durumları, davacıda geçici maluliyetin oluşması, meydana gelen zararın ağırlığı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi zararlarının tazmin edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve takdiren manevi tazminat talebi hakkında da aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1029, K. 2023/843, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama