KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/48 Esas
- Karar no
- 2024/179
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/01/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26.03.2024
Karar Metni
1.988 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin bir alacağı nedeniyle önce Gaziantep İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile sonrasında ise yetki itirazı neticesinde (yetki itirazı kabul edilerek) Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu ... San. Ve Dış Tic. Ltd.
Şti. aleyhine 14/06/2021 tarihinde İcra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun icra dairesine yapmış olduğu itirazında dosya borcu olarak belirtilen alacağın bir kısmına itiraz ettiğini ve icra takibini kısmi olarak durdurduğunu, itiraz etmediği kısma ilişkin ise icra dosya borcunu ödediğini ancak itiraz ettiği kısıma haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğinden takibin bu miktar ve ferileri üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin müvekkili şirket tarafından gönderilen ürünlerin bir kısmında ayıp olduğu gerekçesi ile müvekkili şirkete 22/04/2021 keşide tarihli .... numarlı e faturayı kestiğini,
akabinde faturanın müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyince bu defa Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 26/05/2021 tarihli ihtarname ile bir kısım ürünlerde abraj olduğunu ve bu sebeple bu ürünlerin karşılığında iş bu faturanın kesildiğini iddia ettiğini, sonrasında ise ihtarname ekinde iş bu fatura suretine de yer verdiğini, müvekkkili şirket tarafından ise söz konusu faturanın kabul edilmediğine ve iade edildiğine dair Gaziantep .....
Noterliğinin 11/06/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, akabinde mevcut borç ödenmeyince de icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın her ne kadar ürünlerde abraj olduğunu yani boyanan ipliklerde (lekeler, beyazlıklar, hatalar) hatalar olduğunu belirtmiş ise de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, zira Müvekkili Şirket tarafından boyanan ipliklerin tamamı tek seferde davalı şirkete teslim edilmediğini, fatura suretleri ve cari hesap cetvelinden de anlaşılacağı üzere ürünlerin 2021 yılının başından itibaren parça parça sevk edildiğini,
davalı şirketin ise üzerine düşen muayene ve inceleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, ürünleri teslim alırken herhangi bir hata olup olmadığını kontrol etmediğini, davalı borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası, ile başlatılan takipte itiraz edilen kısım üzerinden, yine tüm alacak miktarında faize ve ferilerine yönelik itirazlarının iptali ile takibın devamına,% 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının ise aynı sektörde fason işler yaptığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında tesis edilen ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirkete ait 2870 kg ipliğin boyanması işi davacı şirket tarafından üstlenildiğini, bu kapsamda söz konusu ipliklerin davacı şirkete sevk edildiğini ve ardından davacı şirket tarafından boyama işlemi gerçekleştirildiğini, davacı şirket tarafından yapılan boyama işleminden sonra müvekkili şirketin, boyanan ipliklerden kumaş elde edilmesi amacıyla iplikleri örme işlemine tabi tuttuğunu,
örme işleminden çıkan kumaşlarda abraj denilen hataların olduğunun fark edilmesi üzerine hemen örme işlemine son verilerek, 22.03.2021 tarihinde davacı şirket yetkilileri ile irtibata geçildiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilileri de iplik ve kumaşları inceleyerek,
kumaşlardaki abrajları gördüklerini, davacı şirket yetkilileriyle yapılan görüşmeler sonucunda kumaşlarda oluşan hataların, farklı kazanlarda boyama işlemine tabi tutulan ipliklerin, aynı çuvala konulmasından ötürü oluştuğu anlaşıldığını, bunun üzerine henüz örme işleminde kullanılmayan iplikler davacı şirkete geri gönderilerek tamir edilmesi sağlandığını, fakat örmede kullanılan 257 kg iplik (kumaş) için ise herhangi bir işlem yapılamadığını,
böylece boyamadan kaynaklı abraj hatası bulunan ve örme işlemine tabi tutulan 257 kg iplik (kumaş) müvekkili şirketin uhdesinde kaldığını ve bu ipliklerin (kumaşların) başka bir şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bundan dolayı da müvekkili şirketin 18.041,40TL (KDV DAHİL) zararı oluştuğunu, müvekkili şirketin uğramış olduğu bu zarar miktarı davacı şirkete yansıtılarak, 22.04.2021 tarih ve ... numaralı, 18.041,40-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, elektronik ortamda davacı şirkete gönderilen anılan faturanın kabul edilmemesi üzerine bu kez Bakırköy ....
Noterliğinin 26.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davacı tarafa gönderildiğini, akabinde davacı şirket tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin ediminin ayıplı olmasından ötürü müvekkili şirketin, 257 kg miktarındaki ipliğini (kumaş) kullanamamış ve bundan dolayı zarara uğradığını, müvekkili şirketin bu zararının oluşmasına davacı şirketin ayıplı edimi sebebiyet verdiğinden,
müvekkili şirketin bu zararının davacı şirket tarafından karşılanması gerektiğini, bundan dolayı da müvekkili şirketin, uğramış olduğu zarar miktarınca davacı şirkete fatura düzenleyerek ticari defterlerine kayıt ettiğini ve faturayı da davacı şirkete tebliğ ettirdiğini, davacı şirketin haksız alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, davanın reddine, davacının, takibi başlatmakta ve davayı açmakta kötü niyetli olmasından dolayı, davaya konu miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla, icra dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı sigorta şirketinin, davalı / borçlu şirket aleyhine TOPLAM 43.064,15 -TL alacağının tahsilinin talep edildiği, asıl alacağa işleyecek % 9 yasal faizi ile birlikte, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve ÖNCELİKLE DAVACI tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra takibine kısmi itirazın yerinde olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına bu konuda talimat yazılmasına karar verilmiş olmakla, Gaziantep ... Asliye Ticaret mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığı ile S.M.
Mali Müşavir .... tarafından sunuan 18/08/2022 tarihli raporunda özetle.
Davalı birleşen davada davacışirketin incelenen 2020-2021-2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarınınsüresinde alınmış olduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Taraflar arasında 2020 yılında başlayan ticari ilişkinin 2021 yılında da devam ettiği, açık hesap hareketleri incelendiğinde bir alış, satış, ödeme olmak üzere 6 adet faturalı işlem hareketinin olduğu, davacının 31./12/2021 tarihi itibarıyla kendi kayıtlarında 18.7 11,31 TL alacaklı gözüktüğü ihtilafa konu olan ...
Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti nin 22.04.2021 tarih ve .... nolu, E faturanın davacı kayıtlarında yer almadığı, mezkur faturanın Reklamasyon ve Kumaş Abraj hatası olarak tanzim edildiği, fiziki mal teslimi içermediğinden tek taraflı tanzim edilen faturada davalının haklılığının dosya kapsamında usulüne uygun ayıp ihbarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ve ayıba konu ürünler incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra takibine kısmi itirazın yerinde olup olmadığı, davacının davalıya ait kumaşlar üzerinde yapmış olduğu boyama işlemlerinde ayıp olup olmadığı, ayıbın tespiti halinde gizli ya da açık ayıp olup olmadığı, ayıbın tespiti halinde ayıba denk gelen değerin ne kadar olduğu, ayıbın satıma konu mallardan beklenen faydayı ortadan kaldırıp kaldırmadığı,
ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi ...'in ve Tekstil Mühendisi ...'in 15/01/2023 tarihli raporunda özetle. Ayıp ihbarının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 23/c maddesi3 ve 6098 Sayılı Türk
Borçlar Kanunun 223.maddesi4 hükümlerine istinaden yasal süre içerisinde
yapılmamış olduğu değerlendirilmekle beraber, mahkemenizin aksi kanaate
olması halinde;
Bakırköy ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında talep edilen
41.711,31.TL tutarındaki asıl alacak tutarından, 13.364,00.TL tutarındaki davalı zararı
ile davalının ilgili icra dairesine ödemiş olduğu tutarın (davalının beyanına göre;
23.669,91.TL) düşülmesi sonrasında kalan (4.677,40.TL) tutarındaki kısım için
itirazın iptali
davacının, takip talebi sonrası faiz talebi ile ilgili olarak, takip talebi tarihinden
(14.06.2021) dava tarihine (13.01.2022) kadar geçen (213) gün, için 462,12.TL
tutarında, değişen oranda takip sonrası reeskont avans faizi hesaplandığı, öte yandan, ayıp ihbarının yasal süre içerisinde yapılmamış olması sebebiyle, mahkeme tarafından davacının haklı olduğuna karar verilmesi halinde; Bakırköy ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında talep edilen
41.711,31.TL tutarındaki asıl alacak tutarından, davalının ilgili icra dairesine ödemiş
olduğu tutarın (davalının beyanına göre; 23.669,91.TL) düşülmesi sonrasında kalan
(18.041,40.TL) tutarındaki kısım için itirazın iptali,
davacının, takip talebi öncesi faiz talebi ile ilgili olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu 117. maddesine5 istinaden, takip öncesinde, davalının temerrüde
düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir ihtarın olmaması sebebiyle takip öncesi faiz
hesaplaması yapılmadığını, davacının, takip talebi sonrası faiz talebi ile ilgili olarak, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve
Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun temerrüt faize ilişkin 2.maddesi6 uyarınca, takip
talebi tarihinden (14.06.2021) dava tarihine (13.01.2022) kadar geçen (213) gün, için
1.782,46.TL tutarında, değişen oranda takip sonrası reeskont avans faizi
hesaplandığını, davacının, talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas
Kanunu 68.maddesine7 göre; 3.608,28.TL (18.041,40.TL X %20) tutarında
olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacak iddiası bakımından davacı üzerinde, satıma konu malların ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı savunması bakımından ise davalı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.
İddia ve savunmalar bakımından mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı kayıtlarına göre icra takibi itibariyle davacının davalıdan 41.711,40 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise 3.839,84 TL davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlığın ticari satım ilişkisine dayanması nedeniyle defterlerdeki mali kayıtlar uyuşmazlığı tek başına çözmeye yeterli değildir. Zira davalının ayıp iddiası olduğu için bu hususun da irdelenmesi gerekmektedir.
Nitekim teknik bilirkişini yaptığı tespite göre, davacının davalıya sattığı ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu, ayıp ihbarının mesajlaşama yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf her ne kadar 18.041,40 TL reklamasyon faturası düzenlemiş ise de dosya kapsamından bu faturanın ayıplı mallar nedeniyle düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yapılan tespite göre ayıplı mallardan ötürü davalı zararının 13.364,00 TL olduğu anlaşılmış reklamasyon faturasında belirtilen bakiye bedel mahkememizce yerinde görülmeyerek 13.364,00 TL üzerinden davalı zararı kabul edilmiştir.
Ayrıca davalı tarafça icra takibinden sonra ödenen bedelin masrafları ile beraber 23.669,91 TL olduğu anlaşılmış, davacı defterlerine göre tespit edilen 41.711,31 TL'den 23.669,91 TL ile davalı zararı olan 13.364,00 TL'nin mahsubu neticesinde davacının bakiye bedel bakımından davalıdan hala alacaklı olduğu, alacağın bu kısım yönünden likit olduğu, reddedilen kısma dair ise davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamadığı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/48, K. 2024/179, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama