KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/104 Esas
- Karar no
- 2023/979
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/02/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20/11/2023
Karar Metni
1.776 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde deri ustası olarak 2001 tarihinden 12/09/2022 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde çalıştığını, ... Deri firmasının ... Deri firmasının devamı niteliğinde olup ... Deri firması kurulduğunda müvekkilinin SGK'daki kaydının nakil ile ... Kemer firmasından ... firmasına kaydedildiğini, ... Kemer firmasının yetkilisinin davalının kardeşi ... ...'un, ...
Deri firmasının yetkilisinin de davalı olduğunu, davalının kardeşi ... ...'un 2012 yılında ... Kemer firmasının yetkilisi iken İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 2 tane daireyi ...
Bankası A.Ş'den faiziyle beraber çektiği 269.432,35 TL'ye satın aldığını, bu dairelerden birini de müvekkiline 134.716,175 TL'ye satmayı teklif ettiğini, müvekkilinin de bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin davalının kardeşine geri ödemesi 13/01/2012 tarihinde başlayan kredinin taksit tutarlarını ...
Kemer firmasının muhasebesine her ay elden ödediğini, ancak müvekkiline ödeme yapıldığına dair bir evrakın verilmediğini, ... ...'un müvekkiline tapuda devir işlemlerini daha sonra yapacağını belirttiğini, müvekkilinin de bu durumu kabul ettiğini, ödemelerin her ay eksiksiz bir şekilde yapılmaya devam ettiğini, daha sonra dava dışı ... ... ile davalı arasında anlaşmazlıklar olduğunu, müvekkilinin ... Kemer firmasında çalışması sona erdirilmeden nakil ile ...
Deri firmasına geçtiğini, kardeşler arasındaki alacak borç ilişkisi çerçevesinde müvekkilinin ödeyeceği borcun alacaklısının da ... olduğunu, bunun üzerine taşınmazı ... ...'un müvekkiline 10/04/2014 tarihinde devrettiğini, devirden sonra müvekkilinin borcunu ödeyeceği kişinin de yeni işvereni davalı olduğunu, davalının devirden sonra alacağını korumak amacıyla alacaklı kısmının boş olduğu 3 senedi müvekkiline doldurttuğunu, senetlerin her birinin 30.000,00 TL bedele tekabül ettiğini, toplan senet bedellerinin 90.0000,00 TL olduğunu,
verilen bu borcun geri ödemesini müvekkilinin her ay aldığı aylık ücretten gücü oranında elden davalının sahibi olduğu firmaya ödeyerek borcunu kapatacağını, müvekkilinin bu şekilde her ay elden ödemeyi davalının sahibi olduğu şirketin muhasebesine ödediğini, bunun karşılığında da muhasebe yetkilisinin müvekkiline imzalı kaşeli evrak verdiğini, bu evrakta ödenen miktar ve bakiye borç miktarının yazdığını, davalı tarafın 2016 yılında müvekkilinin haberi olmadan kendisine verilen senetlerin alacaklı kısmına kendi ismini yazarak doldurup Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 16/05/2014 tarih ve 30.000,00 TL bedelli, 16/06/2014 tarih ve 30.0000,00 TL bedelli, 16/07/2014 tarih ve 30.0000,00 TL bedelli 3 ayrı senede dayalı icra takibi başlattığını, davalı tarafın 2018 yılına kadar icra dosyasında esaslı bir işlem tesis etmediğini, 2018 yılında dosyanın işlemden kaldırıldığını, dosyada davalı tarafın talebi ile daha sonra yenileme işlemi yapılıp Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile işlem görmeye devam edildiğini, davalının icra dosyasında müvekkilinin adına kayıtlı olan gayrimenkullere haciz işlemi uyguladığını, müvekkilinin bu haciz işlemlerini davalıya sorduğunda, bu işlemin usulen yapıldığını, dikkate almaması gerektiğini söylediğini, müvekkilinin iş akdini sonlandırdığı 12/09/2022 tarihinde davalı tarafa icra dosyasının durumu sorulduğunda kendisine olumlu bir dönüş yapılmadığını iddia ederek; öncelikle Mahkemece takdir edilecek teminat miktarı karşılığında icra takibinin durdurulmasına, haklı davanın kabulüne ve Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin mevcut dosyada herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurda açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun talep ve gerekçeler içerdiğini, öncelikle yapılan icra takibinin dayanağının kambiyo senetlerine mahsus bir takip olduğunu, yasa gereği iş bu kambiyo senetlerinin sebepten mücerret ve davacının iddiaları ile ilgisi bulunmayan bir alacağa dayandığını, icra takibinin başlangıç tarihinin davacının halen iş yerinde çalıştığı bir dönemde olmasının bile açıkça her şeyi açıkladığını, zira ev almak için müvekkili tarafından verilen paraların davalı tarafından geri ödenmediği gibi sürekli hayat şartları ve geçim sıkıntısından bahisle müvekkilinin oyalandığını,
müvekkili tarafından esnek davranıldığını ve uzun süre geçmesine rağmen hala borcun ödenmediğini, hal böyle iken davacının kambiyo senetlerinde bulunan imzanın kendisine ait olduğunu açıkça ikrar ettiğini ve para aldığını beyan ettiğini, ödeme yaptığını söylemiş ise de icra dosyasında her hangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı gibi dosya ve dava dilekçesi ekinde iş bu kambiyo senetlerinden doğan borca ve ve icra takip dosyasına istinaden ödeme yapıldığını gösteren bir beyan yada açıklamanın da söz konusu olmadığını,
davacının kendi kredi borçları ile ilgili ödemiş olduğu taksitleri ödediğini beyan etmiş ise de şirket muhasebesinden iş bu kambiyo borcuna dair ödeme yapıldığını gösteren bir bilgi ve belge sunamadığını, Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edildiğinde dava konusu kambiyo senedine dayalı bir ödemenin yapılmadığının açıkça görüleceğini, davacı tarafın kambiyo ile ilgisi olmayan iddia ettiği ödemelerin müvekkilinin kambiyo senedinden kaynaklanan alacağı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, senetle ispatı gereken bir borç miktarı ortada iken davada ödemeye yönelik bir evrak ibraz edilmediğini savunarak; davanın reddi ile avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından kaynaklı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davacı tarafça dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne yapılan ödemelerin icra takibine konu taşınmaz alım satımı nedeniyle düzenlen senetlere istinaden yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemelerin borcu sona erdirip erdirmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından borçlu davacı aleyhine 16/04/2014 düzenleme; 16/05/2014 vade tarihli 30.000,00-TL bedelli, 16/06/2014 vade tarihli 30.000,00-TL bedelli ve 16/07/2014 vade tarihli 30.000,00-TL bedelli senetlerden kaynaklı 90.000,00-TL asıl alacak, 23.768,21-TL işlemiş faiz ve 270,00-TL komisyon olmak üzere toplam 114.038,21-TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacısının ..., davalıların .... San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti. olduğu, işçilik alacaklarının tahsili talepli açılan davanın derdest olduğu görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Kocasinan ve İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; tarafların gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının mükellefiyet kaydının bulunmadığı hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 01/01/2013 tarihinden itibaren Gayrimenkul Sermaye İradı mükellefi olarak kayıtlı olduğu ve herhangi bir deftere tabi olmadığı hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Bağcılar Tapu Müdürlüğünden; ... Köyü ... Ada .... parsel numaralı taşınmazın tapu kayıtları ile davacıya ait edinim resmi senedi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
... Bankası A.Ş.'den; 2012 tarihinde dava dışı ... tarafından çekilen 160.000,00-TL bedelli konut kredisine ilişkin banka nezdinde bulunan tüm bilgi ve belgelerin bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Somut olayda; davalı ... tarafından 16/04/2014 düzenleme. 16/05/2014 vade tarihli 30.000,00-TL bedelli, 16/06/2014 vade tarihli 30.000,00-TL bedelli ve 16/07/2014 vade tarihli 30.000,00-TL bedelli senetlerin Bakırköy .. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takibine konu edildiği, takip senede dayalı ise de iddianın ileri sürülüş biçimine göre takibe dayanak senetlerin tarafların dava ve cevap dilekçelerinde bahsi geçen taşınmaz alım satım sözleşmesine istinaden düzenlenip sebebe bağlı hale geldiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel ilişki olan taşınmaz alım satım sözleşmesine göre çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında davacısı tacir olmayan ve 6102 sayılı TTK'nun 4-5 maddelerinde mutlak ve nispi ticari dava olarak sayılmayan eldeki davada;
uyuşmazlığın, genel görevli asliye hukuk mahkemeleri nezdinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/104, K. 2023/979, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama