KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- Esas no
- 2023/241 Esas
- Karar no
- 2023/256
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20.03.2023
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin Serbest muhasebeci mali müşavir olduğiunu, davalı şirketin 13.02.2019 tarihinden bu yana muhasebe ve mali müşavirlik hizmetlerini yürüttüğünü, davalı şirketin muhasebesini tutma, mali tablolarını hazırlama, SGK ile ilgili yükümlülükleri yerine getirme ve beyannameleri hazırlama- verme konularında hizmet verdiğini, davalı şirketin müvekkilinin aylık katma değer vergisi 1.180,00.-TL olan aylık hizmet bedelini düzenli ödemediği gibi 2021 yılı Eylül ayından itibaren tüm taleplerine rağmen ödemediğini,
bunun üzerine davacı tarafından davalı şirket aleyhine 2021 Eylül ila 2022 Haziran aylarına ait muhasebe hizmet bedeli alacağına dayalı olarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine girişildiğini, davalı şirketin takip dosyasına 04.09.2022 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin İİK.
66 ve 269 maddeleri uyarınca durduğunu, davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, davacı müvekkilinin, davalı ... muhasebe hizmetini gördüğünün tartışmasız olduğunu, buna rağmen davalının takip konusu yapılan dönemlere ait hizmet bedelini ödemediğini, davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takibe yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmayacak tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Somut olayımızda davadaki uyuşmazlık davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere mali müşavir olduğu, mali müşavirlerin tacir olmadıkları, uyuşmazlığın ayrıca hizmet ilişkisinden kaynaklandığı, bu nedenle davanın nitelik olarak nispi ticari dava türüne de girmediği, uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/241, K. 2023/256, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama