KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/507 Esas
- Karar no
- 2024/139
- Dava
- İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/03/2024
Karar Metni
1.593 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili firmanın, davalı .... üç katlı cerrahi maske alımı için anlaştığını, söz konusu maskelerin siparişi için de anlaşmaları akabinde müvekkili firma tarafından davalı yanın hesabına 30.07.2020 tarihinde 410.400,00 TL söz konusu maskelerin ücretini yolladığını, ancak davalı yanın söz konusu maskeleri yollamadığı gibi müvekkili firmaya ödenen bedeli de iade etmediğini, müvekkili firmanın alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ise 25.12.2021 tarihinde borca, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itiraz ederek başlatılan icra takibini durdurduğunu, davalı yanın yetki itirazının reddinin gerektiğini, TBK 89. maddesinde para borçlarının, alacaklının ödeme zamanında ki yerleşim yerinde ifa edildiğine dair düzenlemenin yer aldığını, iş bu nedenle davalı yanın yetki itirazının reddi gerektiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, takip konusu meblağın davalı borçlu tarafından gayet iyi bir şekilde bilindiğini,
müvekkilinin uzun zamandan beridir mağdur olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalının adresinin Keçiören/Ankara olduğunu, bu nedenlerle Ankara mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, kaldı ki müvekkilinin icra dosyasında da yetkiye itiraz ettiğini, müvekkilinin tacir olmayıp esnaf odasında ve ATO'da herhangi bir kaydı bulunmadığını, esnaf da tacir de olmadığını, müvekkilinin ev hanımı olup maske satışı yapmadığını, müvekkili ile davalının hiçbir hukuki ve ticari ilişkisi bulunmadığını,
hesabına gönderilen parayı gönderen kişinin iadesinin yapılmasını istediği hesaplara iadesinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ... Bankasına ait ... IBAN nolu banka dökümlerinin (2020 yılına ait) celbinin gerektiğini, müvekkilinin eft gönderirken açıklamalarına yazdığını, müvekkilinin davacı firmaya hiçbir borcu olmayıp aralarında hiçbir ticari ve hukuki iş de gerçekleşmediğini, davacının alacak iddiasında kötü niyetli olduğunu savunarak.
Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle öncelikle yetki yönünden davanın reddine, davasını ispatlayamayan davacının somutlaştırma yükümlülüğünü gerçekleştirmemesi nedeniyle davanın reddine, huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise yapılacak yargılama ile işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarada yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, maske alımı karşılığında ödenen paranın iadesi için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında maske alım satımına dayalı ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davalının edimini yerine getirip getirmediği, davacı şirketin davalı hesabına yaptığı 24/05/2023 tarihli ve 410.400,00-TL tutarlı havale işlemini kasten yapıp yapmadığı, davalının bu havale işlemi nedeniyle sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, bu suretle davacının takip tarihi itibari ile alacak hakkı doğup doğmadığı, neticeten; maske alımı karşılığında ödenen paranın iadesi borç sebebi gösterilerek başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun .... olduğu, ödenen paranın iadesi borç sebebi gösterilerek 410.400,00-TL asıl alacak, 49.990,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 460.390,09-TL alacağın tahsili talepli açılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin davalı şirket vekiline 01/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 23/12/2021 ve 06/01/2022 tarihli dilekçeleri ile icra dairesinin yetkisine, takibe konu asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faizine, faiz oranına ve takibin diğer tüm fer'ilerine itirazı üzerine 25/12/2021 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve Keçiören ile Ulus Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının tacir kaydına rastlanılmadığı hususunun bildirildiği görülmüştür.
Keçiören ve Ulus Vergi Dairelerine yazılan müzekkerelere verilen cevapta; davalının şahıs mükellefiyet kaydı bulunmadığı, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin şirket yetkilisi ve ortağı olarak kayıtlı olduğu hususlarının tespit edilerek bildirildiği görülmüştür.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bilindiği üzere ticari iş ve ticari dava ayrı hukuki kavramlardır. Ticari iş kabul edilen bir husustan kaynaklanan her uyuşmazlık ticari dava olarak kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır.
Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır.
Diğer bir anlatımla bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın, maske alımı karşılığında ödenen paranın sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı olarak iadesi için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı,
buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda Keçiören ve Ulus Vergi Dairelerine yazı yazıldığı, yazılan müzekkerelere verilen cevapta; davalının şahıs mükellefiyet kaydı bulunmadığı, .... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin şirket yetkilisi ve ortağı olarak kayıtlı olduğu, dolayısıyla davalının TTK anlamında tacir olmadığı, davalının yetkilisi ve ortağı olduğu şirkete husumet yöneltilmediği, üç katlı cerrahi maske faturasının dava dışı .... Dış Tic. A.Ş. adına kesilmiş olduğu dikkate alınarak; davaya konu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
14/02/2024 Katip ... Hakim ...
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/507, K. 2024/139, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama