KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2023
- Esas no
- 2023/626 Esas
- Karar no
- 2023/681
- Dava
- Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması
- Dava tarihi
- 21/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/07/2023
Karar Metni
931 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı...vekili dava dilekçesinde özetle. İstanbul ... Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile Tasfiye Halinde ....
Limited Şirketi ortaklarından müvekkili ....'ı temsilen şirket feshi talepli dava açıldığını ve sonuçlandığını, tasfiye memuru atandığını, tasfiye memuru Mali Müşavir ....'ın tasfiye sürecini yürüttüğünü, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 13.05.2022 tarih ... sayılı nüshasının ....sayfasında 24.02.2022 tarihli kararın tescil edildiğini, şirketin unvanının “Tasfiye Halinde .... Ltd.
Şti.” olarak değiştirildiğini, şirket adresine tasfiye memurunca gidildiğinde şirketin bu adreste olmadığının görüldüğünü, şirketin 30/11/2020 tarihinde re'sen terkin edildiğini, tasfiye memuru tarafından şirketin kaydının tekrar açıldığını, birer hafta arayla üç defa ilanların yapıldığını, şirketin SGK ve Vergi Dairesi'ne olan tüm borçları ödenmiş olup, tasfiye sonu bilançosu ile varlık ve kaynakların sıfırlandığı görülmüş olup, şirketin tasfiyeyi tamamladığının tespiti ile limited şirketin ticaret, vergi ve SGK sicil kayıtlarının terkininin talep edilmesi gereği hasıl olduğunu beyanla Tasfiye Halinde ....
Ltd. Şti.nin tasfiye sürecinin tamamlanmış olması sebebi ile tasfiyenin kapatılması, limited şirketin ticaret ve vergi sicil kaydının terkine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava ; Tasfiyenin kapatılması ve şirketin ticaret ve vergi sicil kaydının terkinine karar verilmesi istemlidir.
TTK 643.maddesinde ; “tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında Anonim Şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlenen hüküm uyarınca Limited Şirketlerin tasfiyesinde Anonim Şirketlere ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TTK 543. Maddesinde ; “(1)Tasfiye halinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyazın varlığı halinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır (2)Alacaklılara 3.kez yapılan çağrı tarihinden itibaren altı ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki , hal ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı taktirde mahkeme altı ay geçmeden de dağıtmaya izin verebilir. (3)Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça dağıtma para olarak yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir.
Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır.
Dava şartları, medeni usul hukukuna ait bir kurum olup, amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi).
Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür.
Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/h maddesinde, hukuki yarar açıkça dava şartları içerisinde sayılmıştır.
Her ne kadar davacı...vekili şirketin sona erdirilmesi tasfiye sürecinin kapatılmasını bu yönde karar alınmasını talep etmiş ise de;
Tasfiyenin sonunda çıkarılan bilanço ile vergi dairesine bildirim. Şirketin
vergi borcu varsa ödenerek vergi numarası sildirilmesi. Vergi dairesine verilecek belgelerile
Dilekçe,
Tasfiyenin bittiğine dair ortaklar kurulu kararı (noter onaylı 2 adet )
Pay Sahipleri Cetveli
Tasfiye Sonu Bilançosu
İlana İlişkin Ticaret Sicili Gazetesi
Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirketin sicilden silinmesi için sicil memurluğuna
dilekçe ile başvurularak ilan gerçekleştirilir.
Tasfiye memurları tarafından tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün
içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir. Beyanname ekinde; Bilânço, Gelir
tablosu, ortaklara dağıtılan paralar ve diğer değerlerin ayrıntılı listesi eklenerek tasfiye memurunun tasfiye sonu bilançosunu hazırlayarak sicil müdürlüğüne bildirme imkanı vardır.Davacının bu şekilde mahkememizden tasfiyenin kapatılması talebinde bulunmaısnda hukuki yararı olmadığı gibi TTK anlamında da buna dair bir talep ya da dava imkanı bulunmamaktadır tasfiye memurunun ya da genel kurulun kendi alacağı kararla da bunu sağlayabileceği anlşaıldığından hukuki yararı bulunamamaktadır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'da hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiş olup,
hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar, gerek dava açıldığı sırada ve gerekse de yargılama süresince mevcut olmalıdır. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacı...şirket, işbu davaya gerek olmaksızın fesih ve tasfiyesi sonunda yapılacak işlemlerle ilgili ayrıca mahkeme kararı mümkün olmadığından işbu dava hukuksal yarardan yoksun olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/626, K. 2023/681, 10 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama