KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/807 Esas
- Karar no
- 2024/10
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/08/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/01/2024
Karar Metni
1.126 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...... hakkında İcra müdürlüğünde ....... Esas sayılı icra dosyası ile cari hesap alacağına ilişkin icra takibinin başlatıldığı, bu takibe dayalı ödeme emri 18.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından ise 22.05.2023 tarihinde icra takibine haksız yere itiraz edildiğini, davalı takibe haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalı ....... 'ın itiraz dilekçesinde, müvekkili Davacı ......
Un Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne herhangi bir borcu olmadığını belirtiğini, dilekçe ekinde borcun kaynağını gösterir faturaları ve sevk irsaliyeleri ile birlikte cari hesap ekstresini sunduğunu, hem müvekkili şirketin hem de davalının ticari defterlerine bakıldığında söz konusu borcun vaki olduğu ve itirazın haksız bir itiraz olup müvekkilini şirketi zor duruma sokmak için yapılan kötü niyetli bir itiraz olduğunun anlaşılacağını, bu nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun Samsun İcra Müdürlüğünde .......
Esas sayılı icra takibine haksız olarak yapılan itirazın iptalini söz konusu icra takibinin devamını, takibe haksız olarak itiraz eden borçlunun alacaklı lehine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini yargılama harç ve giderlerinin, ücreti vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın yetkisiz Mahkemede açılmış olduğunu, HMK gereği huzurdaki davada genel yetki söz konusu olduğundan borçlu yerleşim yerindeki mahkeme yetkili olduğunu, davada yetkili olan Mahkeme Samsun Mahkemeleri olup, söz konusu davanın yetkili Mahkemede açılması gerektiğini, davacı taraf her ne kadar müvekkili olan şirkete kesilmiş olan 135.860,20 TL fatura bedeli tutarındaki cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini, faturaların e-fatura olduğunu elektronik ortamdan tebliğ edildiğini, fatura içeriğindeki malların da teslim edildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olup reddi gerektiğini, sonuç olarak davacı taraf,
malların teslim edildiğini, böyle bir mal taleplerinin olduğunu ispat edilemediğini, Böyle bir fatura içeriğinin teslim edilmediği, müvekkili çevre esnafı tarafından da bilindiğini, ve dükkanın girişini gören kamera kayıtlarından da anlaşılacağı üzere açıkça ortada olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafça yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olayımızda yapılan araştırmalar neticesinde davalının tacir olmadığı, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer konuya ilişkin bknz; İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesinin 05.07.2018 gün ve ..... E- ..... K. sayılı ilâmı)
Katip ....... Hakim ......
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/807, K. 2024/10, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama