KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/594 Esas
- Karar no
- 2024/882 Karar
- Dava
- Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/06/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07.10.2024
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davacı müvekkilinin 31.03.2023 tarihinde 3.400,00 USD (EK-1), 29.05.2023 tarihinde 37.500,00 TL (EK-2) 31.07.2023 tarihinde 3.500,00 USD (EK-3), olmak üzere davalı ..... Lojistik Ltd.
Şti.'ye borç müvekkili davalı tarafa .... aracılığıyla toplamda 6.900,00 USD ve 37.500,00 TL tutarındaki parayı EFT şeklinde borç olarak gönderdiğini, borç paranın gönderildiği esnada Davalı firmanın hissedarı olan ....nun oğlu .... müvekkilinin yanında çalıştığı esnada davalının müvekkilinden ödemelerinde sıkıntı yaşaması sebebi ile borç para istediğini, davacı müvekkilinin davalı firmaya dekontlardan da anlaşılacağı üzere davalı tarafa 6.900,00 USD ve 37.500,00 TL tutarındaki parayı borç olarak verdiğini, davalı tarafın iş bu borcu ödemediğini, borcun ödenememesi üzerine davacı müvekkili tarafından davalı aleyhine Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü .... E. sayılı Dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, ancak davalı tarafından açılan takibi iptali davası neticesinden usulü eksiklikten dolayı takibin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Mahkemesi ....
E. Sayılı dosya ile icra takibine başlanıldığını ve itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafa ''BORÇ'' olarak para gönderildikten sonra adına kayıtlı bulunan çekici ve dorseyi sattığını, bu sebeple borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacaklarının sürüncemede kalmaması ve açtıkları davanın sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan mahkemenin takdir edeceği nakdi teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, neticede davanın davanın kabulü ile,
davalı tarafa BORÇ açıklaması ile gönderilen 6.900,00 USD ve 37.500,00 TL tutarındaki paranın ve temerrüt tarihinden başlamak üzere 6.900,USD için kamu bankarınca yabancı para mevduatına uygulanan en yüksek, 37.500 TL için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanarak tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davalı şirket aleyhine mahkemede alacak davası açılmış olduğu harici olarak öğrenildiğini, cevap dilekçesini sunma zorunlulukları doğduğunu,, öncelikle taraflar arasında hiçbir şekilde borç alış verişi olmadığını, taraflar arasında, araç kiralama ilişkini bulunduğu,
bu nedenle mahkemenizin görevli olmadığını beyanla Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu.ty davacının taşıma işlerini yapabilmek için alması gereken yetki belgelerinin ilgili bakanlık kayıtlarının celbi ile davalı şirkete ait .... plakalı aracın, davacı şirket tarafından nakliye işlerinde kullanıldığı sabit olacağını, davalı şirket yetkilisi ...., davacı şirkette çalıştığı sırada, araçlarının yüklenmesi, taşıma, işlemlerin takibi, araçların bakımlarının yaptırılması, şoförlük vb. birçok işi yaptığını, davacı şirket yektilisi ..., ... nolu telefondan, davalı şirket yetkilisi ...'nu .... nolu telefonundan, arayarak,
... yazışmalarıyla işle ilgili birçok talimatlar verdiğini taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olduğunun sabit olduğunu, davacının, delil olarak sunduğu banka dekontları, 31.03.2023, 29.05.2023, 31.07.2023 tarihli olduğunu, bir şirketin, başka bir şirkete kısa aralıklarla, bir önceki borç ödenmediği halde yeniden borç göndermesinin de olağan hayat akışına uygun olmadığını.
Yine davacı tarafından, gönderilen ödemenin gerçekten borç olarak gönderilmiş olması halinde, borç paranın iadesi için öncesinde, davalı şirkete ihtarname çekmek suretiyle 6 hafta süre tanıması gerektiğinden, bu şartta yerine getirilmemiş olması nedeni ile de davanın usulden reddi gerektiğini, İcra takipleri ihtar yerine geçmeyeceği için temerrüt şartlarını oluşturmadığını, Şirketler arasında, borç para işlemlerin yapılması da kanuna uygun olmadığını, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek, şirketin borç para vermesi yönünde bir karar alınıp alınmadığı,
ticari defter ve kayıtlara bu ödemelerin ne şekilde yansıtılmış olduğununda da incelenmesi gerektiğini, izah edilen ve re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda: dilekçelerinin kabulü ile taraflar arasındaki ilişki kiracı kiralayan ilişkisi olduğundan mahkemenizin görevsiz olduğunun kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davalı şirketi aleyhine açılan davanın usulden ve esastan reddine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
6102 sayılı Kanun'un dava şartı zorunlu arabuluculuğa ilişkin 5/a maddesi şu şekildedir:
"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
İlgili hükümden görülebileceği üzere ticari nitelikteki alacak davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Mahkememizce 27.06.2024 tarihli tensip zaptının 14. Maddesi ile davacıya arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere kesin süre verilmiş olup, davacı tarafından tensip zaptının davacı vekiline 06.07.2024 tarihinde e-tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğine rağmen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının Mahkememize sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda işbu davaya ilişkin olarak arabuluculuk zorunlu dava şartının yerine getirilmeden davanın açıldığı anlaşılmakla 6102 sayılı TTK.nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usul yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/594, K. 2024/882, 4 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama