KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/487 Esas
- Karar no
- 2025/627
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 26/05/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/06/2025
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
28/02/2023 tarihinde, sigortalıya ait ... plakalı araç sürücü .... sevk ve idaresinde iken ekli kaza tespit tutanağındaki mahale geldiği esnada ... plakalı belediye otobüsünün sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın 52/1-A maddesini ihlal ettiği diğer sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru kolluk tarafından tanzim olunan kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu,
sigortalının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kaza neticesinde ... plakalı araç hasara uğramış olup hasar sebebiyle sigorta şirketi tarafından hak sahibine 28,551.27-TL hasar tazminatı ödendiğini, kazaya sebebiyet veren sigortalı araç sürücüsü ...'in ehliyetsiz olduğu tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsü kazaya ağır kusuru ile sebebiyet vermiş ve kaza esnasında ehliyetsiz olduğunu, tazminat bedelinin rücuen tahsili için başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; davalının icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Davacı sigortacı tarafından sigortalısına karşı açılan taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklı rücu davası niteliğindedir.
Davacı sunmuş olduğu dava dilekçesinde davalının sigortalanan aracının kamyon vasfında olduğunu bu sebeple ticaret mahkemesinin görevli olduğunu iddia etmiştir.
Buna karşılık UYAP sisteminde yapılan sorgulamada davalıya ait sigortalı aracın kullanım şeklinin "gayri ticari" olarak kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı hakkındaki kayıtlar sorgulandığında yine davalı adına kayıtlı bir ticari işletmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde davalıya ait sigortalı aracın kamyon olduğu iddia edilmiş ise de, ilgili aracın "...." olduğu ve kamyon ya da kamyonet niteliğinin ve özelliğinin bulunmadığı, nitekim ruhsat bilgilerinde belirtilen sigortalı aracın resimlerinin incelendiğinde de kamyon veya kamyonet niteliğinde olmadığı davacının iddiasının bu nedenle de yerinde olmadığı görülmektedir.
Davacı tarafından dosya arasına delil olarak sunulan davacı ve davalı arasındaki sigorta poliçesinde de davalının sigortalanan aracının ticari araç olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, aracın binek araç niteliğinde olduğu, davalının herhangi bir ticari işletmesinin olmadığı, ilgili aracın davalının ticari işlerinde kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda eldeki davada davalı sigortalının ticari işletmesinin bulunmaması ve sigortalı aracın kullanım şeklinin "gayri ticari" nitelikte olması, ilgili aracın ruhsat bilgilerinden modeli ve resimleri incelendiğinde aracın binek araç niteliğinde olduğu, davacının iddiasının aksine "...." aracın kamyon kamyonet niteliğinin bulunmadığı davacı sigortacı ile davalı sigortalı arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacı sigortacı tarafından taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine istinaden davalı sigortalıya karşı açılan rücu davasında davalının davacıya karşı tüketici konumunda bulunması nedeniyle 6502 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Tüketici işleminden kaynaklanan sigortacının sigortalısına rücu davası niteliğindeki itirazın iptalinden kaynaklanan davalarda 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme Tüketici Mahkemesi olup Tüketici Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜ M
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okundu usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/487, K. 2025/627, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama