KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/32
- Karar no
- 2019/371
- Dava
- Markanın İptali, Sicilden Terkin
- Dava tarihi
- 26/01/2018
- Karar yazım tarihi
- 26/11/2019
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, merkezi Amerika'da bulunan müvekkilinin 1993 yılından bu yana eğitim konusunda yapmış olduğu faaliyetler sonucunda "...." markasını bilenen ve tanınan marka haline getirdiğini, ancak hal böyle iken, müvekkilince yapılan araştırmalar neticesinde, davalı adına .... sayılı "...." ibareli markanın, müvekkiline ait tanınmış marka ile birebir aynı olduğu ve kapsadığı mal ve hizmetler bakımından son beş yıl içinde kullanılmadığının tespit edildiğini iddia ederek, davalı adına .... sayı ile tescilli "...." ibareli markanın, kullanmama nedeniyle iptalini ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, tensip tutanağı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalının yasal süresinde davaya cevap vermediği gibi, herhangi bir delil de bildirmediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı adına .... sayı ile tescilli "...." ibareli markanın, kullanmama nedeni ile iptali ve sicilden terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, .... sayılı "...." ibareli markanın, 18 ve 25. Sınıflarda ilk defa 25/12/1995 tarihinde davalı adına tescil edildiği ve 25/12/2015 tarihinden itibaren davalı adına 10 yıl süre ile yenilendiği anlaşılmıştır.
Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. Maddesi ile, birlik ülkeleri, tescilin yapıldığı ülkenin yetkili makamınca söz konusu ülkede bu sözleşmeden yararlanacağı kabul olunan bir kişiye ait olduğu, aynı veya benzeri mallar için kullanıldığı iyi bilinen tanınmış bir markanın herhangi bir karışıklığa yol açabilecek bir şekilde yeniden reprodüksiyonunu, taklit edilmesini veya aslına yakın bir şekilde değiştirilmesini içeren bir markanın kullanılmasını gerek mevzuat izin verdiği takdirde re'sen gerekse ilgilinin isteği üzerine yasaklamayı ve tescilini reddetmeyi veya iptal etmeyi taahhüt ederler.
Markanın elzem bir bölümünün tanınmış bir markanın reprodüksiyonundan oluşması veya bu tanınmış markayla karıştırılabilecek bir taklitten ibaret olması durumunda da, bu hükümler geçerli olacaktır. Böyle bir markanın iptalinin istenmesi için tescil tarihinden itibaren en az beş yıllık bir sürenin tanınması gerekecektir. Birlik ülkeleri, kullanmanın yasaklanması talebinin yapılması için gerekli süreyi tanıyabilirler.
Kötü niyetli tescil edilen veya kullanılan markaların kullanımının yasaklanmasını veya iptalini istemek için süre tespit edilemeyeceği belirtilmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 9. Maddesi uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.
Mülga 556 Sayılı KHK'nın 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptaline ilişkin gerekçeli kararın 06 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanması ile 6769 Sayılı SMK'nın 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, 10/01/2017 tarihinden sonra açılan iptal davalarında, 5 yıllık sürenin hesabında aradaki bu günlük 4 günlük boşluk nedeni ile 6769 Sayılı SMK'nın yürürlüğünden önceki dönemde geçen sürenin de hesaba katılması gerekir.
Zira 06/01/2017 tarihine kadar markanın kullanılmamasının bir yasal yaptırımı mevcuttur ve marka sahipleri de bunu bilmektedir. Türkiye'nin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 5/c maddesi ile TRIPS Anlaşmasının 19. Maddesinde de, markanın kullanılması koşulu düzenlenmektedir. Her ne kadar 6769 Sayılı kanunda, bir geçici madde ile 4 günlük boşlukla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, 06/01/2017 tarihinden önceki kullanmama sürelerinin yok sayılması mümkün değildir.
Sonuçta halen yürürlükteki yasal düzenlemeye göre tescilden itibaren 5 yıl kullanılmayan marka iptal edilir. SMK'nın 26. Maddesinin SMK önceki dönemde tescil edilmiş, fakat kullanılmayan markalar yönünden de uygulanması, kanunların geçmişe yürümeme ilkesine de aykırı değildir. Zira geçmişe etki yasağı mutlak olmayıp, hak sahiplerinin belirli bir hukuki duruma olan güveni objektif olarak haklı ise geçmişe etki yasağından söz edilemez.
(Bakınız Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Bası, S.983 vd) Bu konuda henüz Yargıtay ilamına tesadüf edilememiş ise de, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır.
Bu göre, davalı adına tescilli markanın 5 yıldan fazla süreden beri kullanılıp kullanılmadığı hususunda ispat yükü davalı tarafa ait olup, davalı tarafça bu husus iddia olunup ispatlanamadığından, aşağıda yazılı olduğu üzere, davacının davasının kabulü ile, davalı adına .... sayı ile tescilli "...." ibareli markanın kullanmama nedeni ile iptaline ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2018/32, K. 2019/371, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama