KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
- Esas no
- 2020/344
- Karar no
- 2023/54
- Dava
- Markanın Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 14/12/2020
- Karar yazım tarihi
- 22/03/2023
Karar Metni
1.397 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde "..." esas unsurlu birçok marka tescili bulunduğunu, "..." markasının ısıtıcı ve vantilatör alanında dünyaca tanındığını, bu markaların ürünlerin yıllardan beri tüketicilerin güvenini kazandığını, davalı adına ... ve ... sayılar ile tescilli markaların, müvekkilinin "..." ibareli markası ile birebir benzer olduğunu, müvekkiline ait "..." markası ile davalıya ait "..." ibareli marka arasında bir fark bulunmadığını, söz konusu markaların görsel ve işitsel anlamda aynı olduğunu, davalı markalarının müvekkiline ait markaları akla getirdiği için ayrıca seri marka izlenimi verdiğini,
davalının mezkur marka tescillerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına ... ve .... sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin uzun yıllardır kablolamada kullanılan gereçlerin imalatı, priz, fiş, soket ve saire gibi ekipmanlar sektöründe hizmet verdiğini, müvekkilinin üretmiş olduğu bir çoklu prizin dünya dışı gizemli bir nesne olan ...'ya benzetilmesi neticesinde marka ibaresi olarak "..." ibaresinin tescil edilebilmesi amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuruda bulunduğunu, bunun sonucunda ... ve ... sayılı markaların müvekkili adına tescil edildiğini,
müvekkilinin ürettiği prizleri kaliteli malzeme kullanarak ürettiği için diğer prizlerden renk itibarıyla farklı olduğu için ortalama tüketici "..." ibareli prizleri gördüğünde davacının markalarından bağımsız bir marka olduğunu anladığını, müvekkilinin davacının üretmiş olduğu ısıtıcıları üretmediğini, ayrıca davacının tescil tarihinden bu zamana kadar sessiz kalmasının da davacının menfaatinin zedelenmediğinin bir göstergesi olduğunu, davacının iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı adına ... ve ... sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğü taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... , ... , ... , ... , .... , ... ve ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen dava konusu ... ve ... tescil numaralı markaların davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 31/03/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak, davacı yana ait markalar incelendiğinde; söz konusu markaların hepsinde esas unsurun
“...” ibaresi olduğu, sonraki markaların önceki markaların tali unsuru değiştirilerek oluşturulmuş yeni markalar olduğu, sonraki markaların önceki markalar ile aynı/benzer sınıflarda
tescil konusu edildiği tespit edilmiş olup, belirtilen bu sebepler dolayısıyla davacı ... ait “...” esas unsurlu markaların seri marka niteliğinde olduğu, davalı ... ait “...” ibareli markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, taraflara ait markaların görsel, işitsel, kavramsal anlamda ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzedikleri, taraflara ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından da aynı sınıflar ve aynı/benzer emtialarda tescilli olduğu, belirtilen sebepler ve davacı ... ait ... kod numaralı tanınmış markanın varlığı da dikkate alındığında;
davalı yana ait ... , ... kod numaralı markaların davacı yana ait markalar ile arasında iltibas teşkil edecek kadar benzerlik bulunduğu, davalı ... davacı ... ait “...” esas unsurlu markalardan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı ancak davacı markalarından haberdar olmasının kötü niyetin varlığı
için tek başına yeterli olmayacağı ve dosya içerisinde davacı ... tarafından sunulan kötü niyetin varlığını ispata yeterli delillere rastlanmadığı da birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...
tarafından gerçekleştirilen dava konusu markalara ilişkin başvuruların SMK M.6/9 uyarınca kötü niyetli olarak değerlendirilme hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu,
davacı ... ait “...” esas unsurlu markanın SMK m.6/5 kapsamında ilgili sektörde belirli bir tanınmışlığa erişmiş olduğu, dolayısıyla davalı ... ait ... ve .... numaralı
markaların SMK m. 6/5 uyarınca hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, dava konusu markaların tescil edildiği tarihten itibaren SMK m.25/6 kapsamında 5 yıllık süre dolmadan huzurda bulunan davanın açıldığı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin şartların mevcut olmadığı, belirtilmiştir.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine, davalı vekilinin itirazlarını karşılar ve özellikle taraf markalarının tescilli olduğu emtialar arasındaki ayniyet veya benzerlik hususları da değerlendirilerek, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden ek rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından hazırlanan 07/07/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak, 09. sınıf içinde yer alan Elektrikli ziller, Güç kaynakları: Aküler, güneş pilleri, piller,
bataryalar, kesintisiz güç kaynakları...” emtiaları açısından aynılık söz konusu olup, davacı markalarının tescilli olduğu 11. Sınıf içinde yer alan “Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, elektrikli sobalar” ile Davalı markalarının tescilli olduğu 09. Sınıf içinde yer alan “Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik,
elektronikte kullanılan kablolar” emtialarının işlevleri ve birbirleriyle ilişkileri bakımından “benzer mallar” olarak nitelendirilebilecek ilintili/yakın emtialar oldukları, dolayısıyla, ilişkili/bağlantılı sınıf olarak “benzer mal” kapsamında değerlendirilebilecekleri, “Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller,
aküler” açısından SMK anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu ve genel anlamda iltibasın oluşacağı, “Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar” emtiaları
açısından iltibasa ilişkin bir durumun söz konusu olmadığı, SMK m.6/1, 6/5, 6/9 kapsamında ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı açısından kök raporda varılan sonuçlardan dönülmesini gerektirir bir durum olmadığı belirtilmiştir.
Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olmakla ve emtialar arasındaki benzerlik yönünden sektörel inceleme de yapılması gerektiğinden, dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf beyanları, önceki rapor ve ek raporlar da değerlendirilmek suretiyle, davacı markasının tanınmış marka olup olmadığı,
davalı adına tescilli ... ve ... tescil nolu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden değerlendirme yapılmak üzere dosya, resen seçilen ikisi marka uzmanı ve biri de elektrik mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet tarafından hazırlanan 24/01/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak,
davacı ... ait tanınmış markanın tescilli olduğu/kullanıldığı mal ve hizmetler ile aynı/benzer mal ve hizmetlerde, davalı ... tarafından gerçekleştirilmiş olan dava konusu marka başvurularının, davacı ... ait markalar bilinmeden gerçekleştirildiğinin değerlendirilemeyeceği, bu halde dava konusu markaların SMK 6/5 ve 9 hükmü kapsamsında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği ve nihai takdirin yalnızca mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğünden itibar edilmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; önceki tarihli "..." esas unsurlu davacı markasının elektrikli ısıtıcılar emtiasında tanınmış olduğu ve aynı ibareyi taşıyan birçok seri markasının bulunduğu, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayniyet derecesinde benzerlik olduğundan SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, keza davalının da aynı ibareli markayı aynı ve benzer emtia sınıflarında tescil ettirmesi yönüyle davacı ... ait “...” esas unsurlu markanın SMK m.6/5 kapsamında ilgili sektörde belirli bir
tanınmışlığa erişmiş olduğu, davalının bu tanınmışlıktan istifade için marka tescilini yaptığı ve dolayısıyla davalı ... ait ... ve ...numaralı
markaların SMK m. 6/5 uyarınca hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, yine davalının davacı tarafa ait tanınmış markayı tescilli olduğu ve kullanıldığı mal ve hizmetler ile aynı veya benzer mal ve hizmetlerde marka başvurusunda bulunmasının davacıya ait markalar bilinmeden gerçekleştirildiğinin mümkün olmadığı, davalı başvurusunun davacıya ait markalardan haksız yarar elde etmek amacıyla gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği ve bu haliyle SMK 6/9 maddesi kapsamında da kötü niyetli tescil nedeniyle de hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava konusu marka tescil başvuruları sırasıyla 08/11/2016 ve 25/10/2017 olmakla 14/12/2020 tarihinde hükümsüzlük davası açıldığından SMK 25/6 maddesi kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybı söz konusu değildir. Davalı tarafın bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Bu itibarla davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/344, K. 2023/54, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama