KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Esas no
- 2021/231
- Karar no
- 2023/63
- Dava
- Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat, Unvan Terkini, Markadan
Karar Metni
2.691 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men',i, Ref'i, Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/09/2021
KARAR TARİHİ : 28/03/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/03/2023
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinden ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin
başta sağlık turizmi, gayrimenkul ticareti ve eğitim alanları olmak üzere ticari faaliyetler
yürüttüğünü, davacı ... ile davalı ... arasında 10.03.2020 tarihinde İş Birliği Sözleşmesi
imzalandığını, sözleşme gereğince davalı ..... davacı ...'e müşteri bulmayı, konferans ve
eğitim vermeyi ve organize etmeyi, ...'in gayrimenkul, sağlık turizmi ve eğitim
departmanlarını yönetmeyi üstlendiğini, davacı ...’in faaliyet gösterdiği alanlarda hiçbir
surette faaliyet göstermemeyi taahhüt ettiğini, ayrıca mezkur sözleşmenin lisans maddesi ile
... Dış Ticaret Lti. Şti.'nin (Yeni Unvan:
... Ltd. Şti.) ticari unvan ve marka haklarının kullanımını
münhasır olarak müvekkili ...'e devrettiğini, davacı ...'in sahibi ...’un
... şirketini satın-devir aldığını, sonrasında davalı ...'ın davalı ... kurarak
devrettiği ... gibi hareket etmeye ve ticari faaliyette bulunmaya başladığını, devretmiş
olduğu firmanın müşteri çevresinden faydalanmak amacıyla bunu yaptığını, davalı .....
sözleşmedeki rekabet hükümlerine uyması gerektiğine, zarar ve cezai şartları ödemesine dair
ihtarda bulunulduğunu, ihtarnameye rağmen davalının eylemlerini sonlandırmadığını, davalı
..... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı müvekkilinin "...." ibareli ... numaralı markanın tescilini aldığını, davalı ..... ait
https://www...., https://www....
https://www.... uzantılı .... sayfaları incelendiğinde davalının
müvekkiline ait markayı birebir kullandığının görüldüğünü, davalının müvekkili müşterilerine "gerçek
... benim, diğerleri taklit firmadır" şeklinde açıklamalar yaptığını, devredilen firmanın
eski yetkilisi olması nedeniyle müvekkili müşterilerinin de davalıya inandığını, Bakırköy ....
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalıların müvekkiline ait
dava konusu markayı aynen kullandığının tespit edildiğini, davalı eylemlerinin marka tecavüzü
ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini iddia ederek, davalı unvanından müvekkilinin marka ve ticari unvan haklarına tecavüz ve kötü niyetli tescil nedeniyle unvan terkinini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin 3.6 ve 3.7 maddesindeki 50.000,00 USD şeklindeki ceza-i şart uyarınca, kısmi alacak davası hükümlerine tabi olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin, tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkillerinden ... İnşaatçılık'a verilmesini, davalıların mezkur eylemlerinin müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men ve ref'i ile 100.000,000 TL manevi tazminatın, tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile,
müvekkili ...’ın hissedarı ve yetkilisi
olduğu diğer müvekkili ...
tarihinin 11.02.2021 olduğunu, sadece bu hususun bile tek başına huzurdaki davanın reddi
yönünde karar için mutlak bir olgu olduğunu, SMK m.6/6 uyarınca bir şekilde tescil edilmiş
marka yönünden hükümsüzlük davası açılarak sicilden terk ettirildiğini, davacıların bu hakkın
önüne geçmek maksadıyla işbu davayı huzura getirdiklerini, davacının Türkiye’deki tescil
boşluğundan kötü niyetli olarak faydalanıp müvekkilinin markasının iltibasa yol açacak şekilde
kopyalayarak haksız menfaat temin ettiğini ve müvekkilinin Türkiye’deki faaliyetlerine ket
vurmak üzere tescil gerçekleştirdiğini, davacıların müvekkilinin markasını tanımadığını iddia
edemeyeceklerini, keza aralarında hizmet ilişkisinin olduğunu, müvekkili ...’ın hissedarı ve yetkilisi olduğu 22.03.2005 tarihinde kurulan Ürdün Haşimi Krallığındaki ... ticaret unvanıyla ve bu unvanını da kurulduğundan bu ..... koruduğu şirket ile
faaliyetini sürdürmekte olduğunu, müvekkili ...’ın Türkiye’de turizm ve gayrimenkul
alanında faaliyette bulunmak üzere ... Tic. Ltd. Şti.’yi
kurduğunu, davacı şirket yetkilisi ...’un ilişkili olduğu şirketlere hizmet
verdiğini, yetkilisi ve hissedarı olduğu firmayı Bakırköy .... Noterliğinin 07.01.2021 tarih ve ....
yevmiye numaralı devir sözleşmesiyle davacı şirketler yetkilisi ...’a
devrettiğini, 10.03.2021 tarihli “iş birliği” adı altında davacılardan ... ve davalı müvekkil
arasındaki sözleşmenin nazara alınmayacağını, zira davalının Türkçe bilmediğini, Türkçe
bilmeyen birine imzalattırılan sözleşmenin kabul edilemeyeceğini, davalı ...’ın kendi uzman olduğu iş geliştirme, eğitim
ve danışmanlık iş kolunda Türkiye’de faaliyet göstermek amacıyla 11.02.2021 tarihinde
müvekkili davalı ... kurduğunu, davacının ... unvanlı şirketin unvanını 27.05.2021
tarihinde davalı şirket ismiyle neredeyse aynı isim olarak değiştirdiğini, davalı müvekkillerinin
dava konusu markayı ilk kullanan ve bu marka altında hizmet veren gerçek hak sahibi olduğunu,
bu marka ile aynı isme sahip Ürdün Haşimi Krallığı'nda davalının yetkilisi ve hissedarı olduğu
şirketin mevcut olduğunu, davalının sadece ... ismini değil tescil edilen logoyu da
yıllardır kullandığını, davacıların logoyu ve alt metnini bile değiştirmeden müvekkillerinin hak
sahibi olduğu markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalıların eyleminin davacıların markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, davalı şirketin unvanından "...." ibaresinin terkinini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsili ile verilecek hükmün ilanı taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı markanın 12/03/2021 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı ... ltd.şti. adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır.
Marka hakkının sadece sahibine ait olduğu ve yine aynı kanunun 52. Maddesi ile, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebileceği belirtilmiştir.
Yine 6769 Sayılı SMK'nın 7/3-e maddesi çerçevesinde marka sahibinin, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve celp edilerek dosya arasına alınan Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak, "Tespit talep edene ait ... başvuru no.lu “....
” markasının, halen tescil aşamasında olup kısmen ilan
edilmesine karar verildiği, henüz tescil edilmemiş olduğu,
“... Mah. ... Cad. No:... Bağcılar İstanbul” adresinde ....Limited Şirketi’nin değil,
.... Ltd.Şti’nin faaliyette bulunduğu,
işyerinde yapılan incelemede, tespit talep edene ait marka ve unvan ile herhangi
bir faaliyetin olmadığı,
.... Hizmetleri Ltd.Şti’nin diğer kurucusu ve yarı
pay sahibinin 1.Nolu aleyhine tespit istenilen “...” olduğu,
tespit talep eden tarafından bildirilen https://www....
Https://www.... ve
Https://www..... adresli 3 adet sosyal medya hesabı
içeriklerinde yukarıda tespit edilen tarihlerde, tespit talep eden tarafa ait
.... başvuru nolu “...”
markasının kelime ve şekil unsurlarının aynen kullanılmakta olduğu" belirtilmiştir.
Davacı vekilinin delil tespiti talebi üzerine dosya mahkememizce resen seçilen marka uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından hazırlanan 29/09/2021 havale tarihli raporda sonuç olarak,
davalı ..... vekilinin tespit mahalinde dava konusu
... ibareli marka bakımından müvekkillerinin gerçek hak sahibi
olduğunu iddia ettiği, dosya muhteviyatının tetkikinde; Davaya mesnet marka tescil
başvurusunun gerçekleştirilmiş olduğu 12.03.2021 tarihinden önce;
Gerek 11.02.2021 tarihinde kurulmuş olan .... Ltd. Şti.
unvanlı şirketin davaya mesnet marka bakımından gerçek hak sahipliğini gösterir herhangi bir
verinin var olmayışı,
gerekse de davalılardan ...’in şahsının davaya mesnet
marka tescil başvurusunun gerçekleştirilmesinden önce gerçek hak sahibi olduğunun
anlaşılamaması nedeni ile arz edilen hususta inceleme ve değerlendirme yapılamadığı,
arz edildiği üzere tarafların “gerçek hak sahipliği” iddiaları bakımından ancak
taraf beyan ve delillerinin tanzimin akabinde görüş ve kanaat oluşabileceği,
bu meyanda, dosyada halihazırda var olan bilgi ve belgeler çerçevesinde davalı ...
davacı ...’nin ... kod
numaralı “...” ibareli tescilli
markasına karşı gerçek hak sahibi olduklarının anlaşılamadığı - Davalıların gerçek hak
sahipliğine ilişkin dosyada incelemeye elverişli herhangi bir belge bulunmadığından
değerlendirilemediği,
dava dilekçesinde yer alan hukuka aykırı kullanımların yapıldığı iddia edilen
“... Cad. No:40, ... Beyoğlu/İstanbul Adresinde Bulunan ....” adresinde yapılan yerinde incelemede, .... ibaresini ihtiva eden
muhtelif sayıda, ayaklı flamalar, tanıtım broşürleri, isimlikler, masa bayrakları, çantalar, isim
kartları, ajandalar, kalemler, USB ve USB kutuları, kaşe, ufak defterler, sertifika
dosyalıklarının tespit edildiği,
söz konusu kullanımların Davacı ....
Şirketi’nin ... ibareli,
"..." görseline haiz markası olmak üzere birebir aynı şekilde gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen ilgili kullanımların ( gerçek hak sahipliği incelemesi bu aşamada
dosya münderecatından açık bir şekilde yapılamamak ile birlikte, davaya mesnet
markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğuna kanaat getirilir ise – ki bu durum
kanaatimizce ancak esas yargılama ile tespit olunabilecektir. ) ( davacı ..... adına tescilli
markanın tescilli oldukları mal ve hizmetler de göz önünde bulundurulduğunda ) davacı .....
adına tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun
değerlendirilebileceği, belirtilmiştir.
Beşiktaş ... Noterliğinin 28/12/2021 Tarih ...
Yevmiye numaralı işlem dosyası celp edilerek, dosya mahkememize resen seçilen bilirkişi heyetine mahallinde taraf ticari defterlerini inceleme yetkisi de verilerek, dosya kapsamı deliller, taraf beyanları, sözleşmeler, TPMK kayıtları ve ticaret sicil kayıtları değerlendirilmek suretiyle davalıların davacı marka haklarına tecavüzünün olup olmadığı, yine aradaki sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacı yararına ceza-i şart ve tazminat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, yine davalıların eylemleri nedeniyle davacı yararına manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı,
davalı şirket unvanının terkini koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi için tevdi edilmiş olup, heyet tarafından hazırlanan 25/10/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak, davalı ... ’in, davacı tarafla arasındaki İşbirliği Sözleşmesi
süresi içerisinde davalı ... kurduğu ve faaliyette bulunduğu, bu davranışın sözleşmenin
rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin düzenlemesi kapsamında olduğu gerek ceza koşulu gerekse mahkemenin bu talep
bakımından görevi konusundaki hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı ... şirketinin, 2019 tarihinde ticaret siciline kaydedilmiş olan, davalı şahsın
tüm paylarını devraldığı ... şirketinin unvan tescilindeki önceliğine dayanarak,
halihazırdaki unvanı ile de iltibasa sebep olan, örtüşen iştigal konularında tescil edilmiş, aynı
Nace kodu ve meslek grubundaki davalı şirket unvanının silinmesi talebine ilişkin koşulların
gerçekleştiği, davalı ..... tespit edilen fiili marka kullanımının davacı adına tescilli .... nolu
marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve davacı markasının tescili kapsamında
olduğu, bu sebeple davalı tarafın marka kullanımının mutlak olarak davacı markası ile iltibasa
sebep olacak nitelikte olduğu, dosyadaki delillerden ve yapılan tespitlerden, davalının SMK m.6/3 anlamında dava
konusu marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu yönünde bir tespite ulaşılmadığından, bu
savunma sebebine dayanamayacağı sonucuna varıldığı, kötü niyetin takdiri tamamen mahkemeye ait olmakla birlikte, heyetçe olayın tespit
edilebilen şartlarında davacı marka tescilinde kötü niyetin söz konusu olmadığı kanaati hakim
olduğu, davacının marka hakkına tecavüzün
(ve haksız rekabetin) şartlarının oluştuğu, davacının marka hakkına tecavüz iddiası yerinde bulunursa, davalının iştigal konularının
davacının tescilli markası kapsamındaki hizmetlerle de örtüşmesi karşısında davacının, ticaret
unvanı gibi marka hakkına iltibas sebebiyle de davalı şirket unvanının terkinini talep edebileceği belirtilmiştir.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya davalı tarafın itirazlarını karşılar ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 06/03/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak, ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin
27.05.2021 tarihinde unvanını ... Ltd. Şti. olarak
değiştirdiği, davacı şirketin ticaret unvanı her ne kadar davalı şirketin tescilinden sonra
değiştirilmişse de değişiklikten önceki unvanın da (...) davalı şirket unvanı ile iltibasa sebep
olacak düzeyde benzerlik teşkil ettiği değerlendirilmiştir. ... unvanlı şirketteki tek ortak
olan davalı ..., tüm hissesini davacı şirketin tek ortağı olan ...a devrederek şirket
dışı kalmıştır. Bu durumda davacı ... şirketinin, 2019 tarihinde ticaret siciline kaydedilmiş
olan ... şirketinin unvan tescilindeki önceliğine dayanarak, halihazırdaki unvanı ile de
iltibasa sebep olan, örtüşen iştigal konularında tescil edilmiş, aynı Nace kodu ve meslek
grubundaki davalı şirket unvanının silinmesi talebine ilişkin koşulların gerçekleştiği ve
davacının marka hakkına tecavüz iddiası yerinde bulunursa davalının iştigal konularının
davacının tescilli markası kapsamındaki hizmetlerle de örtüşmesi karşısında davacının, ticaret
unvanı gibi marka hakkına iltibas sebebiyle de davalı şirket unvanının terkinini talep edebileceği, davalının itirazına konu diğer hususlar gibi, bu konuda da Kök Raporda
yapılan değerlendirme ve ulaşılan kanaat muhafaza edilmekte olup, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı tarafın kök rapora itirazlarının incelenmesi neticesinde,
daha önce kök raporda ulaşılan kanaat ve sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum tespit
edilmemiş olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamı deliller, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... ile davalı gerçek kişi arasında 10/03/2020 tarihinde "İşbirliği Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşmeyle davalının davacı ... adına yerli veya yabancı müşteri olarak uzman olduğu alanlarda müşterilere İstanbul'da eğitim/konferans vermesinin öngörüldüğü, sözleşmenin 3.6 maddesinde sözleşme süresince davalının davacı şirketin bağlantılı olduğu sahalarda diğer başkaca işlerde faaliyet göstermemesinin şart koşulduğu, aksi halde 50.000,00 USD ceza-i şart bedelinin ödemesinin hüküm altına alındığı,
yine bu sözleşme maddesinde "...." ibaresi de şirketinin davalıya ait olduğunun kabul edilerek bu ibare altında da faaliyet göstermemesinin şart koşulduğu, sözleşme süresinin iki yıl olarak ön görüldüğü anlaşılmıştır. Gerek Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
D.iş dosyasında alınan gerekse mahkememiz dosyasında yapılan tespit ile alınan raporlara göre davalı gerçek kişinin sözleşme devam ederken sözleşmede kararlaştırılanın aksine aynı alanda ve "...." ibaresi altında faaliyette bulunarak sözleşmenin 3.6 maddesine aykırı hareket ettiği, bu haliyle davacı yararına rekabet nedeniyle ceza-i şart koşullarının gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı ...'nin ceza-i şart bedeline yönelik talebinin kabulü gerekmiştir.
Her ne kadar bu talep yönünden mahkememiz görevli değil ise de, talepler arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan uzmanlık mahkemesi statüsüyle yargılama birlikte yürütülerek bu talep yönünden dava tefrik edilmemiştir.
Davacıların marka haklarına tecavüze ilişkin talepleri yönünden yapılan değerlendirmede;
davacı ... adına .... kod
numaralı “....” markasının tescilli olduğu, marka tescil başvurusunun 12/03/2021 tarihinde yapıldığı, davalı gerçek kişi tarafından ... unvanlı şirketin marka tescil başvurusundan önce ticaret sicil kayıtlarına göre 11/02/2021 tarihinde kurulduğu, davacı ... Ltd.Şti. önceki unvanının ... Dış Tic. Limited Şirketi iken 13/01/2021 tarihinde davalı gerçek kişi ... tarafından paylarının ....'a devredildiği, devirden sonra 27/05/2021 tarihinde şirket unvanının değiştirilerek ... şeklinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Gerek davalı tarafça dosyaya sunulan görseller ve yurt dışı tescillerine göre davalı ... davacı ... adına ... kod
numaralı “...” markası tescil başvuru tarihinden önceki sahibi olduğu gibi, özellikle bu hususun taraflar arasındaki sözleşmenin 3.6 maddesinde bu ibare üzerinde davalı ... hak sahibi olduğunun davacı tarafça da kabul edildiği anlaşılmakla, davacı tescilinin kötü niyetli olması ve davalının gerçek hak sahibi olması karşısında davacıların marka haklarına tecavüz ve buna bağlı olarak haksız rekabet ile tazminata ilişkin talepleri yönünden davanın reddi gerekmiştir.
Davacıların davalı şirketin unvanının terkinine ilişkin talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafça marka tescil başvurusu 12/03/2021 tarihinde yapıldığı gibi, davalı gerçek kişi tarafından ... unvanlı şirketin marka tescil başvurusundan önce ticaret sicil kayıtlarına göre 11/02/2021 tarihinde kurulduğu, davacı ... Ltd.Şti. önceki unvanının ... Dış Tic.
Limited Şirketi iken 13/01/2021 tarihinde davalı gerçek kişi ... tarafından paylarının ....'a devredildiği, devirden sonra 27/05/2021 tarihinde şirket unvanının değiştirilerek ... şeklinde tescil edildiği anlaşılmakla, davalı ticaret unvanı tescilinin davacılardan önce olduğu gibi, davacı ...'nin önceki unvanı ... Dış Tic. Limited Şirketi olmakla, ticaret unvanları arasında iltibas söz konusu olmadığından, bu talep yönünden de davanın reddi gerekmiştir.
Davacı ... ile, davalı ... arasındaki sözleşmede davalının bu ibareleri kullanmaması kararlaştırılmış ise de, sözleşme süre itibariyle sona erdiği gibi, sözleşmeye aykırılığın yaptırımı tazminat olarak öngörüldüğünden sözleşme aykırılık nedeniyle de unvan terkini koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/231, K. 2023/63, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama