KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2021
- Esas no
- 2020/908 Esas
- Karar no
- 2021/1172
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/12/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/01/2022
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının 22 yıldır dost ve komşu olduklarını, aralarındaki samimiyete istinaden müvekkilinin, davalıya 08/12/2017 tanzim tarihli, vade tarihi ve bedel hanesi boş olan (borç miktarı ve vadesi belirli olmayan) bir bono imzalayarak vermiş olduğunu ve karşılığında da davalıdan peyder pey borç para almış olduğunu, müvekkilinin zaman içerisinde aldığı borçların birikmesi ve ödeyememesi üzerine,
tarafların 18/04/2019 tarihinde bir araya gelerek bir protokol imzalamış olduklarını, bu protokole göre, müvekkili ...'ün davalı ...'a olan borcuna istinaden, dava dışı ... tarafından tanzim edilen ve protokolde sıralanan 9 adet bononun davalıya teslim edilmiş olduğunu ve böylece müvekkilinin davalıya olan borçlarının sona ermiş olduğunu, dava dışı ... tarafından davalı lehine tanzim edilen bu bonoların davalıya verilmesi ile davacının davalıya borcunun kalmamış olduğunu, davalıya karşı borçlu hale gelen kişinin, dava dışı ... olduğunu, böylece davacının davalıya olan borçlarının, protokolde sıralanan bonolarla tecdit,
temdit ve imhal edilmiş olduğunu, zira aksi yazılı olmadıkça bononun bir ödeme aracı olduğunu, nitekim taraflarca imzalanan söz konusu protokolde de açıkça "Verilen bu senetlere istinaden ...'ün ... ile arasında herhangi bir alacak-verecek borç ilişkisi kalmamıştır." yazdığını, anılan protokolde sıralanan tüm bonolar, vadeleri geldikçe dava dışı ... tarafından davalıya banka kanalıyla ödenmiş ve kapatılmış olduğunu, böylece davalının, dava dışı ...'den de hiçbir alacağı kalmamış olduğunu, buna rağmen davalı tarafın,
08/12/2017 tanzim tarihli senedin vade ve bedel hanelerini doldurarak müvekkili aleyhine 07/07/2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatmış olduğunu, davalı tarafın, anılan senedin vadesine 31/03/2020 tarihini yazmış, bedelini ise 120 bin TL olarak doldurmuş olduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyasıyla başlatılan bu takibin tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine konu bononun tanzim tarihinin 08/12/2017 olduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisini sona erdiren protokolün ise 18/04/2019 tarihli olduğunu beyanla; öncelikle Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibinin durdurulması yönünde (takdiren teminatsız olarak) İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesine, davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı icra takibine konu 08/12/2017 tanzim tarihli 31/03/2020 vadeli 120.000,00 TL bedelli bonodan ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile anılan bononun ve icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı/borçlunun dilekçesinde de ikrar ettiği şekilde müvekkilinden birçok kez borç almış olduğunu, davacının, dava dışı ...'den alacağı olduğunu, müvekkiline olan borcundan bu miktara isabet eden kısmını ...'nin tanzim edeceği ve kendisinin de cirolayacağı senetlerle ödenmesini teklif etmiş olduğunu, halihazırda uzun süredir alacağına kavuşamayan müvekkilinin en azından alacağının bir kısmına kavuşacağını düşünerek teklifi kabul etmiş olduğunu, davacının isteği üzerine taraflar 18.04.2019 tarihli protokol ile tahdidi olarak sayılan,
vade tarihleri ve bedelleri bildirilen 9 adet senetle sınırlı olmak üzere ve senetlerin ödenmesi halinde aralarında borç ilişkisi kalmayacağının kararlaştırmış ve protokolü imza altına almış olduklarını, düzenlenen protokolün davacıyı tüm borçlarına ilişkin ibra eder nitelikte olmadığını, protokol metni okunduğunda bu hususun şüphe gerektirmeyecek şekilde açıkça anlaşılmakta olduğunu, nitekim düzenlenen protokolde takibe konu 08.12.2017 tanzim tarihli senedin iadesi karşılığında borç ilişkisinin ortadan kalkacağına dair bir kayıt düşülmemiş olduğunu,
ancak davacının müvekkilini yanıltarak ona olan tüm borcundan kurtulmak amacıyla protokolü düzenlemiş ve kullanmaya çalışmakta olduğunu, davacı/borçlunun 08.12.2017 düzenleme 31.03.2020 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senede ilişkin herhangi bir ödeme yapmamış senedin Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe konulmuş olduğunu, davacının Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi ...
Esas sayılı dosyası ile takibin durdurulması talebi ile imzaya ve borca itiraz etmiş ancak davanın reddedilmiş olduğunu, borçlu olmadığının ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, dava değeri itibariyle senetle ispat sınırının üzerinde olduğunu, senetle ispat zorunluluğunda yasal sınırın 4.880 TL olup dava değeri bu sınırın üzerinde kaldığı için davacının davasını senetle ispatlaması gerektiğini, buna rağmen dava dilekçesinde herhangi bir senet niteliğinde delilden bahsedilmemiş olduğunu, her ne kadar davacı tanık deliline dayanacağını belirtmişse de huzurdaki davada iddiaların tanık delili ile ispatının mümkün olmadığını beyanla;
davanın reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davalı takip alacaklısı tarafından davacı takip borçlusu aleyhine 120.000,00 TL bono, 218,26 TL protesto masrafı, 4.384,93 TL işlemiş faiz, 755,00 TL ihtiyati haciz vek. Ücreti olmak üzere toplam 125.358,19 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşıldı.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olup, davacının talebi takibe konulan senet nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve icra takibinin iptaline ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile aralarında düzenlenmiş olan 18/04/2019 tarihli protokole dayanmaktadır. Takibe konu senedin incelenmesinde düzenlenme tarihinin 08/12/2017 olduğu, vadesinin 31.03.2020 olduğu ve senet üzerinde nakten ibaresinin yer aldığı görülmüştür.
Davacının işbu davasına dayanak olarak gösterdiği protokolün incelenmesinde ise, açıkça takibe konu senede atıf yapılmadığı, takibe konu borç sebebi ile davacının borcunun sona ereceğine dair kaydın yer almadığı görülmüştür. Protokolde taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin kalmayacağı belirtilmiş ise de bu ibare senede karşı senetle ispat zorunluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
Protokolün davacının, takibe konu senetten dolayı olan borcunu sona erdireceği kabul edilse dahi, davacının belirtilen mahiyette bir sözleşme yapmasına rağmen senedi teslim almaması kötü ödeme niteliğinde olup davacının söz konusu borçtan doğan sorumluluğunu sona erdirmeyecektir. Açıklanan bu nedenler açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/908, K. 2021/1172, 14 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama