KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/1087 Esas
- Karar no
- 2024/634
- Dava
- Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
- Dava tarihi
- 22/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/06/2024
Karar Metni
1.400 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili ve dava dışı ... tarafından %50’şer oranda eşit sermaye paylarına sahip olmak üzere 14.09.1988 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, müvekkilinin sermaye payının kanuni zorunluluk gereği %25’ini (18.750.000 TL) nakden kuruluştan önce, %75’ine tekabül eden 56.250.000-TL’sini ise aynı yıl 25.12.1988 tarihinde yine nakden şirkete diğer ortak ... ile birlikte ödediğini,
sermayenin taahhüt halinde kalan kısmı ile birlikte tamamının 25.12.1988 tarihinde ödendiğinin ve ortakların sermaye taahhüt borcunun bulunmadığının yasal defterlere dayalı olarak düzenlenen raporla tespit edildiğini, anılan raporun şirketin diğer ortağı ve temsile yetkili müdürü olan ... tarafından hazırlatılıp ilgili makamlara sunulduğunu, müvekkilinin şirketle herhangi bir ortaklık ilişkisi olmadığını, yönetim ve temsil yetkisi de bulunmadığını, rapor ve raporda yer verilen tespitlerin tamamen objektif gerçeği yansıttığını,
müvekkilinin şirket kuruluşundan itibaren yaklaşık 4 yıl 40 gün geçtikten sonra bir takım ticari gereklerle şirketteki paylarını mevcut ortaklardan ... ve ...’in eşi ....’e 04.02.1993 tarihinde satış yoluyla devrederek ayrıldığını, söz konusu hisse devrine ilişkin sözleşmenin noterde yapıldığını, genel kurulda oybirliği ile kabul edilerek karar defterine yazıldığını, usulünce ilan edildiğini,
müvekkilinin hisselerini devredip şirketle tüm bağlarını kopardığı 04.02.1993 tarihinden 13.06.2016 tarihine kadar davalı şirketin tüm hisseleri/ortaklık statüsü ... ve .... üzerinde olup söz konusu 23 yıllık sürede davalı şirketin tek müdür ve temsil yetkilisi sıfatıyla ... tarafından idare ve temsil olunduğunu, 13.05.2016 tarihinden itibaren yeni ticaret unvanı ile faaliyetine devam eden davalı ...'nin anılan tarihten itibaren tek ortak ve tek müdür sıfatıyla ... tarafından yönetildiğini, müvekkilinin yaklaşık 30 yıldan beri böyle bir şirketin varlığından, ortaklarının ve yöneticisi/yöneticilerinin kimler olduğundan haberdar olmadığını,
Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesince ....
E. sayılı dosya kapsamında sanık sıfatıyla kendisine gönderilen tebligatın araştırılması sonucu haberdar olduğunu, ceza davası vesilesi ile gerek önceki müdür ... gerekse şimdiki müdür ....’in görevlerini yerine getirmedikleri için ayrıca Ticaret Sicil Müdürlüğü yetkililerinin TTK m. 32 ve m. 33 gereği özensiz davranmak suretiyle gerek re’sen gerekse davet üzerine terkin/tescil işlemini gerçekleştirme görev ve yetkileri olmasına rağmen yerine getirmediklerini, müvekkilinin 04.02.1993-13.05.2016 tarihleri arasında sicil kayıtlarında şirket müdürü olarak göründüğünü belirterek müvekkili ...’ın davalı şirketteki müdürlük görevinin bulunmadığı,
şirketi münferiden temsil ve ilzam yetki ve görevinin ise hisse devri dolayısıyla ortaklık sıfatının sona ermesi ile birlikte ve her halukarda 09.02.1993 tarihi itibariyle fiilen ve hukuken sona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı ... Müdürlüğü vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkili müdürlük yönünden öncelikle usûlden (dava şartı yokluğundan ve/veya davacının ilgili sıfatını haiz olmaması nedeniyle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı ...'ne dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, davacı ... davalı şirkette müdürlük görevinin bulunmadığı, davalı şirkette hisse devri nedeniyle ortaklığının sona ermesinin ardından şirketi temsil ve ilzam görevinin de sona erdiği, bu yöndeki taleplerinin şirket yöneticilerinin ihmali ile şirket kayıtlarına ve şirket kayıtlarına işlenmediği ve sicile tescil ettirilmediği iddiası ile davacı tarafın davalı şirkette ortaklık sıfatının sona erdiği, 09/02/1993 tarihi itibariyle her türlü görevinin sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
-Mahkememizce ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş ve taraf delilleri toplanmıştır.
-Davalı şirketin tescil kayıtlarının incelenmesinde;
Dava konusu ... (Eski Ticaret Unvanı: ... Sanayi Ve Ticaret Pazarlama Limited Şirketi)'nde davacı ile dava dışı ...'in eşit sermaye payları ile 14/09/1988 tarihinde tescil yoluyla şirketi kurdukları, bu hususun 19/09/1988 tarihli ticaret sicik gazetesinde ilan edildiği,
Şirketin kuruluş aşamasında sözleşme ile davacı ile dava dışı ortak ...'in münferiden imza ve temsil yetkisini aldığı,
Davacı tarafın şirketin kuruluşundan 4 yıl 40 gün sonra şirket ortaklığındaki paylarını dava dışı ... ile eşi ....'e 04/02/1993 tarihinde devrettiği, bu hususta 09/02/1993 tarihli noter huzurunda pay devir sözleşmesinin yapıldığı, yine bu pay devrinin 09/02/1993 tarihinde tescil edildiği ve 15/02/... tarihinde ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği görülmektedir.
-Davacı tarafın yukarıdaki hususlar kapsamında iddiası iş bu pay devri ile birlikte istifa dilekçesini diğer ortak ...'e teslim ettiği ancak şirket ortağının tescil ve ilan yükümlülüğünün yerine getirmediği hususuna dayanmaktadır.
-TTK'nın 623. Maddesinde; "Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir." düzenlenmesi bulunmaktadır. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir.
-Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/13645 Esas-2017/1451 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifanın, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracak olmasına ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevinin son bulacak olmasına, görev son bulmadan sicile tescil edilemeyecek olmasına, dış ilişkide ise istifanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğurmasına (TTK 37. madde) şirketi temsile yetkili olan kişileri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmekle yükümlü olan yönetimin (müdür veya müdürler) istifa nedeniyle temsil yetkisi kalkan müdürün istifasını da sicile bildirmekle yükümlüdür.
-Mahkememizce davacı davacı ... davalı şirketteki görev ve sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin taleplerinin ihbar edildiğine veya bu hususta bildirimde bulunulduğuna ilişkin varsa bilgi ve belgeleri ibraz etmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süre istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde bu hususta yeniden delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, kesin süre içerisinde sunulan beyan dilekçesi ve eklerinde ticaret sicil gazetesi kayıtlarına yer verildiği görülmüştür.
-Buna göre her ne kadar davacı tarafça pay devri ile birlikte müdürlük görevinden istifa dilekçesini şirkete / diğer ortağa teslim edildiği ancak tescil işlemlerinin ihmalen yerine getirilmediği iddia edilmiş ise de dava konusu şirketteki müdürlük görevinden istifa ettiğine dair istifa ihtar ve ihbarının davalı şirkete ve diğer ortaklara gönderildiği ve tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmemiştir. Bu kapsamda davacı tarafın bu yöndeki iddiaları kanuni yükümlülükler kapsamında ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Ve fakat dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; 23/12/.... tarihli ticaret sicil gazetesinin 491 ve 492. Sayfalarında davalı şirkete ait ilanlarda şirketi temsilen ilan ve tescillerin dava dışı ... ve ... imza ve beyanı ile yapıldığı, davacı tarafın iş bu ilanda temsilci ve/veya müdür sıfatının yer almadığı görülmüştür.
-Bu kapsamda "çoğun içinde az da vardır" kuralı da nazara alınarak davacının 23/12/2005 tarihi itibariyle müdürlük görevinin bulunmadığı, talep doğrultusunda davacının bu tarih itibariyle müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitine karar verilebileceği anlaşılmakla davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
-Her ne kadar davacı tarafça Ticaret Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek iş bu dava ikame edilmiş ise de Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yalnızca tescil ve ilan işlemleri yönünden yetkili ve görevli olduğu, davalı şirket ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığının ve/veya yasal hasım sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1087, K. 2024/634, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama