İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/196 K.2025/969

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

Esas2023/196Karar2025/969Tarih17 Ekim 2025Okuma14 dk · 2.765 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
17 Ekim 2025
Esas no
2023/196 Esas
Karar no
2025/969
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/02/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
24/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.765 kelime·14 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile cari hesaptan kaynaklı alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına karar verdiğini, duran takibe devam edilebilmesi için davacı tarafından Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası ikame edildiğni ve dava sonucunda mahkemenin ''Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin devamına'' karar verdiğini, taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklı alacağını tahsil edemeyen davacının henüz tahsil edememiş olduğu alacağı sebebiyle uğramış olduğu munzam zarar dolayısıyla iş bu davayı açmadan önce Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...

Arabuluculuk Numaralı dosyası ile arabulucuya başvurduğu fakat yapılan görüşmelerde bir anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan alacağını tahsil edemeyen davacının aradan geçen zaman zarfında enflasyonun artışı, döviz kurlarındaki değişiklik, para değerinin düşmesi, alım gücünün azalması ve diğer sebeplerle zarara uğradığını, ayrıca davacının alacağını tahsil edememiş olması sebebiyle EURO cinsinden olan borcunu da ödeyemediğini, davacı ile davalı arasında devam eden İstanbul ...

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dosyasında da davacı müvekkil aleyhine karar verildiğini, ancak davalıdan alacağını tahsil edemeyen davacının, aleyhine karar verilen dosya ile ilgili ödeme yapamadığını, bu şekilde davacının somut olarak zarara uğramış olduğunun da açıkça ortada olduğunu, davalı taraftan cari hesaptan kaynaklanan alacağını tahsil edemeyen davacının tahsilat yapılamamış olması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava tarihine kadar uğramış olduğu 1.000-TL munzam zararın davalıdan tahsili için iş bu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile,

davalı taraftan cari hesaptan kaynaklanan alacağını tahsil edemeyen davacının tahsilat yapılamamış olması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava tarihine kadar uğramış olduğu 1.000-TL munzam zararın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ... müvekkilinden alacağının olmadığını, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına ilişkin ilamın taraflarınca istinaf edildiğini, dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının iddiasının tam aksine müvekkilinin davacı ... alacağının mevcut olduğunu, davacı ... da delillerinde yer verdiği İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ilamı taraflarınca Bakırköy ...

İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine konulduğunu, 2018 yılından beri devam eden icra alacaklarının halen tahsil edilmediğini, müvekkilinin yaklaşık 2.500.000 TL alacağını 8 yıldır alamamış olması karşısında davacının 400.000 TL alacağı için ne şekilde munzam zararının olduğunun merak konusu olduğunu, davacı ... iddia etmiş olduğu alacağının doğduğu tarihinde icra müdürlüğü veya icra mahkemesi nezdinde takas mahsup talebinde bulunarak müvekkile olan borcunun bir kısmından kurtulma imkanı varken bunun yerine işbu davayı açtığını, davacının borçlu olması karşında işbu davayı açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını,

tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle hukuki ve maddi dayanağı olmaman davanın reddini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyanın kesinleşmesinin beklenmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE

-Dava, davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde davalı takip alacaklısının kötü niyetle itiraz ettiği, alacağın tahsilini geciktirdiği, dava açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle temerrüt faiziyle karşılanmayan munzam-aşkın zararın bulunduğu ile davalı taraftan bu alacağın tahsil edilememesi nedeniyle davalı ile aralarındaki bir başka alacak-borç ilişkisinden kaynaklı borcunu ödeyemediği ve bu nedenle zarara uğradığı iddiasına dayanan munzam zarar istemine ilişkindir.

-Mahkememizce icra dosyası, Mahkememizin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.

-Somut olayda davacı tarafın iddiası; Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında alacağın tahsilini geciktiren davalının borcunu ödememesi nedeniyle munzam zararın doğduğu iddiasına dayanmaktadır.

-Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde: davacı tarafından davalıya karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile cari hesaptan kaynaklı alacak için icra takibi başlatılmış olduğu, takibe itiraz edilmesi nedeniyle davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edildiği, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve takibin devamına karar verildiği, stanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 10/10/2024 karar tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun reddedildiği ve kararın 10/10/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

-Davacı tarafın iddiaları yönünden munzam zararın geçmiş ve güncel içtihatlar doğrultusunda incelenmesi gerekmektedir.

-Munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrüdünün hukukî bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümüdür. Borçlu para borcunun vadesinde ödemediğinde (temerrüt) oluştuğunda sözleşme veya yasada belirlenen “gecikme faizi” ödeme yükümü altına girer. Bu durumda Türk Borçlar Kanunu 122. Maddesi uyarınca alacaklının mutlak ve tartışmasız bir zarara uğradığı kabul edilmektedir. O nedenle alacaklıya, uğradığı zararı ispat yükümü verilmeksizin, en önemlisi borçlunun kusuru olup olmadığı araştırılmaksızın yasa gereği kabul edilen zararı giderme hakkı tanınmıştır.

-Yasal düzenlemeler ve istikrar kazanmış Yargıtay uygulamasına göre munzam zararın varlığını alacaklının somut delillerle kanıtlamak zorunda olduğu kabul edilmiştir. Azınlıkta kalan bir kısım kararlarda ise aşırı fiyat artışları ile gerçekleşen enflasyon karşısında munzam zararın varlığının kanıtlanmış sayılacağı kabul edilmiştir.

-Munzam zarar sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayanır. Türk Borçlar Kanunu 122. Maddesi kusur karinesini benimsemiştir.

-Munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Farklı bir anlatımla, burada zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz ve tartışılmaz. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun varlığı asıldır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Alacaklı, borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olduğunu ispatla yükümlü değildir. Borçlu ancak, temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlama koşuluyla sorumluluktan kurtulabilir.

-Anayasa Mahkemesi'nin 21.12.2017 gün ve ... başvuru numaralı kararında; ".....Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para; çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla sahibine kazanç, kira, nema gibi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğurması yanında enflasyon etkisinde olan ekonomilerde değerini yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur.

Enflasyon ve buna bağlı olarak oluşan döviz kuru, mevduat faizi, Hazine bonosu ve devlet tahvili faiz oranlarının sabit yasal ve temerrüt faiz oranlarının çok üstünde gerçekleşmesi; borçlunun yararlanması, alacaklının ise zarara uğraması sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle borçlu borcunu süresinde ödememekte, yargı yoluna başvurulduğunda da yargı süresini uzatma gayreti göstermekte; böylece yargı mercilerindeki dava ve takipler çoğalmakta, yargıya güven azalmakta, kendiliğinden hak almak düşüncesi yaygınlaşarak kamu düzeni bozulmakta, kişi ve toplum güvenliği sarsılmaktadır (AYM, E.1997/34, K.1998/79, 15/12/1998).

Mülkiyet hakkı kapsamında alacağın geç ödenmesi durumunda arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanmak imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır (AYM, E.2008/58, K.2011/37, 10/2/2011).

Anayasa Mahkemesi; kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri. Akel Gıda San. ve Tic. A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015).

Anayasa Mahkemesi ayrıca, mahkemelerce hükmedilen tazminatın yargılamada geçen süre nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybettiğinin tespit edildiği bir başvuruda da ölçülülük yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Abdulhalim Bozboğa, B. No: 2013/6880, 23/3/2016).

Bunun yanında sosyal güvenlik ödemeleri kapsamında mahkeme kararıyla hükmedilen emekli ikramiyesinin değer kaybına uğratılarak ödenmesinin başvurucuya aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemesi nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlaline karar verilmiştir (Ferda Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621, 25/7/2017)." hususlarına yer verilmiştir.

-Anayasa Mahkemesi 21.12.2017 gün ve .... başvuru numaralı iş bu kararında mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği kabul edilmiş, yine bu tespite rağmen derece mahkemelerinin başvurucunun zarara uğradığını ayrıca ispatlaması gerektiği yönündeki katı yorumu nedeniyle somut olay bakımından kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu tespit edilmiştir.

-Yargıtay tarafından verilen kararlarda alacaklının alacağını zamanında alamaması nedeniyle kredi çekmek zorunda kalması, faizle borç para alması gibi nedenler somut zararın varlığına delil olarak kabul edilmiştir.

Fiyatların aşırı yükseldiği, döviz fiyatlarında öngörülmeyen değişikliklerin olduğu dönemlerde gerçekleşen enflasyona bağlı olarak alacaklının alacağını geç alması nedeniyle zarın gerçekleşeceği hayatın olağan akışında herkesçe bilinebilen bir olgu olmakla bu gibi durumlarda munzam zararın gerçekleştiği karine olarak kabul edilmelidir. Zira zarar sadece pasiflerdeki artma ile değil aktiflerdeki erime ile de gerçekleşir.

Ayrıca alacağını zamanında alsa idi bir aktiflere katılarak değerin korunacağı bir malvarlığı değerinin (ev, araba vs.), alacak elde edildiğinde alım gücünü aşan malvarlığına katılamayacak derecede fiyatının yükselmiş olması nedeniyle malvarlığına katılamayacak olması da malvarlığı değerindeki azalmaya işaret edecektir.

-Yine yukarıda belirtildiği üzere munzam zarar bakımından davacı alacaklının, borçlunun temerrüde düşmekte olduğunu ispat külfeti bulunmamaktadır. Takip borçlusu tarafından yasal hakların bir sonucu olarak dava açılmış, ilgili davalarda borçlunun iddiaları tartışılmış, yapılan yargılamalar sonucunda borçlunun boca ilişkin itiraz ve iddialarının yerinde olmadığı yargı makamları tarafından tespit edilmiştir.

Borçlunun yasal olan itiraz ve dava haklarını kullanma hakkı mevcut ise de bu iddiaların neticeten haksız olduğunun anlaşılması halinde munzam zarar yönünden alacaklının kusurun varlığını ispat külfeti bulunmadığından, munzam zararın varlığının kabul edilmesi hakkaniyete uygun olacaktır.

Zira bunun aksinin kabulü halinde takip borçlusu yargı yoluna başvurduğunda yargı süresini uzatma gayreti gösterecek, yargı mercilerindeki dava ve takipler çoğalacak, yargıya güven azalacak, kendiliğinden hak almak düşüncesi yaygınlaşarak kamu düzeni bozulacak, kişi ve toplum güvenliği sarsılacak, alacaklılar tarafından alacağa kavuşulacağına dair inanç ortadan kalkacaktır.

-Bu kapsamda somut olayda davacı tarafın alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, işbu icra takibine yasal itiraz haklarının kullanılarak davalı tarafça takibin durdurulduğu, akabinde yapılan yargılama sonunda davacının icra takibini başlatmasının haklı sebebe dayandığı, takip tarihi itibariyle davacının davalı ... alacaklı olduğu kesinleşmiş ilam ile sabit hale gelmiştir.

-Bu doğrultuda Mahkememizce dava konusu icra takip tarihi olan 29/01/2018 tarihi ile iş bu davanın açılış tarihi olan 28/02/2023 tarihleri arasında, dosyada mevcut icra kapak hesapları da nazara alınarak takipte kesinleşen 222.890,58 TL ile dava tarihi olan 28/02/2023 tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 105.208,01 TL nazara alınarak;

dava konusu asıl alacak yönünden 29/01/2018 tarihinden 28/02/2023 tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verileri ( Tefe-Tüfe-Üfe ), banka vadeli mevzuat faiz oranları (Merkez Bankası verileri ), döviz kurlarındaki değişiklikler, devlet tahvil faiz oranları, asgari ücret ve diğer yatırım araçlarının getiri bilgileri ile birlikte dava konusu alacağın bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihlerinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktarın hesaplanması,

belirlenen bu miktar ile yukarıda yer verilen dava tarihine kadar işlemiş faizin karşılaştırılması amacıyla hesap alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 08/03/2025 tarihli raporda özetle. Yargıtayın denkleştirici adalet ilkesi gereğince 5 farklı kritere göre hesaplanarak

bunların daha sonra ortalamalarının alınmak suretiyle, paranın o günkü değerini

güncellemeyi önerdiğini, buna göre ekonominin genel seyri bakımından genellikle

tercih edilen, TÜFE,Yİ-ÜFE,Çeyrek Ata Lira, USD ve EURO kriterlerine göre söz

konusu tarihlerdeki değerleme ve kurlar bazında(TCMB EVDS(Elektronik veri dağıtım

sistemi) kullanılarak) ayrıntılı hesaplama yapıldığını, 29/01/2018 tarihinden 28/02/2023 tarihine kadar geçen süredeki

faizinin ise 105.208,01 TL olduğu göz önüne alındığında, paranın reel

değerinin işbu yasal faiz tutarının 10 katından daha fazla gerçekleştiği, 29/01/2018 tarihinden 28/02/2023 tarihine kadar geçen sürede,

222.890,58 TL asıl alacak tutarının dava tarihi olan 28.02.2023'te 1.180.726,85 TL değerine eşit olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Mahkememiz dosyası dosyanın daha önce rapor veren bilirkişiye tevdi edilerek hesaplamanın daha önce Mahkememiz tarafından belirtildiği şekilde "enflasyon verileri ( Tefe-Tüfe-Üfe ), banka vadeli mevzuat faiz oranları (Merkez Bankası verileri ), döviz kurlarındaki değişiklikler, devlet tahvil faiz oranları, asgari ücret ve diğer yatırım araçlarının getiri bilgileri" dikkate alınarak yapılması ve davalı tarafın hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 04/05/2025 tarihli ek raporda özetle.

Kök raporda enflasyon verileri olarak TÜFE, Yİ-ÜFE verileri kullanılmış bu veriler de zaten direkt enflasyon etkilerini ölçen veriler olduğu, dolayısıyla mahkemeden istenen verilerle aynı minvalde olduğu, döviz kurundaki değişiklikler için, Euro ve Dolar kurları esas alınmış bunda da istenen dışında bir hesaplama yapılmadığı, diğer bir yatırım verisi olarak altın kullanılmış olup,zaten tüm reel değer hesaplamalarında kullanılması gereken bir veri olduğu,

dolayısıyla kök raporda kullanılan verilerin, Sayın Mahkeme tarafından reel değer hesaplamasında kullanılmış olup, neredeyse tüm buna benzer dosyalarda bu verileri esas alarak güncel değer hesabı yapıldığı, denkleştirici adalet ilkesi gereğince, 5 farklı metod ile hesaplama yapılması önerilmekte, bu farklı metodların hangileri olacağı konusunda ise kısıtlama getirmediği, zaten bu 5 kriterin ortalaması alındığından çok da önemi olmadığı, 5 kriterin ortalaması alındığında, reel değer kök rapordakine benzer biçimde sadece kamu bankalarınca uygulanan mevduat faizi yöntemi eklendiğinde.

1.037.711,21 TL olarak hesaplandığı, kök rapordaki farklı 5 kriterle de 1.180.726,85 TL hesaplandığı, her iki hesaplama da kullanılabilir ve uygun olduğu, hatta bu kriterlerden herhangi birinin tercih edileceğini, sonuç itibariyle, iki tarih arasındaki güncel değerler olduğunu, davalı tarafın itirazları reel değerin fahiş hesaplandığı üzerinde yoğunlaştığını, oysaki bu hesaplamaların tamamen bilimsel ve teknik değerlendirmeler neticesinde ve TCMB verileri kullanılarak elde edilen değerler olduğunu, bu süreçte enflasyonun ne kadar arttığının bilimsel olarak zaten bilindiğini,

yine de farklılık olmayacağını göstermek bakımından kamu bankalarınca uygulanan mevduat faizi yöntemi de eklendiğinde sonuçta bir değişiklik olmadığının görüleceğini, bu süreçte paranın reel değeri söz konusu değere eşit olduğunu, 29/01/2018 tarihinden 28/02/2023 tarihine kadar geçen sürede, 222.890,58 TL asıl alacak tutarının dava tarihi olan 28.02.2023'de 1.037.711,21 TL TL değerine eşit olduğunu, yapılan hesaplamanın TCMB verileri ve bilimsel kriterler değerlendirilerek enflasyon verileri(TÜFE, ALTIN, EURO, USD, Kamu bankalarınca uygulanan mevduat faizi) verileri ile hesaplandığını bildirdiği görülmüştür.

-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.

-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

-Yukarıda yer verilen açıklamalar ve alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davalı tarafından işbu takibe itiraz edildiği, yapılan yargılama sonunda davacının icra takibinin geçerli ve haklı sebebe dayandığının Mahkeme ilamı ile kesinleştiği, yine raporda yer verilen veriler nazara alındığında işbu dava tarihine kadar kesinleşmiş icra dosyasında işleyecek faiz miktarının 105.208,01 TL olduğu ancak TCMB verileri ve bilimsel kriterler değerlendirilerek enflasyon verileri(TÜFE, ALTIN, EURO, USD, Kamu bankalarınca uygulanan mevduat faizi) verileri ile yapılan hesaplamada takip tarihindeki alacağın karşılığının Mahkememizce belirlenen kriterler nazara alındığında 1.037.711,21 TL'ye karşılık geldiği görülmektedir.

-Buna göre yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı ile enflasyon ve buna bağlı olarak oluşan döviz kuru, mevduat faizi, Hazine bonosu ve devlet tahvili faiz oranlarının sabit yasal ve temerrüt faiz oranlarının çok üstünde gerçekleşmesi nazara alındığında davacı alacaklının yasal faizi aşan miktarda zarara uğradığı tartışmasız şekilde sabittir.

-Bu haliyle davacının tahsil edemediği alacağı yönünden pasif mal varlığında azalma meydana geldiği, yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı ve güncel içtihatlar nazara alındığında paranın değer kaybının tek başına munzam zararın varlığına karine teşkil etmesi gerektiği, davacının alacağından değer kaybının sabit yasal ve temerrüt faiz oranlarının çok üstünde gerçekleştiği, davalının alacağı geciktirmesinde haklı sebep bulunmadığının mahkeme ilamı ile sabit hale geldiği görülmektedir. Tüm bu hususlar nazara alındığında davacının Türk Borçlar Kanunu 122. Maddesi uyarınca munzam zararının oluştuğu, davalı tarafça işbu karinenin aksini ispatlar bir delilin dosyaya ibraz edilmediği Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Yine madde metninden anlaşılacağı üzere munzam zarar temerrüt faizini aşan zarar miktarına ilişkindir. Bu nedenle davacının takipte kesinleşen miktar üzerinden işbu dava tarihine kadar işleyecek faiz oranı alınan raporda belirtildiği üzere 105.208,01 TL olup, iş bu miktarın hesaplanan 1.037.711,21 TL'den düşülmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda davacı tarafın munzam zarar alacağının dava tarihi itibariyle 932.503,20 TL olduğu kabul edilmiş, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Sabit olan 932.503,20 TL munzam zarar alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 63.699,29-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan 17.884,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 45.814,39- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 17.884,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 179,90 TL başvurma harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 227,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 7.572,90-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%89,86) göre hesap edilen 6.805,12-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 142.550,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%89,86) göre hesap edilen 2.803,68-TL'sinin davalıdan, 316,32-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,

Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/196, K. 2025/969, 17 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. Kanıtlar Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/196
Karar No
2025/969
Tarih
17 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/201 K.2025/695
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/207 K.2025/1045
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/208 K.2025/908
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/209 K.2025/715
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/209 K.2025/1732
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/210 K.2025/662

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.