KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas no
- 2023/925
- Karar no
- 2024/373
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 27/09/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 18/04/2024
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin % 25 ortağı olduğunu, şirketin % 75 ortağı ve yetkilisinin .... olduğunu, davalı şirketin faaliyetleri ile ilgili olarak bilgi sahibi olmadığını, faaliyetlerinin devam edip etmediğini, defter ve belgelerin nerede olduğunu bilmediğini, haricen yaptığı araştırmada sicilde kayıtlı adreste hiç faaliyet göstermediğini tespit ettiğini, şirketin genel kurulunun toplanmadığını, kamu borçlarını ödemek zorunda kaldığını belirterek şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, olmadığı taktirde şirketin feshini talep etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı fakat davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava TTK 636/3 gereğince limited şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı taktirde ortaklıktan çıkma istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın limited şirketin fesih ve tasfiyesini gerektirir haklı sebep olgusunun bulunup bulunmadığı, haklı sebep bulunmakta ise istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına, duruma uygun başka bir çözüme hükmedilip hükmedilmeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konularına ilişkin olarak bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ... ve Ticaret Hukukçusu Prof. Dr. ...'nın 18/02/2024 tarihli raporunda özetle.
Davalı şirketin ticaret sicili kayıtlarında yer alan adresinde olmadığını, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarına göre 31.10.2017 tarihi itibariyle re'sen terk işlemi uygulanmak suretiyle mükellefiyetinin kapatıldığını, İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan tahkikata şirketin ticari adresinde olmadığının tespit edildiğini, TTK m.636/3 kapsamında davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebeplerin mevcut olduğunu, davalı şirketin gayrıfaal olması karşısında fesih ve tasfiye dışında alternatif bir çözümün huzurdaki dava bakımından uygun olmayacağını,
bu bağlamda örneğin davacı ortağın (paylarının gerçek değeri ödenmek suretiyle) TTK m. 636/3 uyarınca şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin ya da davalı şirketin feshi dışında bir diğer alternatif çözümün gerçekçi olmayacağını, bu sebeple davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin TTK m. 636/3 kapsamında duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm olacağını bildirmişlerdir.
TTK'nun 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 636.maddesinde nelerin haklı sebep sayılacağı gösterilmemiştir.
Şahıs şirketlerinde olduğu gibi limited şirketlerde de ortakların aynı amacı gerçekleştirmek üzere müşterek gayret ve birbirlerine karşı güven ilişkisi içerisinde olmaları şirketin devamı için zorunludur. Şirketlerde bu unsurların zedelenmesi, şirketin devamını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getirebilir.
Şirketin feshini gerektiren haklı sebebin, somut olması gerekmekte olup gelecekte meydana gelmesi mümkün uyuşmazlıklar veya zarar endişesi gibi nedenlerle şirketin feshi talep edilemez. Haklı sebebin ekonomik sebep olması şart olmayıp, malvarlıksal olmayan pay sahipliği haklarının ihlali de haklı sebep oluşturabilir.
Somut olayda, davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı adresinde bulunmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarına göre 31/10/2017 tarihi itibariyle resen terk işlemi uygulanmak suretiyle mükellefiyetinin kapatıldığı, yapılan tahkikatta şirketin adresinde faaliyet göstermediğinin tespit edildiği, alternatif bir çözümün işbu dava bakımından uygun olmayacağı ve fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm olacağı anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/925, K. 2024/373, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama